Vatan ve Hürriyet Partisi
Vatan ve Hürriyet Partisi

POPÜLER HABERLER

  • Basın Açıklaması

    Vatan ve Hürriyet Partisi ile  Polis emeklileri Hak arama portalları ve polis ...

VİDEO

TÜMÜ
  • Kuruluş Felsefemiz
Kuruluş Felsefemiz
Parti Programı
Parti Programı

1- GİRİŞ

2- ADALET VE HUKUK POLİTİKALARI

3- TEMEL HAKLAR VE SİYASET

3-1 – TEMEL HAK VE ÖZGÜRLÜKLER

3-2 – SİYASET

3-3 – SİVİL TOPLUM

3-4 – DOĞU VE GÜNEYDOĞU SORUNU

3-5 – HÜR KATILIMCI DEMOKRASİ

3-6 – HUKUK HİZMETLERİ, CEZA VE HUKUK İŞLERİ

3-7 – CEZA VE TEVKİF EVLERİ

3-8 – BAĞIMSIZ MAHKEMELER

3-9 – YENİ ANAYASA

3-10 – SİYASİ PARTİLER KANUNU VE SEÇİM SİSTEMİ

4- EKONOMİ

4-1 – SINAİ MÜLKİYETE KORUMA

4-2 – KAMU MALİYESİ VE ÖZELLEŞTİRME

4-3 – ENERJİ VE MADENCİLİK

4-4 – TARIM ORMAN VE HAYVANCILIK POLİTİKALARI (KOPERATİFLEŞME)

4-5 – SANAYİ VE TEKNOLOJİ

4-6 – YERALTI VE YERÜSTÜ ZENGİNLİKLER SU POLİTİKALARI

4-7 – ULAŞTIRMA VE ALTYAPI

4-8 – TÜKETİCİ HAKLARININ KORUNMASI

4-9 – TİCARET POLİTİKASI

4-10 – TURİZM VE SAĞLIK TURİZMİ

4-11- DIŞ TİCARET

4-12 – ESNAF SANATKAR VE KOBİLER

4-13 – PARA POLİTİKASI

5 – KAMU YÖNETİMİ

6 – MÜLTECİ VE GÖÇ POLİTİKALARI

7 – İÇ GÜVENLİK POLİTİKALARI

8 –  MİLLİ SAVUNMA, DIŞ POLİTİKA VE GÜVENLİK

9 – ÇEVRE, DOĞAL HAYATI KORUMA POLİTİKALARI VE AFET

9-1 – ÇEVRE VE DOĞAL HAYATI KORUMA

9-2 – YABANCILARA TOPRAK VE KONUT SATIŞI

9-3 – AFET YÖNETİMİ

10 – DİN POLİTİKALARI

11 – SOSYAL POLİTİKALAR

11-1 – EĞİTİM

11-2 – SAĞLIK

11-3 – AİLE, KADIN, YAŞLILAR VE ENGELLİ BİREYLER

11-4 – ÇOCUK HAKLARI

11-5 – GENÇLİK VE SPOR POLİTİKALARI

11-6 – MALÜL GAZİLER, DUL VE YETİMLER

11-7 – KÜLTÜR VE SANAT

11-8 – SOSYAL GÜVENLİK  

11-9 – ÇALIŞMA HAYATI VE SENDİKALAR

11-10 – TRAFİK

11-11 – HİZMET SEKTÖRÜNE YÖNELİK POLİTİKALAR

11-12 – ŞANS OYUNLARI

11-13 – İSRAFLA MÜCADELE

11-14 – MOBBİNGLE MÜCADELE VE DEVLET MEMURLARI İSTİHDAMI


Dünyada hür vatan, vatanda hür bireyler için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Yaşam, insan ve mutluluk için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Hür gençlik için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Emeğin karşılığını almak için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Adalet ve eşitlik için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Gerçek demokrasi için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Milli Türkiye için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla gerçek mücadele için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Müreffeh bir Türkiye için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Milletin asıl vekilliğin geçici temsil olacağı bir gelecek için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Tarımda, sanayide ve teknolojide üretim seferberliği için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Huzurlu ve güvenli bir toplum için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Gençlerin iş kaygısı, gelecek kaygısının olmadığı mutlu yarınlar için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Hukukun üstünlüğü için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Halk için, Hak için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Vatanın bekası, ülkemizin geleceği için Vatan ve Hürriyet Partisi.

Halk siyaset için değil, siyaset halk için olacaktır.

Vatan ülküsünde Hürriyet meşalesini sonsuza kadar yakacağız.

Yaşasın Vatan Yaşasın Hürriyet, Yaşasın Devlet Yaşasın Millet

Halkımıza dokundurmak için değil, halkımıza dokunmak için var olacağız.

Milletimiz için adaleti, özgürlüğü, eşitliği hissettirmek ve yaşatmak için geliyoruz.

Ülkemizin birliğini, beraberliğini, bütünlüğünü hoşgörüyle sağlayacağız.

İnsan haklarında özgürlük eşitlik ve adaleti sağlayacağız.

1.GİRİŞ

Dünyada hür vatan, vatanda hür bireyler için Vatan ve Hürriyet Partisi.

 Vatan ve Hürriyet Partisi, mazimizden bir türlü ders almayan siyasi partilerin, toplumu bütün fertleriyle ayrıştırıp, ötekileştirip ve hatta kutuplaştırıp, kamplaştırdığı bir dönemde; insanı, insan olarak kabul eden, sadece insani vasıflara değer veren, insan odaklı bir yönetim anlayışını benimseyen düşünce yapısıyla, din, dil, ırk, cinsiyet, etnik, mezhepsel ayrım ve siyasi düşünce ayrımı yapmadan toplumun bütün fertlerini eşit görerek, adalet ve eşitlik anlayışıyla, siyasete gerçek anlamda yeni bir soluk getirecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, birlik ve beraberliği sağlayarak, coğrafya ve kader birliği yapmış olduğumuz milletimizle, müreffeh bir seviyeye ulaşmak ve refah seviyesini yükselterek, adil ve eşit bir yaşam oluşturmak için; ülkemizin zenginliklerinin belirli kesimlere aktarılmasının önüne geçerek, ülkemizin zenginlikleri halkımızın refahı için kullanılacaktır. Vatandaşlarımız arasında hiçbir şekilde ayrımcılığı ve dışlamayı kabul etmeyen eşitlikçi siyaset anlayışıyla, mutlu ve huzurlu bir toplum oluşturacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Ahlak, insanlarda bulunması gereken en önemli erdemdir. Ahlaklı bireyler yetiştirmek ülkelerin geleceğinin garanti altına alınması demektir. Partimiz ahlak düsturu ile toplumun tüm katmanlarında, faziletli iyi davranışları sergileyecek ve kötülüklerden kaçınacak bir toplumu hedef etmekte ve bu doğrultuda çaba gösterecektir.  En önemli erdem olan ahlakın erozyona uğraması, yozlaşması ülkelerin kalkınması, toplumların refaha ulaşması önündeki en büyük engeldir. Vatan ve Hürriyet Partisi öncelik olarak ülkede yeniden ahlak inşa etmeyi birinci hedef olarak kendisine ilke edinmiştir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, vatandaşlarımızın ne şehirlerinde ne de sokaklarında hatta evlerinde bile kendilerini güvende hissetmedikleri bir ortamda adaletten ve güvenlikten bahsedilemez. Suç işleyenlerin kaçıncı suçları olursa olsun, onları ıslah etmeden salıveren sistem, masum, işinde gücünde olan vatandaşlarımız için güven sorunu haline gelmiştir. Suç işleyenleri cesaretlendirici, suç işleme özgürlüğü sağlayan bu hukuk sistemini, suçların niteliğine göre cezaların caydırıcı ve ıslah edici olacak şekilde, ahlaki değerler üzerine inşa ederek, cezaevlerinin yapısının değiştirilerek, ıslah edici tedbirlere öncelik verilerek adalet sisteminde bulunan tüm aksaklıklar giderilerek,  suçlulara, suç işlemeyi alışkanlık haline getirmiş olanlara, suç işleme özgürlüğünü kısıtlayıcı ve caydırıcı katı tedbirleri alarak, vatandaşlarımızın güven ve huzur içinde yaşamalarını temin edecektir.  

Vatan ve Hürriyet Partisi, üstünlerin hukuku yerine hukukun üstünlüğünü ilke edinerek, kuvvetler ayrımının, devlet organları arasında üstünlük sıralaması anlamına gelmeyip, belli devlet yetki ve görevlerinin kullanılmasından ibaret ve bununla sınırlı medeni bir işbölümü ve işbirliği olduğu ve üstünlüğün ancak anayasa ve kanunlarda bulunduğunu ve bu doğrultuda, tam bağımsız ve tarafsız yargı ile hukukun ön planda olduğu, bütün bireylerin kanun önünde eşit olacağı ve eşit davranıldığı, başta yaşam hakkı olmak üzere, temel hak ve hürriyetlerin, ifade hürriyetini, basın hürriyetini, din ve vicdan hürriyetini, düşünce kanaat ve ifade hürriyetini, haberleşme hürriyetini, yerleşme ve seyahat hürriyetini, toplantı hak ve hürriyeti ile tüm hürriyetleri teminat altına alır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, siyasetin gelmiş olduğu noktada, siyasetin bir zenginleşme aracı olarak kullanıldığı bireyin siyaset için var olduğu düzenden, siyasetin bireyler için var olacağı adil ve eşitlikçi bir siyaseti benimseyerek, siyasetin içinde bulunduğu kısır çekişmelere son vermeyi, ötekileştirmeden kucaklamayı, dışlamadan sahip çıkmayı, ayrıştırmadan kabullenmeyi, kamplaşmadan birlik ve beraberlik duygusunu oluşturarak, herhangi bir ayrım gözetmeksizin, her bireye eşit yaklaşımda bulunmayı, her bireyin vatandaşlığından onur duyacağı, aidiyet duygusu ile hareket edeceği, ülkemizi bütünleştirici bir toplum haline getirmeyi teminat altına alacak çalışmaları yapacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, milli kültürümüzün en önemli öğesi olan güzel Türkçemizin zenginliğinin gelecek nesillere doğru bir şekilde aktarılması için, dilimize sahip çıkarak, ilgili bütün kurumlarla ortak bir çalışma içerisinde bulunacak ve dilimize hassasiyetle sahip çıkılacaktır. Gençlerimizi milli ve manevi değerlerimize sahip çıkacak şekilde milli şuur bilinciyle yetiştirmeyi temel gaye edinir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, ifade özgürlüğü noktasında; düşüncenin hür bir şekilde dile getirilmesini savunarak, bu konuda bireylere geniş bir özgürlük alanı bırakacaktır. Bu düşünce özgürlüğü, vatanımızı bölmeyi, üniter yapımızı yıkmayı, Cumhuriyetimiz değerlerini istismar edici, dine, mezhebe veya belirli bir inanca veya toprak bütünlüğümüze kastedecek bölücü, yıkıcı, ayrıştırıcı, ötekileştirici, dışlayıcı ve herhangi bir siyasal düşünceyi veya inancı zorlayıcı baskıyı ve dayatmayı kabul etmeyecek, her özgürlüğün sınırlarının başkalarının özgürlük alanlarının başladığında biteceği şekilde düzenlenmesini sağlayacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, dünya milletleri ailesinin eşit haklara sahip şerefli bir üyesi olan, Türkiye Cumhuriyeti’nin ebedi varlığı, refahı, maddi ve manevi mutluluğu ile çağdaş medeniyet düzeyine ulaşma azmi içerisinde bulunacak, millet iradesinin mutlak üstünlüğünü savunan, egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğu düsturu ile, hiçbir faaliyetin Türk milli menfaatlerinin aleyhinde olamayacağı, Türk varlığının, devleti ve ülkesiyle bölünmezliğini esas alacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Türklüğün tarihi ve manevi değerlerinin, Atatürk milliyetçiliği, ilke ve inkılapları ve medeniyetçiliğinin karşısında korunma göremeyeceği ve laiklik ilkesinin gereği olarak kutsal din duygularının, devlet işlerine ve politikaya kesinlikle karıştırılamayacağı, her Türk vatandaşının anayasadaki temel hak ve hürriyetlerden eşitlik ve sosyal adalet gereklerince yararlanarak milli kültür, medeniyet ve hukuk düzeni içinde onurlu bir hayat sürdürme ve maddi ve manevi varlığını bu yönde geliştirme hak ve yetkisine doğuştan sahip olacağı; Türk vatandaşlarının milli gurur ve iftiharlarda, milli sevinç ve kederlerde, milli varlığa karşı hak ve ödevlerde, nimet ve külfetlerde eşit paylaşım hakkı olacağına, millet hayatının her türlü tecellisinde ortak olduğu, birbirinin hak ve hürriyetlerine kesin saygı, karşılıklı içten sevgi ve kardeşlik duygularıyla bir arada hoş görüyle yaşamayı temin edecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, ülkemizin temel sorunlarından olan; terörün her çeşidiyle, hayat pahalılığıyla, işsizlikle, fırsat eşitliğinin olmadığı sınav sistemleriyle, gelir dağılımlarındaki derin adaletsizlikle, kronik hale gelmiş yüksek enflasyonla, gün be gün artan yolsuzluk, yoksulluk ve bireyleri tedirgin edici yasaklarla, liyakatten uzak bürokratik atamalarla, erozyona uğramış ahlak yapısının getirdiği kaygı verici durumla, güven duygusunu kaybetmiş adalet mekanizmasıyla, etnik ve cinsiyet ayrımcılığının körüklendiği bir toplumla, yerli ve milli vurgusunun hayatımıza yansımadığı sadece söylemde kaldığı, uzaklaşılan maneviyat duygularıyla, üretimden ziyade borçlanarak tüketim toplumu halini almış ekonomik durumla, eğitim sistemindeki yapısal sorunlarla, toplumu kutuplaştırma, ayrıştırma ve ötekileştirme söylemleriyle, gençlerin gelecekleriyle ilgili endişe verici birikmiş sorunlarıyla, kadınların en temel hakkı olan yaşam haklarına yapılan saldırılarla, çiftçilerimizin ve esnaflarımızın birikmiş temel sorunları ile, işçilerimizin, memurlarımızın ve diğer tüm çalışanlarımızın açlık seviyelerindeki ücretlerinin düzenlenmesi ve dinlenme haklarının hür bir şekilde kullanılmasının önündeki engellerle mücadele etmeyi önemli görevleri arasında görür ve genel politikasını sorunlar ve çözümleri üzerine oluşturacaktır.

2. ADALET VE HUKUK POLİTİKALARI

ADALET

Adalet, insan ilişkileri içerisinde yer alan, olması gereken en önemli etkendir. Adaletin tam manasıyla doğru düzgün ve dürüstçe uygulandığı toplumlarda, toplum kendini huzurlu, mutlu ve güvende hisseder. Adalet olmayan toplumlarda huzurdan, mutluluktan, güvenlikten, hatta refahtan söz edilemez.Adaletin bir önemli özelliği de herkese hakkını zamanında vermektir. Devletin en önemli görevi, adaleti en doğru biçimde ve zamanında yerine getirmek olmalıdır. Toplum içerisinde adaletsizlik hissi oluşmamalıdır. Bu his toplum içerisinde farklı şekillerde adalet arayışını ortaya çıkarabilir. Bu arayış sonucunda toplumun kendi adaletini yine kendisinin sağlamaya çalıştığı kaos ve kargaşa ortamına yol açacaktır.

Adalet duygusunu tam anlamıyla, herkesin hakkını tam manasıyla adilce alacağı, halkımızın kalben benimseyeceği, vicdanen kabulleneceği, akıllarda herhangi bir şüphe ve soru işareti bırakmayacak şekilde tesis etmek Vatan ve Hürriyet Partisinin ilk görevi olacaktır.

Hukuk devleti her şeyden önce adil bir eşitlik ilkesine dayanır. Tüm bireyleri aynı insani öze sahip olarak kabul eder ve buradan hareketle insanlar arasında ayrım yapmaz. Bununla birlikte devletin bütün kurallarını, faaliyetlerini ve kurumlarını hukukun üstünlüğü ilkesine dayandırır. Demokratik rejimlerde hukukun üstünlüğü ilkesini esas alan hukuk devleti anlayışı ile hukuk devletinde yasalar yaptırımcı değil, yapıcıdır; daraltıcı değil, genişleticidir; yasaklayıcı değil, özgürleştiricidirler.

Hukuk devletinde yasaların kabul ettiği temel ilke “özgürlüklerin esas, sınırlamaların ise istisnai” olmasıdır. İstisnai bir durum olmadıkça temel haklar ve özgürlüklerle ilgili bir sınırlama getirilemez. Hukukun üstünlüğü ilkesi tüm kurumlarca uygulanması önem arz etmektedir

HUKUK

Hukuk; haklının hakkını, güçsüzü güçlüye karşı koruyan, toplum düzeni içerisinde bütünüyle davranışları düzenleyen, devletin yaptırım gücüyle desteklediği kurallar bütünüdür. Hukuk, adalet kavramının tam manasıyla uygulanmasını sağlayan temel unsurdur. 

Hukukun varlığı toplumun temel hak ve özgürlüklerini eşit bir şekilde garanti altına alır. Güçlünün güçsüzü ezmesinin onun haklarının gasp edilmesinin önünde en büyük engel yine hukukun kendisidir.

Hukukun üstünlüğünü her türlü egemen gücün üzerinde kabul ederek. Gücü elinde bulunduranların kendilerine göre uydurduğu kanunların varlığı, yapılan işin kanuni, ancak hukuka aykırı olma durumunu değiştirmez. Bu durumların önüne geçmek ve kalıcı bir hukuk sistemi oluşturmak için gerekli değişiklikleri yaparak, ülkemizde başta Sayıştay olmak üzere denetim kurumlarının, hiçbir kamu kurum ve kuruluşunu ayırt etmeksizin bağımsız bir şekilde, denetimlerini yapılabilecekleri hukuki zemini oluşturup, kamu kurumlarında şeffaf ve denetlenebilir bir yönetim anlayışını benimseyerek, gerekli hukuki düzenlemeleri yapacaktır.

Hukuk önünde herkes eşit olmalıdır, kimseye ayrıcalık üstünlük tanınamaz. Din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi düşünce, etnik vb. ayrım yapılmadan hukuk önünde herkese eşit davranılmalıdır.

Hukuk güce göre değil adaletten ve eşitlikten yana olmalıdır. Hukuk düzeni içerisinde her vatandaşımız onurlu bir hayat sürebilmelidir. Hukuk devleti olmanın gereği, adaletin her koşulda sağlanacağı bilinci ve ön görüsü vatandaşlarımızın aklında soru işareti bırakmamalıdır. 

Vatan ve Hürriyet Partisi, bu bağlamlarda tam bir eşitlikçi ve adaletli, vatandaşlarımızın kendilerini huzur içerisinde göreceği, hukukun varlığını devletimizin tüm kademelerinde hissedeceği, hukuk devletini tesis etmeyi kendisine görev olarak görecektir.

3.TEMEL HAKLAR VE SİYASET

3-1 TEMEL HAK VE HÜRRİYETLER

Temel hak ve hürriyetler; batılı ülkelerin yüzyıllar boyu zorlu mücadeleler sonucu üç dönemde elde ettikleri, insan doğumuyla beraber hatta doğmadan önce kazanılmış, başkalarına devredilemeyen hukuk düzeni içinde onurlu bir yaşam sürme hak ve yetkisine sahip olma hakkıdır.

Tarihimizde temel hak ve hürriyetlere verdiğimiz önem, fethettiğimiz ülkelerde yaşayan halklara, hür bir şekilde dinlerini ve yaşam biçimlerini sürdürmede gösterdiğimiz hoşgörü ve saygılı olmamız gösterilebilir.

İnsan Hakları Evrensel Bildirisine, örneklik teşkil eden ülkemizin kurucusu büyük önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ün, “Hak kutsaldır, hakkın korunmasına çalışmak da ödevlerin en kutsalıdır. Hak ve adaletin bulunmadığı bir yerde HÜRRİYET VE DEMOKRASİ vardır denemez..”  ilkesini örnek alarak temel hak ve hürriyetlerin adil ve eşit olarak her bireyin özgürce kullanımına sunacak çalışmalar parti olarak hedefimiz olacaktır.

Günümüze geldiğimiz zaman ise temel hak ve hürriyetlerle ilgili olarak, halen gözle görülür eksikliklerin bulunması, temel hak ve hürriyetlerin kısıtlanmasının özüne dokunmayacak şekilde, anayasanın ilgili maddelerine istinaden, ancak kanunlarla ve anayasanın sözüne ve ruhuna aykırı olmayacak şekilde, demokratik toplum düzeninin ve lâik cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz şeklinde belirtilmesine rağmen, istisnai olarak temel hak ve hürriyetler kamu gücü kullanılarak keyfi şekilde istenildiği zaman kısıtlanmaktadır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, toplum düzeninde ve siyasal anlayışında, temel hak ve hürriyetleri toplumun, özellikle gençlerin beklentilerini dikkate alarak, hedef noktasında en üst seviyede tutarak, demokrasi kavramlarının güçlenmesinde, daha ileriye, daha iyiye gidebilmesi için gerekli olan temel nokta olarak görür ve hedef doğrultusunda gerekli çalışmaları yapar.

Vatan ve Hürriyet Partisi, temel hak ve hürriyetlerin, hiçbir korkuya maruz kalmadan, adil ve eşit bir şekilde kullanılmasının önünde bulunan tüm engelleri kaldırarak, bireylerin toplum içerisinde ve kamu ile münasebetlerinde özgüveni yüksek özgür bireylerden meydana gelen bir topluluğu hedefler.

Partimiz, yaşama hakkını doğumla birlikte hatta doğmadan elde edilmiş en temel hak olarak görür, Herkesin yaşama hakkını, kişi özgürlüğünü ve güvenliğini sağlamayı devletin temel görevleri arasında görerek koruyucu tedbirleri almayı ilke edinir.

Partimiz, temel insan hakları içerisinde en kötü muamele olarak kişi dokunulmazlığını, eziyet ve işkenceyi görür. İşkenceyi önleme konusunda bireylerin, işkenceye ya da zalimce, insanlık dışı ya da aşağılayıcı muameleye maruz kalmamaları için gerek toplum içerisinde, gerek kamu görevlilerinin hiçbir şüpheye mahal vermeyecek şekilde işkence ve kötü muamelede bulunmalarının önüne geçilerek, konuyu öncelikli olarak şeffaflık ve hassasiyetle takip edilecektir.

Suç şüphesi ile gözaltına alınan zanlılarında, gözaltında bulundukları süre içerisinde, ulusal kanunlarımız ve taraf olduğumuz uluslararası sözleşme hükümlerine göre kötü muameleye tabi olmalarının önüne geçilecektir.

Partimiz, tüm bireylerin huzurunu ve mutluluğunu ön plana aldığından, yirmi dört saat esasına göre, toplum ile sürekli iç içe çalışan kurumlarımızdan emniyet hizmetleri personelinin halkımız ile iletişiminin sağlıklı olarak kurulabilmesi, aile düzenlerinin ve sosyal hayatlarının, düzenlenmesi için, çoklu çalışma sisteminin bütün personel için sekiz yirmi dört (8-24) saat esasına göre düzenlenmesini, anılan çalışma saatinden fazla yapılan çalışmanın saat başı ücret esasına göre düzenlenmesini sağlayacak kanuni değişiklikleri yerine getirecektir. 

Yaşam hakkı, temel hakların en üst sırasında yer alan ve yasalarla korunan en temel haktır. Toplum içerisinde son zamanlarda artan intihar vakalarının sosyolog ve psikologlar tarafından detaylıca araştırılması, intihar edenlerin aileleri ile görüşülerek, bundan sonrası için bedenen ve ruhen sağlıklı bireyler oluşturmak adına tüm illerde vatandaşlarımızın kolaylıkla ulaşabilecekleri psikolojik danışmanlık merkezleri oluşturarak, bireylerin en temel ve kutsal olan yaşam haklarından kolaylıkla vazgeçmelerinin önüne geçecek tüm çalışmaları yapacaktır.

Yıllık ortalama altmış intihar vakası ile kamu personelleri arasında intihar vakalarında birinci sırada yer alan emniyet hizmetleri sınıfı personellerinin; mesleğe başlarken, fiziksel ve ruhsal olarak sağlıklı raporu alan ve mesleğine sağlam olarak başlayan görevlilerimizi meslek içerisinde en temel yaşam haklarından bu kadar kolay vazgeçecek duruma getiren sebeplerin detaylıca araştırılması için Emniyet Genel Müdürlüğü bünyesinde bağımsız olarak oluşturulacak İntiharları ve Sebeplerini Araştırma Kurulu ile, merkez ve tüm taşra teşkilatlarında bütün personeli kapsayacak şekilde yapılacak detaylı araştırma ile tespit edilecek tüm aksaklıkların giderilmesi için gerekli olan hukuksal düzenlemeleri yapmak, vatandaşın huzuru ve güvenliği için mesai mevhumu gözetmeden gece gündüz çalışan emniyet hizmetleri sınıfı personellerinin huzur ve güven içerisinde çalışması sağlanacaktır.

Çalışma huzuru olmayan hiçbir birey çalışmalarında tam başarılı ve verimli olamaz. Çalışma huzurunu sağlamak üzere emniyet hizmetleri sınıfında bulunan tüm personelleri kapsayacak şekilde, atama ve çalışma şartlarının kanunlarla katı bir şekilde belirlenerek, hiçbir keyfi muameleye, baskıya ve mobbinge yer açacak boşluk bırakmadan hukuksal eksikliklerden kaynaklanan kanuni düzenlemeleri yapmak Vatan ve Hürriyet Partisinin gayeleri arasında öncelikli olacaktır.

Devlet, her bireyin hayatını, beden ve ruh sağlığı içinde sürdürmesini sağlamak ile doğumdan ölüme kadar bireylerin sağlık hakkını güvence altına almakla mükelleftir.

Atatürk ilke ve inkılapları doğrultusunda, çağdaş bilim ve eğitim ilkeleri doğrultusunda, yenilikleri takip eden bir eğitim anlayışıyla eşit bir şekilde devletin gözetiminde, devlet okullarında ücretsiz eğitim almaya herkesin hakkı vardır. Kimse eğitim ve öğrenim hakkından mahrum bırakılamaz, herkes bu hakkını hür bir şekilde kullanacaktır.

Gelişmiş devletlerin en önemli ilkeleri arasında düşünce ve ifade hürriyeti gelir. Herkes, düşünce ve kanaatlerini söz, yazı, resim veya başka yollarla tek başına veya toplu olarak açıklama ve yayma hakkına sahiptir. Bu hürriyet resmî makamların müdahalesi olmaksızın haber veya fikir almak ya da vermek serbestliğini de kapsar. Bu doğrultuda partimiz temel hak ve hürriyetlerin kullanılması önünde bulunan tüm engelleri kaldıracaktır.

Düşünce ve ifade özgürlüğü, hiçbir baskı ve korkuya yer bırakmayacak şekilde bireylerin tercihleri doğrultusunda, istedikleri şekilde, kendi tercihleri doğrultusunda olacaktır.

Düşünce ve ifade hürriyetinden mahrum bırakılan toplumlarda üretimden gelişimden ve evrensel ölçütlerde hukukun üstünlüğünden bahsedilemez. Düşünce ve ifade hürriyetinin önünde bulunan engeller kaldırılarak tam bir demokrasi sağlanabilir. Demokratik ortamda kendini ifade edebilen hür bir toplum gelişmenin ve yeniliklerin kapısını açıp çağdaş bir seviyeye ülkemizi taşıyacaktır.

İnanç ve ibadet hürriyeti, tamamıyla devletin güvencesi altında olmalı ve devlet bu hürriyeti yaşamayı güvence altına almalıdır. Her vatandaş inandığı dini yaşama hakkına sahip olmalı, dinini hiçbir baskı altında kalmadan özgürce yaşayabilmeli ve dini inanışını yaşarken ve ibadetini yerine getirirken korkuları olmadan kendini huzurlu hissetmelidir. Vatandaşların inandıkları inançları doğrultusunda ibadetlerini hür bir şekilde yerine getirmeleri için fiziki eksiklikleri gidermek ve bu konuda tam destek sağlamak devletin görevi olmalıdır.

Devlet, tüm vatandaşların özel hayatlarını koruma altına almakla görevlidir.Herkesin kişisel veri ve bilgilerinin korunma talebinde bulunması ve bununda yerine getirilmesi devletin görevidir. 

Bireylerin yerel ve merkezi karar ve yönetim organlarına yapılacak seçimlerde, seçilecek kişilere oylarıyla karar verme ve bu yönetim organlarına yapılacak seçimlerde aday olabilme haklarını hür bir şekilde kullanmaları sağlanacaktır.

Basın özgürlüğü endeksinde 184 ülke içerisinde 154. sırada bulunan ülkemizin, basın özgürlüğü listesinde gelişen ülkeler ile aynı seviyeye çıkartmak için, basın önündeki engelleri hukuksal olara kaldırıp, bireylerin hür bir şekilde haber almalarını sağlayacaktır. Halkımızın gerçek ve doğru bilgiye ulaşmasının kolaylaştırılması ancak hür bir basın ile teşkil edilebilir. 

Kapsam itibariyle basın özgürlüğünden daha geniş bir yeri olan haberleşme özgürlüğü, sosyal bir hak ve kolektif bir iletişim niteliğindedir. Haberleşme hakkının korunmasını ve özgürce kullanılmasını devlet sağlamalıdır.  

Haberleşme özgürlüğünün temeli haber, düşünce ve kanıların hür bir şekilde ifade edilmesi ve yayılmasıdır. Halkımızın haber konusunda çeşitli düşünce, fikir ve eleştirilerden haberdar olmasının önünde engel teşkil eden bütün zorluklar hukuk içersinde düzenlenecektir.

Herkesin hür bir şekilde yerleşme ve seyahat hürriyeti hakkı vardır. Bu haklarını kullanmak isteyen tüm vatandaşlarımıza kolaylıklar sağlanacaktır.

Tüm bireyler, fikirlerini hür bir şekilde ifade etmek için, bireyselliğin ötesinde, toplu olarak bir araya gelip ortak bir fikri savunabilmelerini ve toplumun dikkatini belli bir konuya çekip seslerini duyurabilmek üzere toplantı ve gösteri yapabilme imkanına sahiptir. Toplantı ve gösteri yapma hakkının özgür bir şekilde kullanımının sağlanabilmesi için Vatan ve Hürriyet Partisi gerekli çalışmaları yapacaktır.

3-2 SİYASET

Yeni söylemlerin gerçekleştirilmediği, çözümler için planların sunulamadığı kısır döngü içerisinde, kalıplaşmış söylemlerden dolayı Türk siyaseti büyük bir tıkanıklık yaşamaktadır. Vatan ve Hürriyet Partisi olarak toplumun tüm kesimlerin ortak akıl ve ortak çalışmayla bir olarak Türk siyaset hayatında “yeni yüzlere, taze kana, umut ve heyecana” gerek var diyoruz.

Siyaseti meslek haline getirenlerin değil, milletimize, devletimize çalışırken fayda sağlayan, tabandan tavana bütün sorunlara vakıf olduğu gibi çözümleri de ele alanların, toplum için fedakârlık görenlerin siyaset yapacağı bir anlayış ve ortam hazırlamak için BİZ DE VARIZ DİYORUZ.

Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışı getirip, siyaset yapma kriterinin; bugüne kadar parası olan siyaset yapar anlayışını değiştirerek, milletimize, devletimize fayda sağlayan, değer katan siyaset yapar diyerek BİZ DE VARIZ diyoruz.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’na, Atatürk ilke ve inkılâplarına bağlı, Türkiye Cumhuriyeti kanunlarını milletin hizmetinde tarafsız ve eşitlik ilkelerine bağlı olarak uygulayacak, Türk milletinin, milli, ahlaki, insani, manevi ve kültürel değerlerini benimseyen, insan haklarına ve anayasanın ilk altı maddesini temel ilke edinen; milli, demokratik, laik sosyal bir hukuk devleti inancına sahip ve sorumluluklarını bilen, siyasette yeni yüzlerin olduğu genç, donanımlı, her görüşe saygılı, ortak akla ve ortak çalışmaya önem veren, devletin yapısını ve işleyişini bilen temiz yüzlerden oluşan, birleştirici, kucaklayıcı, liyakati ve adaleti temel esas alan, gücü değil Hakkı üstün tutan anlayışla “İleri, Daima İleri”  işareti ile büyük ve güçlü yeni Türkiye’yi benimsemekteyiz.

Halkımızın siyasal sisteme, partilere ve genel olarak tüm kurumlara güveninin azaldığına dair yaygınlaşan göz ardı edilemeyen bir kanı var. Gelişmiş bir demokrasi için demokrasinin kurumsallaşması için siyasal güven şarttır. Kurumlara gösterilen aşırı güvensizliğe karşı siyasi kişilik ve kabiliyetimiz ile siyasal düşüncemiz de kamu hayatında güvensizliği, vatandaşlar arasında yaygın moral bozukluğunu, artan hayal kırıklıklarını ve vatandaşa yabancılaşan ve vatandaştan kopan siyaseti ve bürokrasideki olumsuzlukları ortadan kaldırarak, demokratik sisteminin sağlıklı işlemesi en büyük amaçlarımızdan biridir.

Güven erozyonuna neden olan konuların neler olduğunu biliyoruz. Yeni parti kuruluş hareketimiz ile siyasal parti hayatımızın doğması ve kurumsallaşması ile ülkemizi yönetmeye talibiz. Ahlak ve siyasal güvenin tüm kurumlara yerleşmesinde karar alma ve kritik gelişmeler karşısında dahi yönetme gücünü kendimizde görüyoruz. Ahlak ve siyasal güven sütununu birlikte inşa edeceğiz.

Bir toplumu ayakta tutan en önemli etken ahlaktır. Genel anlamda ahlak yozlaşır, yara alırsa, toplumun dolayısı ile ülkenin, ahlaki ve insani bütün değerleri bozulmaya başlar. Siyasi ahlak, iş ahlakı ve meslek ve görev ahlakı ile ilgili düzenlemeleri getireceğiz. Müreffeh seviyeye ulaşmak ülkemizi en ileri ülkeler seviyesine çıkartmak için el birliği ile yeniden Ahlak inşa etmeliyiz. Biz bu ahlak inşasına birer tuğla koyarak başladık. Halkımızın bu inşamızı yükselteceğine olan inancımız tamdır.

3-3 – SİVİL TOPLUM

Sivil toplum örgütlerine yönelik kısıtlayıcı uygulamaların yanı sıra sivil toplum örgütlerinin toplumsal meselelerde geri planda tutulduğu izlenimi olumsuz etki yaratmakta, “insan hakları savunucusu mekanizmalarının” pasifize olduğu yönünde yaygın bir anlayışla birlikte  tüzel kişilik kuruluşlarının pozisyonları sorgulanmaktadır. Sivil toplum kuruluşlarının faaliyetlerini düzenleyen yasalar ve bu yasalara dayanılarak yürürlüğe konulan idarî düzenlemeler, zaman zaman “idarî yasaklar ve kısıtlamalar” olarak gündeme getirilmekte, özellikle yurt dışında birçok plâtformda “sivil toplum kuruluşlarına yönelik baskı ve insan hakları ihlâli” olarak nitelendirilmek suretiyle istismar edilmektedir. Bu bakımdan bu örgütlerin ülke dışında tanıtımına, idari uygulamalarla katkı yapmaktan kaçınılmasını hedeflemekteyiz.

Vatan Ve Hürriyet Partisi olarak sivil toplum girişimlerine yasakçı ve kısıtlayıcı bakış açısı yerine hoşgörüyle yaklaşacağız. Şiddet içermeyen, toplumumuza katkı sağlayan sivil toplum kuruluşlarının devlet destekli olması yönünde kuruluş yöneticilerinin sorunlarını çözmek, kanuni istek ve taleplerini hızlıca yerine getirmek  partimizin önem verdiği hususlardan biri olacaktır. Çünkü sivil toplum örgütlerinin varlığı demokrasinin olmazsa olmaz bir parçası ve denge ve denetim mekanizmasını sağlamada önemli bir etkendir.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine taraf olmamız nedeniyle, bu sözleşme iç hukukumuzun bir parçası durumundadır. Sivil toplum örgütlerinin çalışma biçimlerine göre benimsenecek yaklaşım, sadece ülkemizde yaşananların dışa yansıması bağlamında dış politikamızı ilgilendiren bir konu değildir. Ülkemizde sosyal adalet ve toplumsal barış ortamının sağlanabilmesi, sivil toplum örgütleri ile idarenin uyumlu ve hoşgörülü yaklaşımları ile mümkün olabilecektir. Sivil toplum örgütlerinin çalışmalarına yönelik uygulamalarda, ilgili kamu kurumları yöneticilerinin olumlu yönde ve takdir haklarında da yukarıda belirtilen hususları göz önünde bulundurarak seçici ve esnek davranmaları sağlanacaktır.

VAKIFLARIN, DERNEKLERİN, SENDİKALARIN DENETİMİ Kamu kurum ve kuruluşlarına üstlendikleri görevleri yerine getirmede maddi katkı sağlayan (personeline yardım sağlayanlar dahil) vakıf, derneklerin ve sendikaların mevcut mevzuat çerçevesinde tabi oldukları denetimin yanı sıra bağlı veya ilgili kurum ve kuruluşlarca da denetlenmesinin yanı sıra Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından da komisyonların oluşturulması ile  araştırılıp denetlenmesini esas almaktayız.

Yapılan incelemelerde bu hususa azami dikkat edilecek, kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde kurulmuş bulunan birçok vakfın, Vakıflar Genel Müdürlüğü denetim birimleri dışında denetime tabi tutulması gerçekleştirilecektir.

Anılan kanun hükmü doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşları, bünyelerinde faaliyet gösteren vakıfları, dernekleri ve sendikaları  periyodik olarak her yıl denetleyecek ve yapılan denetimlerin sonuçlarını düzenli bir şekilde Vakıflar Genel Müdürlüğüne bildirmeleri sağlanacaktır. Vatan Ve Hürriyet Partisi, alınan sonuçların da Vakıflar Genel Müdürlüğünce  gerektiğinde bu vakıfların denetimini yapacak olup ilgili kurumlar tarafından da denetim raporları milletimizle paylaşılmasını sağlayacaktır.

3-4 – DOĞU VE GÜNEYDOĞU SORUNU

İlk önceleri Şark sorunu olarak gündemde yer alan, Osmanlı İmparatorluğunun parçalanması, Balkan Savaşları ve 1. Dünya Savaşı sonralarında ortaya çıkan Doğu ve Güneydoğu sorunu, Cumhuriyetin kuruluş aşamasında isyanlarla en üst seviyeye çıkmıştır. Merkezi otoritenin kontrol altına almaya çalıştığı bölgede yabancı ülkelerin kışkırtmalarının da etkisiyle 1925- 1938 yılları arasında 17 silahlı isyan ve ayaklanma gerçekleştirmiştir. İsyanların bastırılmasıyla 1950’lere kadar bu sorun gündeme gelmemiştir.

İsyanlar sonrasında merkezi yönetimlerin bölge halkı üzerinde oluşturmaya çalıştığı baskın kontrol metodunun etkisi ve aşiret sisteminin güçlü katı etkisi, bozuk olan sosyo-ekonomik ve  sosyal yaşam şartları ile ülkenin bulunduğu sosyal. ekonomik ve politik durumun da etkisi ile tamamen içe kapanık arayış içerisinde bir topluluk oluşturmuştur.

1980’lerde ortaya çıkan pkk terör örgütü ile var olan bu durum daha da karmaşık bir hal almıştır.

Bölge halkı terör olayları başladıktan sonra, güvenlik nedeniyle, terör örgütünün baskıları ve merkezi otorite ile terör örgütü arasında kalma durumuyla ilgili olarak zorunlu olarak göçe tabi olmuşlardır. Zorunlu göçler başta işsizlik olmak üzere, hızlı kentleşme ve toplumsal sorunlarla birlikte daha kırılgan bir yapıya büründü.

Bölgede çoğunluk nüfusa sahip olan Kürt’lerin yapılan araştırmalarda yarısından fazlasının ülkemizin diğer şehirlerinde yaşadığı hesaplanmaktadır. Farklı şehirlerde yaşamlarını sürdüren bölge halkının yaşadığı sorunlara sadece etno-politik olarak bakılamayacağının bir göstergesidir.

Gelinen durumda Vatan ve Hürriyet Partisi olarak pkk terör örgütü ile basın yayın da dahil olmak üzere yapılacak etkili mücadele ve uygulanacak askeri stratejik tedbirler ile bölgeden ayrışması sağlanarak güven ve huzur ortamı oluşturulacaktır.

Güven ve huzur ortamının etkisiyle ekonomik olarak Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinin kalkınması gelişmesi hızlıca sağlanacaktır. Tarım, hayvancılık ve sanayi alanlarında desteklenen yatırımların çoğalması ile bölgenin refah düzeyi yükseltilecektir.

Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgesinde yaşayan çocuklarımızın eşit bir eğitim alacağı modern okullar ve sınıflar inşa edilerek geleceğe güvenle bakan bireylerin yetişmesi sağlanacaktır.    

Son olarak TBMM’nin 6 Mart 1923 tarihli oturumunda Yusuf Ziya, Meclis kürsüsünde şu konuşmayı yapmıştır: “Arkadaşlar ben bir Kürdüm. Fakat Türkiye’nin şerefini, Türkiye’nin terakkisini temenni eden Kürtlerdenim. Türk ile Kürt, teşrik-i mesai ederek yaşamazlarsa, ikisi için de akıbet yoktur.”

Bu söylem ile devletimiz otoritesi ülkemiz ve bölge halkımız üzerinde çeşitli emelleri, farklı amaçları olan hiçbir ülkeye, kurum ve kuruluşa partimiz müsaade etmeyecektir..

3-5 – HÜR KATILIMCI DEMOKRASİ

Temsili demokrasilerde halkın pasif olarak sadece oy vererek katılım sağladığı sistemler, halkın yönetim içinde tam anlamıyla söz sahibi olmasını engellemektedir. Katılımcı demokrasinin geliştirilmesi ile halkımızın karar alma süreçlerinde aktif olarak söz sahibi olmaları sağlanacaktır.

Patimiz, sürdürülebilir şekilde bütün bireylere eşit ve özgür söz hakkı tanıyarak, gerekli bilgilere kolaylıkla ulaşılma imkânı sağlanıp, şeffaflığa önem verilecektir. Ayrıca, katılımın yöntemleri kargaşadan uzak, uzlaşmaya dönük yapıcı bir tartışmayı özendirici, ortak akıl ile fikir üretmeye yönelik, olası fikir çatışmalarını toplumun ortak faydasına dönüştürecek biçimde ele alacaktır.

Hür katılımcı demokrasi ile denetlenebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışını, bürokrasinin azaltılarak, etkinliğin ve üretkenliğin sağlanması gibi konularda demokratik sivil toplum kuruluşlarına büyük bir önem verecektir.

Bu bağlamlarda partimiz Türkiye’ye yeni bir siyaset anlayışını getirmeye ve bu anlayışı öncelikle kendi içinde de uygulamaya geçirerek siyasi partiler içerisinde örnek uygulamaları sunacaktır. Demokrasinin temel prensiplerinden biri olan seçimlerdeki halk etkinliğini artırıcı düzenlemelerle hür katılımcı demokrasinin güçlendirilmesi partimizin temel amaçlarından biridir. Halkın merkezi ve yerel yönetimlerle ilgili karar alma süreçlerine daha aktif olarak doğrudan katılımını sağlayacak olan referandum kurumunun tesisi ve etkinleştirilmesi en önde gelen hedeflerimiz arasındadır.

3-6 – HUKUK HİZMETLERİ, CEZA VE HUKUK İŞLERİ

Kamunun hak ve menfaatinin dayandığı kamu gücünde değil, hukukun üstünlüğünde olduğuna inanan, adaletin tecellisini, etkili, adil ve hızlı işleyen, hak arama ve hakkı teslim etme bilinci yüksek bir yargı sisteminin oluşmasında gören ve bakanlığın taraf olduğu hukuki uyuşmazlıklara bu anlayışla çözüm arayan, önleyici hukuk faaliyetlerini, alternatif uyuşmazlık çözüm yollarını, ufuk katan kolaylaştırıcı ve yol gösterici hukuki görüşlerini önceleyen bir hukuk hizmeti sunmaktır.

Cezai işlemlerle ilgili ihbar ve şikâyetlerin usulüne uygun bir şekilde incelendiği, mevzuatın ilgili kuruma verdiği soruşturma, kovuşturma ve disiplin işlemlerini yürütüldüğü, uzlaştırma ve kamu davasının açılmasının ertelenmesi gibi alternatif uyuşmazlık çözüm usullerinin geliştirildiği ve bunun etkin şekilde uygulanmasını esas alacak şekilde konuyla görevli olacakların profesyonel  uzlaştırmacıların eğitimi, sınavı, sicile kaydı, çalışma usul ve esasları, denetim ve performansları ile uzlaştırma kurumuna ilişkin gerekli diğer iş ve işlemlerin yürütülmesi, mevzuatların çağa uygun olmasının sağlanmasının söz konusu olduğu, denge ve denetim sisteminin canlı ve sürdürebilirliği ile kurumun risk yönetim, kontrol ve yönetişim süreçlerinin etkililiğini değerlendirmek ve geliştirmek amacına yönelik sistemli ve disiplinli bir yaklaşım getirerek kurumun amaçlarına ulaşmasına yardımcı olmasıyla birlikte hukuk işlerinin adalet ve eşitlik ilkelerinin göz önünde bulundurularak bazı durumlarda pozitif ayrımcılık şartları doğrultusunda da adli destek ve mağdurlara hizmet konusunda,  suça sürüklenen çocuklar ile mağdur, tanık ya da diğer bir sıfatla adli sisteme giren çocuklara, kadın mağdurlara ve kırılgan gruba dahil diğer mağdurlara yönelik hak ve hizmetlerin geliştirilmesi ve uygulanmasına ilişkin faaliyetleri yürütmenin yanı sıra mağdurların kendilerine tanınan haklar ve yardımlar konusunda bilgilendirilmesine ve adalete erişimlerini güçlendirmeye yönelik çalışmalar yürütmek ve tekrarlanan mağduriyetleri önleyici tedbirler almak amaçlarımız arasındadır.

3-7  CEZA VE TEVKİF EVLERİ

Anayasaya, uluslararası kanunlara ve ulusal mevzuat sistemine bağlı, insan haklarına saygılı olarak cezanın infaz edilmesi; suçlunun yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, yeniden topluma kazandırmak ve ıslahını yapmaktır. Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin kuralların hükümlülerin veya tutukluların ırk, dil, din, mezhep, milliyet, renk, cinsiyet, doğum, felsefî inanç, millî veya sosyal köken ve siyasî veya diğer fikir yahut düşünceleri ile ekonomik güçleri ve diğer toplumsal konumları yönünden ayırım yapılmaksızın ve hiçbir kimseye ayrıcalık tanınmaksızın uygulanması sağlanmalıdır.

Ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazında zalimane, insanlık dışı, aşağılayıcı ve onur kırıcı davranışlarda bulunulamayacağı kanunla garanti altına alınarak; suça bulaşmış kişiler için öncelikle genel ve özel önlemeyi sağlamak, bu maksatla hükümlünün yeniden suç işlemesini engelleyici etkenleri güçlendirmek, toplumu suça karşı korumak, hükümlünün; yeniden sosyalleşmesini teşvik etmek, üretken ve kanunlara, nizamlara ve toplumsal kurallara saygılı, sorumluluk taşıyan bir yaşam biçimine uyumu kolaylaştırılmaya yönelik çalışma prensibi sağlanacaktır.

İnfaz Koruma Memurları Emniyet Hizmetleri sınıfına dahil edilerek özlük haklarında düzenlemeler yapılacaktır.

3 – 8  BAĞIMSIZ YARGI

Anayasanın 138. ve 139. maddeleri yargı bağımsızlığı açısından önemlidir. Burada yer alan hükümlere göre hiçbir makam, merci veya kişi yargı yetkisinin kullanılması için emir veremez. Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9. maddesinde yargı yetkisinin bağımsız mahkemelerce kullanılacağı ifade edilmiştir. Temel hak ve özgürlüklerin güvence altına alınabilmesi ve siyasi iktidarın sınırlarını bilmesi açısından yargı erkinin tam bağımsız olması gerekmektedir.

Kişilere ve kurumlara hatta partililere göre yargı kararlarının uyarlandığı bir yargı sistemi yerine toplumun tüm kesimlerine sıfatına bakılmaksızın, adil ve eşit bir şekilde hukuk içerisinde kanunların çizdiği çerçeveler ölçüsünde kararlar verilmelidir.

Hukuk devleti olmanın temel ilkesi, devletin bütün idari işlemlerinin denetlenebilmesidir. Hukuk devleti ilkesinin bir gereği olarak tüm kişi ve kurumlar bağımsız yargının denetimine tabi olmalıdır.

3 – 9 YENİ ANAYASA

Dünyada ve ülkemizde yaşanan sosyal, ekonomik ve kültürel değişim, kamuoyunun eleştirisine açıklık ve değişim talebi, hızlı ve etkili iletişim olanakları ile sivil toplumun gelişimi; toplumun taleplerine karşı daha duyarlı, katılımcılığa önem veren, açıklık, saydamlık, hesap verebilirlik, tarafsızlık, dürüstlük ve objektiflik ilkelerine bağlı ileri demokrasinin, hürriyetin, düşünce özgürlüğünün, hukukun üstünlüğü ve temel hakların korunması  ve yargı alanında güveni sağlayacak, güçler ayrılığında birbirine üstünlük sağlamayıp, birbirini tamamlayan bir yapının kurulmasıyla veri ve bütçe konusunda ayrıntılı düzenlemelerin yapılacağı, anayasanın ilk altı maddesine bağlı kalarak “yeni anayasa“ ile milletimizin zenginliğini, refahını ve huzurunu sağlayacaktır.  Yüksek uygarlık, hoşgörü ile birlikte terör ve savaş harici kısıtlamaların olmadığı hür düşünce ve hür yaşayışın gerçekleşmesi ile güçlü ekonomimiz için önemli bir adım olacaktır.

3 – 10 SİYASİ PARTİLER KANUNU VE SEÇİM SİSTEMİ

Siyasi partiler kanununun çağa uygun bir şekilde değiştirilmesi, siyasi partiler sisteminin ve seçim sisteminin değişiklikler ile yenilenmesi gerekmektedir. Milletvekili dokunulmazlığının sadece kürsü dokunulmazlığı olarak uygulanacağı, toplum içersinde milletvekillerine tanınan ayrıcalıkların kısıtlandığı, en fazla üç dönem milletvekili seçilebilmesinin yanı sıra, katılımcı ve çoğulcu demokrasinin gereği olarak seçim barajının % 5 olarak düzenlenmesi gerektiğine inanıyoruz. 

Siyasi partilerde aday belirleme usullerinde ve parti içi demokrasilerde parti üyelerine daha katılımcı olabilecekleri ortamları sunmak katılımcı demokrasilerin vazgeçilmez unsurları arasında olmalıdır.

Siyasi partilerde liderlere tanınan sonsuz gücün demokrasilerin uygulayıcısı olma adayı olan partilerde çelişkiler oluşturmaktadır. Parti içerisinde tam bir demokrasi sağlanır ise birikimli ve liyakatli temsilcilerin katılımı ile parti politikalarının belirlenmesi süreci daha sağlıklı olacaktır.

4- EKONOMİ

4-1 – SINAİ MÜLKİYETE KORUMA

Partimiz, sınai mülkiyete azami önem vererek markalaşmanın önünde bulunan engelleri kaldıracak, markalaşmanın ve patent işlemlerinin hızlı bir şekilde sonuçlanması için bürokratik hantallığı kaldırarak, müracaatçıların kısa sürede tescil işlemlerinin yapılarak lisans almaları sağlanacaktır.

Ülkemizin sanayi, endüstri, tarım gibi ekonomik alanlarda gelişimine ve gelişmiş ülkeler ile yarış yapacak düzeye gelmesi için, var olan teknolojilerin gelişimi, yeni buluşların hızı, bir şekilde ekonomik kullanıma açılması için hukuksal düzenlemeleri optimal fayda sağlayacak şekilde yerine getirecektir.

4-2 – KAMU MALİYESİ VE ÖZELLEŞTİRME

Kamu maliyesi bütçe politikası maliye politikasının temel amacı; kamu açıklarının kalıcı bir biçimde azaltılmasını sağlayarak, kamu borç stokunu sürdürülebilir bir seviyeye çekerek azalan bir eğri içerisinde hareket etmesini sağlamaktır.

Bu amaca yönelik olarak; gelirler politikası verimlilikle ilişkili ve ileriye dönük olarak uygulanacak, harcamalarda israf ve verimsizliğin önüne geçilecek, verginin tabana yayılmasından ziyade herkesin kazancına eşit oranda makul bir vergilendirme ile ödenebilir bir vergi sistemi oluşturularak, vergi gelirleri artırılacaktır.

Türk kamu mali yönetiminde mali ve idari etkinlik sağlanması amacıyla; plan–program-bütçe ilişkisi güçlendirilecek, mali riskler önceden hesaba katılacak, sistem daha şeffaf ve hesap verebilir ve ön görülebilir hale getirilecektir.

Bütçe sürecinde performans bilgisinin kullanımı için iyi işleyen bir performans bilgi sistemi oluşturulacaktır. Kamu harcamalarında etkinlik sağlanarak israf ve usulsüzlüğün önüne geçilecek, daha az kaynakla daha fazla kamu hizmeti üretilecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, kamu araçlarının kamu maliyesine ciddi anlamda olumsuz bir şekilde etkisinin farkındadır. Kamu taşıtı kullanımındaki kaynak israfını ve kamu harcamaları üzerinde oluşan yükü hafifletmek için, taşıt sayısının azaltılması, bunların bakım, onarım ve işletme giderlerinin asgari düzeye indirilmesi sağlanacaktır.

Taşıt tahsisleri ve kullanımı idarelerce hassasiyetle izlenecek ve aksine hareket edenler, taşıtın kullanılmasına izin verenler ve taşıttan yararlananlar hakkında adli ve idari tahkikatın sağlanması ile birlikte ekonomik israfa neden olan uygulamalar ortadan kaldırılacak olup bu kaynaklar milletimizin menfaatine işlerde kullanılacaktır.

Böylece, kamu harcamaları üzerindeki baskı azaltılarak kamu açıkları asgariye indirilecektir.

Kamu harcamalarının denetiminde fayda maliyet analizini de kapsayan ve verimlilik ölçen yöntemler uygulamaya konulacaktır.

Kaynakların etkin dağılımı ve kullanımını sağlamak amacıyla; bütçe hazırlama sürecinde yetki ve sorumluluklar net bir şekilde tespit edilerek parlâmentonun etkinliği artırılacak, malî raporlama ve hesap verme sorumluluğunun geliştirilmesiyle birlikte malî şeffaflık sağlanacaktır. Kamu gelirleri politikası kamunun elde ettiği gelirlerin harcamaları karşılaması esas olacaktır.

Kamu gelirlerinin tahakkukunda; kamu harcamalarının sağlam kaynaklardan karşılanması, yatırım, üretim ve ticaretin teşvik edilmesi gibi ekonomik politikaların yanı sıra, sosyal adaletin sağlanması, bölgesel gelişmişlik farklarının en aza indirilmesi, istihdamın artırılması gibi sosyal politikalar göz önünde bulundurulacaktır.

Kaynak dağılımında adalet ve etkinlik, hizmet üretiminde verimlilik sağlanacaktır.

Adaletli ve etkin bir vergi sistemi herkesin malî gücüne göre vergi ödediği adaletli bir vergi sistemi tesis edilmesi esas olacaktır.

Ülkemizde uygulanmakta olan ekonomik programlar çerçevesinde kamu yatırımlarının disiplin altına alınması amacıyla genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış hisselerin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurul ve kurumlarda gerçekleşen, gerçekleşecek olan kamu yatırımları ülkemiz için hayati öneme haiz projelerle ilgili ihale işlemleri yeniden ele alınacak, kamu yatırımlarının milletin çıkarları üstün tutulacak şekilde gerçekleşmesi sağlanacaktır.

Devletimizi zarara uğratan, hazinemize uzun yıllar yük  olacak şekilde yapılan garantili ihaleler yerine halkımızın da katılımının sağlanacağı şeffaf öngörülebilir ihale sistemi getirilecektir.

Kamu maliyesinde, kamu ihale sisteminde ve kamu harcamalarında Sayıştayın denetimlerine öncelik verilerek kamu maliyesini bilinçli veya bilinçsizce zarara uğratanlar hakkında gerekli adli işlemler yapılacaktır.

ÖZELLEŞTİRME

Devletin ekonomiye doğrudan müdahalesinin sınırlandırılması, verimliliğin arttırılması, ekonomide rekabet ortamının tesisi, kamu maliyesi üzerindeki yükün hafifletilerek kaynakların etkin kullanılması, üretim ve istihdam artışı sağlanması, teknoloji transferi ve ihracat kapasitesinin geliştirilmesi, sermayenin tabana yayılmasıdır.

Özelleştirme uygulamalarında; kapsam ve öncelikler yeniden belirlenecek, kamuoyunun desteği ile birlikte uzlaşma ve şeffaflık temin edilecek ve özelleştirme sonrası yeni yatırım ve istihdam imkânları yaratılması ile ekonomi ve millî güvenlik açısından stratejik öneme sahip olan kuruluşlarda kamunun gerektiğinde müdahale ve yönlendirme yapabilmesi, belirleyici unsurlar olarak dikkate alınacaktır.

Özelleştirmede öncelik halka arz yoluyla özelleştirme yöntemi uygulanarak, sermayenin tabana yayılması sağlanacaktır.

Devlet tekellerinin yerini özel sektör tekellerinin almasını önleyecek piyasa düzenleyici çalışmaları etkinleştirilecek ve rekabetçi piyasaların oluşması sağlanacaktır.

Özelleştirmelerde şeffaflık ilkesi tam anlamıyla uygulanacak, kamu vicdanını rahatsız edecek hiçbir uygulamaya izin verilmeyecektir.

Özelleştirilecek kuruluşlarda kalite ve maliyet yapısı bakımından uluslararası rekabet şartlarında üretim yapılabilmesi, tüketici hak ve menfaatlerinin korunması, bölgeler arasındaki gelişmişlik farklarının azaltılması, rekabetin engellenmemesi ve kamuya ilave yük getirmemesi özelleştirme politikamızın belirleyici özelliği olacaktır.

Özelleştirilen kuruluşlarda; yatırım, teknoloji transferi ve istihdam gibi konulardaki taahhütlerin yerine getirilmesi sağlanacaktır.

4-3 – ENERJİ VE MADENCİLİK

ENERJİ

Doğal enerji kaynakların kıtlığı, enerjiye olan talebin artışı ve hammadde fiyatlarındaki yükselmeler sonucunda bütün dünya ülkelerinde olduğu gibi ülkemizde de enerjinin daha verimli kullanılmasına yönelik önlemlerin yerine getirilmesiyle birlikte  elektrik enerjisi öncelikli olmak üzere, enerjinin her noktada verimli ve etkin kullanılması ve israfının önlenmesi amacıyla, kamu, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla ulusal enerji politikalarının uygulanması gerekmektedir.

Bu doğrultuda; toplumun enerji kültürünün ve verimlilik bilincinin geliştirilerek, enerji arz güvenliğimizin en üst düzeyde sağlanmasına katkıda bulunulacak kaçak elektrik kullanımının önüne geçmekle birlikte kaçak elektrik kullanım bedellerinin milletimize yansıtılmamasını esas almaktayız. Özel enerji şirketlerinin dağıtım bedeli altında faturalara yansıtıldığı gerçeği karşısında bu düzenlemeyi sona erdirip enerji verimliliği sağlamaya yönelik yapısal ve reformsal adımlar atılacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşları, belediyeler ve kamu kurumu niteliğindeki meslek odalarının enerjinin verimli ve etkin kullanılması yönündeki önerileri dikkate alınarak, enerji politikasını ulusal anlamda verimli hale getireceğiz. Bunun yanı sıra  nükleer enerji, maden ve petrol ve arama işleri, elektrik üretim, kömür, doğalgaz ve bor üretimlerinin ve işlenebilirliğinin sağlanmasını milli şirketler ile ele almayı, stratejik ve proje çalışmalarda önceliğin yerli firmalara sağlanmasını önemsiyoruz. Enerji politikalarında dışa bağımlılığı azaltacak, dışa bağımlı olduğumuz enerjilerin halkımızın kullanımında makul ücretlerin esası ele alınacaktır. 

Kaynaklarımızın yabancı şirketler tarafından çıkarılması söz konusu olma durumuna karşı, milletimizin menfaatine uygun şekilde çalışmaların yerine getirilmesi sağlanacaktır. Yabancı şirketlerin yüksek kar almasının önünde durulacaktır. Enerji ve tabi kaynakların işletilmesinde her firmaya eşit mesafede yaklaşılacak olup işletme faaliyetlerinin ihalelerinde şeffaflığa önem verilerek, isteyen herkesin herhangi bir kısıtlamaya, engele takılmadan katılımları sağlanacaktır.

Akarsulardan enerji elde etme alanı başta olmak üzere girişimler başlatacağız. Bu girişimlerimizde çevre faktörleri detaylıca araştırılıp analizler yapılarak fayda zarar sonuçlarına göre düzenlemeler yapılacaktır. Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi gibi alternatif enerji kaynaklarının daha fazla kullanılmasının teşvik edilmesinin yanı sıra bilim ve teknolojik imkanlar ölçüsünden istifade ederek enerji üretimini gerçekleştireceğiz.

Deniz dalgalarından elektrik enerjisi üretilmesi için gerekli çalışmalar yapılarak üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizin denizlerinden etkin şekilde fayda sağlanacaktır.

Partimizin enerji politikasının temelinde, ulusal çıkarlarımızı koruyarak enerji arzının güvenliğini ve devamlılığını sağlamak, rekabete dayalı bir enerji piyasası oluşturmak ve duyarlı olduğumuz çevreyi ve insan sağlığını korumak bulunmaktadır. Bu politika doğrultusunda;

•Etkin ve verimli bir biçimde işletilemeyen mevcut tesisler bir an önce özelleştirilecek, yenilenip kapasitesinin artırılması sağlanacaktır.

•Yeni yatırımlar yap-işlet modelleri ile yaygınlaştırılacaktır.

•Geleceğin enerjisi olan hidrojen enerjisi konusunda ciddi bilimsel ve teknik projeler başlatılarak, diğer ileri ülkelerle birlikte uygulamaya geçiş için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

•Özelleştirme ve lisans verme usulleri tam anlamıyla şeffaf ve rekabete açık olacaktır.

•Enerji kayıplarını ve israfını önleyen projeler desteklenecek, tasarruf bilinci yurt çapında yaygınlaştırılacaktır.

•Güneş, rüzgar, jeotermal, biomas ve deniz dalgalarından elektrik enerjisi üretme gibi enerji türleri yanında yeni hidroelektrik santralleri ile yerli kömüre dayalı, yeni teknolojilerle donanımlı, verimi yüksek, çevreye zararı olmayacak termik santrallerin özel sektör tarafından kurulması desteklenecektir.

•Petrol ve doğalgaz aramalarına ağırlık verilecektir.

•Dışa bağımlı doğalgazın kullanıldığı enerji santrallerine alternatif veya ikame yatırım olarak, gerekli güvenlik ve çevre koruma önlemleri alınmak suretiyle, nükleer enerji santralleri kurulacaktır. Böylece ekonominin ihtiyaç duyduğu ucuz enerji sağlanmış olacaktır.

•Enerjide tek kaynağa bağımlılık ortadan kaldırılacaktır.

•Partimiz, dış kaynaklı petrol ve doğalgazın dünya pazarlarına açılabilmesi için ülkemizin bir köprü konumunda olduğunun bilincindedir. Bu stratejik konum etkin bir biçimde değerlendirilecek ve ülkemiz bir dağıtım terminali haline getirilecektir.

MADENCİLİK

Yer altı kaynaklarımızın zenginliği ülkemize mukayeseli bir üstünlük sağlamaktadır. Vatan ve HürriyetPartisi bu kaynakların ülke ekonomisine katkıda bulunması için ulusal çıkarlarımıza önem veren etkin bir madencilik programını süratle uygulamaya koyacaktır. Hedefimiz, katma değeri yüksek ürünlerle yerli sanayiye girdi sağlamak ve ihracatımızın miktar ve çeşitliliğini artırmak olacaktır. Bu kapsamda:

•Teknik eleman gücümüzü ve tecrübe birikimimizi kullanarak, maden aramadan tüketime kadar, her aşamada çevre bilinci gözetilerek yoğun bir faaliyet dönemi başlatılacaktır.

•Özel sektör desteklenecek, yabancı sermaye özendirilecek, hızlı ve verimli üretimin önündeki engeller kaldırılacaktır.

•Bilimsel ve teknik metotlar kullanılarak stratejik madenlerin aranması, işletilmesi, üretim ve ihracatı gerçekleştirilecektir.

•Madenlerimiz, stratejik özellikleri dikkate alınarak ve farklı metotlar kullanılmak suretiyle işletilecek veya özelleştirilecektir.

•Akarsularımızda ülke ekonomisine kazandırılmadan akıp giden madenlerimiz içinde, bu madenlerin bulunması çıkartılıp ülke ekonomisine kazandırılması için gerekli çalışmalar başlatılarak halkımız bu konularda eğitilip çeşitli kuruluşlar kurularak bu madenlerinde ekonomiye katılması sağlanacaktır.

4-4 – TARIM, ORMAN VE HAYVANCILIK (KOPERATİFLEŞME)

TARIM

Vatan Ve Hürriyet Partisi, tarım ve tarımsal destekleme politikalarının yeniden yapılandırılmasını, tarım sektöründe verimliliğin ve üretimin artırılması, üretici gelirlerinin istikrara kavuşturulması, bu kesime yönelik teşviklerin rasyonel kullanılması temel amacımızdır.

Ekonomik kalkınma ve sosyal gelişme sürecini hızlandırarak, bölgeler arasındaki göreceli gelişmişlik farkını azaltmak, kırsal alandaki verimliliği ve istihdam imkanlarını artırarak, sosyal istikrar, ekonomik büyüme gibi milli kalkınma hedeflerine katkıda bulunacak şekilde projelerin hayata geçmesini hedefleyeceğiz. Ülkemizde üretim potansiyeline ulaşmamız ile birlikte yetiştirilmesine uygun olan ürünlerin ithalatına son vereceğiz. İhracatımızı artıracağız.

Büyük maliyet ve emek gerektiren, geniş kapsamlı ve uzun dönemli bir çalışma olan tarımsal çalışmalarının sağlıklı bir şekilde yerine getirilmesinde tarım politikalarının alt yapısının oluşturulması ve tamamlanması ile üretime dayalı faaliyetin uygulanması için  kurum ve kuruluşlar, üzerlerine düşen görevleri zamanında ve eksiksiz olarak yapacak şekilde denge ve denetim sisteminin eşitlik, hesap verebilirlik ve şeffaflık ilkeleri doğrultusunda ele alınacaktır.

Tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, ülkemiz ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması ekonomimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Milletimizin gıda ürünlerinin tüketiminde birinci sınıf kalitede ürün tüketmesini sağlayacağız.

Gıda ve tarım ürünleri arzının ve fiyatlarının sürdürülebilir bir yapıda olması, gerek toplum sağlığı açısından gerekse sosyal ve ekonomik açılardan önem taşımaktadır. Gıda ürünlerinin fahiş fiyatlarla satılmasının önüne geçmek için Hal Yasasında değişiklikleri yerine getireceğiz. Üreticinin de tüketicinin de kazanmasını hedeflemekteyiz.

Ülkemizde tarımsal üretim; kuraklık, don, aşırı yağış ve diğer doğal afetler gibi iklim koşullarına ve üretim tercihlerinde yaşanan beklenmedik değişimlere göre şekillenmektedir. Ayrıca, dağıtım zincirindeki yapısal sorunlar üretici fiyatlarıyla tüketici fiyatları arasındaki ilişkiyi bozmakta ve fiyatlardaki dalgalanmaların boyutunu artırabilmektedir.

Tarımsal üretim ile gıda ve ürün fiyatlarında ortaya çıkan dalgalanmalar nedeniyle bu piyasaların yakından takibi gerekmektedir. Bu çerçevede ülkemizde, gıda ve tarım ürünlerinin; kısa ve uzun vadeli arz-talep, ihracat-ithalat ve üretim-tüketim değişimleri ile bu değişimlerin ve dağıtım zincirindeki gelişmelerin fiyatlara olası etkilerinin izlenmesi ve değerlendirilmesi, gerekli görülmesi halinde, alınacak tedbirlere ve uygulanacak politikalara teknolojik imkanlar doğrultusunda hızlı çözümler sunacak çalışmaları sağlayacağız.

Kenevir bitkisinin ekonomiye tam anlamıyla kazandırılması gereklidir. Ciddi ekonomik katkı ve faydası olan kenevir bitkisinin kontrollü bir yaygınlıkla ekilmesi desteklenecektir. Kenevir bitkisi ile ilgili yapılacak olan bilimsel çalışmalara katkı sağlanarak bu bitkiden azami ölçüde fayda sağlanacaktır.

Ülkemizin kırsal kesiminde ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın geçim kaynakları arasında tarım ve hayvancılığın ağırlıklı bir yeri bulunmaktadır. Ülke ekonomisinde önemli yere sahip olan hayvancılık sektörünün geliştirilmesi, vatandaşlarımızın istihdam ve refah seviyesinin yükseltilmesi doğrultusunda ülkemizde yayla ve meraları ücretsiz yapacağız.

Ülkemizin en önemli doğal kaynaklarından biri olan ormanlarımızda her yıl çıkan ve büyük zararlara sebebiyet veren yangınlarda, suç faillerinin büyük oranda tespit edilmesi ve cezalandırılması için gerekli çalışmaları yerine getireceğiz. Orman yangınlarının önüne geçmek için birey-toplumsal bilinçlilik seviyesini artırmak için eğitim-öğretime yönelik çalışmaları ele alacağız. Diğer politikalarda olduğu gibi tarım, hayvancılık,orman politikamızda  denge ve denetim sistemine önem veriyoruz.

Mera, yaylak ve kışlak olarak tescil edilen taşınmazların ilgili hesaplarda muhasebeleştirilmemesi ve mali tablolarda raporlanmaması söz konusu olmayacak, halkımıza duyurulacak şekilde zamanında uygulanmasını sağlayacağız. Uzun süreli kiralanan meraların kira gelirlerinin ilgili hesaplarda muhasebeleştirilmemesi ve mali tablolarda raporlanmaması, gerçek ve tüzel kişilere kiralanan veya tahsis amacı değişikliği yapılan meralar için ilgililerden alınan teminatların muhasebeleştirilmemesi ve mali tablolarda raporlanmaması, tarımsal amaçlı kooperatiflere kullandırılan kredilerden kaynaklanan alacakların gerçek tutarı göstermemesi gibi uygulamalar sona erdirilecek.

Tarımsal destekleme ödemelerinde gerçekleştirme işlemleri tamamlanmaksızın bütçeden harcama yapılması,  bütçeden yapılan hayvancılığı geliştirme projesi kapsamındaki proje ödemelerinin gerçekleştirme işlemleri tamamlanmaksızın yapılması, yersiz ödenen tarımsal destekleme giderlerinin çiftçilerden geri alınması gereken tutarın tespitinin yapılamaması gibi ciddi sorunlara karşı denge ve denetim yönetsel süreçte iç kontrol sağlanarak yerine getirilecektir.

Tarımsal amaçlı arazi kullanım plân ve projeler zamanında tamamlanacaktır. Yapım işlerinde ihale sonrası büyük kapsamlı proje değişikliklerine gidilmeyecektir.

Denizlerimizde bulunan endemik çayırlar fotosentez yapar ve güneş ışığının etkili olduğu 40 metre derinliğe kadar yayılır. Bu çayırlar balıklar için hayati önem taşımaktadır. Balıklar Posidonia denen bu çayırlar arasında hem üreyip çoğalırlar hem de beslenirler, ayrıca yavru balıklar için de barınma ve beslenme alanlarıdır. Bu nedenle dibe temas ederek çekilen ya da sürüklenen av araçlarının bu sahalarda kullanımını 40 metre yasağı ile, çayırları koruma altına alarak balıkçılıkta daha verimli avcılığı hedefleyerek, gelecek nesillerimize eko sistemi ve dengesi bozulmamış denizler bırakacaktır. bu nedenle denizlerimizde dibe temas ederek ve sürüklenerek çekilen av araçlarının 40 metre derinlik altında avlanması yasaklanacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, kırsal kalkınma yatırımı projelerinin tamamlanma sürelerinin ötelenmesine izin vermeyeceği gibi  ekonomik kayıpların yaşanmasına da son verecektir. Demokratik yasaların uygulanmasını esas alan partimiz, yanlışı, usulsüzlüğü ortadan kaldırıp milletimizin güvenini sağlayacak adımlar atacaktır.

ORMAN

Ormanlarımız ağaçlarla birlikte diğer bitkiler, hayvanlar, canlı varlıklarla birlikte toprak hava, su , ışık ve sıcaklık gibi doğal hayatın fiziksel çevre faktörlerini dengeleyen, yaşamımızın her anında ihtiyaç duyduğumuz oksijen kaynağı olmakla birlikte, erozyonu önleyen, rüzgarları tutan yapısı ile, akarsuların taşkınlıklarını engelleyen, yaban hayatını destekleyen, yaban hayvanların barınma ve üreme  gibi korunakları olan, buharı yoğunlaştırıp yağmur bulutlarının oluşumunu sağlayan, ekonomik olarak kırsal kesimde bulunan vatandaşlarımıza kaynak sağlayan, bizler için faydaları saymakla bitmeyen ormanlarımızın korunması geliştirilmesi ve korunması için partimiz olağanüstü bir çaba gösterecektir.

Ülkemizin çeşitli ormanlık bölgelerinde doğal nedenlerin yanı sıra kasıtlı bir şekilde orman yangınları çıkarılmaktadır. Bir fiziki müdahale ile ormanlarımızı yakanlara yönelik ağır yaptırımların uygulanması gerekmektedir. Topraklarımızın büyük bir kısmı çölleşme ve erozyon tehdidi altında bulunan ülkemizde ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarının önemi herkes tarafından bilinmektedir. Tüm kamu, kurum ve kuruluşlar ile birlikte sivil toplum örgütlerinin dahil olacağı şekilde ağaçlandırma politikasının uygulanması ve doğanın korunması hedeflenmektedir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, ağaçlandırma, ormanlarımızın ıslahı ve erozyon kontrol çalışmalarına büyük önem verilmektedir. Ağaçlandırma, erozyonla mücadele ve iyileştirme çalışmalarının hızlandırılacağı ve kararlılıkla devam ettirilecek şekilde çalışma programları uygulanacaktır. Söz konusu çalışma planında hedef ve stratejiler, çalışma planı ve uygulamalar, bunların yerine getirilmesinden sorumlu ve ilgili kuruluşlar, iller bazında yapılacak çalışmalar ile diğer hususlar denetimlerle birlikte uygulanması sağlanacak olup ilgili kurum ve kuruluşlar tarafından eksiksiz bir şekilde yerine getirilecektir. Orman yangınlarını önlemek için hava taşıtlarının yeterliliği sağlanacak olup su alanlarına ulaşımı zor olan bölgelerde su depolama alanları oluşturularak yangınlara müdahale edilmesi anında sağlanacaktır.

Değişen dünya ve ülke koşullarına uygun olarak belirlenecek bir ulusal ormancılık politikası doğrultusunda gelecek 100 yılı hedef alan bir ormancılık ana planı hazırlanacaktır. Orman bölgelerinde yaşayanların ormanların korunmasında söz sahibi olmaları sağlanacaktır. Mülkiyet hakkı devlette kalmak kaydıyla orman köylüsüne, özellikle ağaç dışındaki orman ürünleri üzerinde kullanma hakkı ve muhafaza sorumluluğu verilecektir. Özel ormancılık desteklenecek ve meyve, tohum ve çiçeklerinden faydalanılan ağaçların uygun ekolojide ve özel sektörce yetiştirilmeleri teşvik edilecektir.

HAYVANCILIK VE MERALAR

Hayvansal üretim, hayvansal üretime yönelik temel bilimler, hayvan yetiştirme, hayvan besleme, hayvan ıslahı, hayvancılıkta mekanizasyon, ekonomi ve istatistik, biyoteknoloji, hayvansal ürünler ve işleme teknolojisi, üzerine çalışmaları kapsamlı bir şekilde yerine getirecektir. Partimiz, ülkemizin tarımsal ve hayvansal üretimlerde dünya piyasasında ön sıralarda olmasını sağlayacaktır.

Ülkemizin kırsal kesiminde ve özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgelerimizde yaşayan vatandaşlarımızın geçim kaynakları arasında tarım ve hayvancılığın ağırlıklı bir yeri bulunmaktadır. Ancak terör olaylarının etkilediği bölgelerimizde zaman zaman can ve mal güvenliğinin tehlikeye düşme ihtimaline binaen gerek vatandaşların kendi iradelerine bağlı olarak, gerekse alınan idari kararlar nedeniyle yayla ve meralardan bir kısmı kullanılamamakta veya sınırlı bir şekilde istifade edilebilmektedir.

Ülkemiz genelinde ise meraların kullanılması ücretlendirilmiştir. Bu durum ülke genelinde ekonomiyi olumsuz etkilediği gibi, hayvancılıkla uğraşan vatandaşlarımızın geçim kaynağını da etkilemektedir. Özellikle ülkemizin terör sorunundan en çok etkilenen bölgesi olan Güneydoğu Anadolu’da  işsizliğin ve fakirliğin artmasına yol açmakta ve dolayısıyla işsiz ve fakir vatandaşlarımızın bölücü kişi ve gruplarca istismarına elverişli ortam hazırlamaktadır.

Ülkemiz ekonomisinde önemli yere sahip olan hayvancılık sektörünün geliştirilmesi, vatandaşlarımızın istihdam ve refah seviyesinin yükseltilmesi, bölücü kişi ve grupların propaganda ve istismarlarının engellenmesi bakımından uygulamadaki mevzuatlar çerçevesinde yayla ve meralarla ilgili uygulamaların yeniden gözden geçirilmesinde zaruret görülmektedir.

Milli birlik ve bütünlüğümüzün korunması, ülke genelinde emniyet, asayiş ve kamu güvenliği ile vatandaşlarımızın can ve mal emniyetinin sağlanması için başta terör olmak üzere suç ve suçluyla mücadele için her türlü tedbir alınmakta ve uygulanması adına bir yandan güvenlik güçlerimiz marifetiyle suç ve suçluyla doğrudan ve karalılıkla mücadele edilirken diğer yandan istihdamın artırılması, ekonomik hayatın geliştirilmesi ve fakirlikle mücadele etmek suretiyle suçu ve suçluyu üreten ortamın yok edilmesine yönelik tedbirlerin alınması ve uygulamasında da aynı kararlılıkla hareket edilmesi gerekmektedir.

Et ve Süt Kurumu işletmesinin ülkemiz genelinde yaygınlaşması sağlanarak, vatandaşlarımızın hayvancılıkla iştigallerinde her türlü desteği sağlayacaktır. Kuruluşun görevleri arasında yer alan çalışmalarını yürütülürken, özellikle Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgesinde kültür ırkı kasaplık canlı hayvan besiciliğinin geliştirilerek, halkımızın hijyenik şartlarda üretilmiş sağlıklı ve güvenilir et ve et ürünleri tüketimini sağlamaya yönelik bir politika izlenmesi şarttır.

Tarım ve tarımsal destekleme politikalarının yeniden yapılandırılması, tarımsal konularla ilgili olarak hazırlanan her türlü kanun, kararname, yönetmelik, tebliğ, plan, proje ve benzeri çalışmalarda üreticilerimizin, çiftçilerimizin de görüş belirtmeleri sağlanarak bu konuda gelişim sağlanacaktır.

KOOPERATİFLEŞME

Büyük ölçekli işletmelerin ve şirketlerin tekelleşerek, küçük ve aile işletmelerini yok etmeleri yerine, verimli bir üretim geliştirmek adına kooperatifleşme, ülkemizin tarımsal alanda geleceği adına en önemli adım olacaktır. Kooperatifleşme ile küçük aile işletmeleri daha rekabetçi koşullarda üretim yapacaklardır. Tarımsal  faaliyetlerde önemli riskler vardır. Bu riskleri minimize etmenin, zorlukları azaltmanın ve tarım sektörünü güçlü hale getirmenin yegane yollarından biri kooperatifleşmektir. Partimiz ulusal anlamda kooperatifleşmeyi  geliştirici, destekleyici, güçlendirici  adımları  atarak, tarımın daha modern yapılmasını sağlayacaktır.

YERLİ ÜRETİME TEŞVİK, YERLİ MARKA HEDEFİ

Milletimizin ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması, mali ve ekonomik açıdan ülkemizin kazanımı olacağından önemli bir meseledir.

Gelişen teknolojilere ayak uydurmak, yeni teknolojiler geliştirerek yerli üretimin sürdürülebilir bir şekilde devam için,  yapısal sorunların ortadan kaldırılması rekabet ve tasarruf işleyiş sisteminin uygun hale getirilmesi ve buna uygun hareket edilmesi kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarla birlikte şirketlerin yerli üretimine teşvik edilmesi hesap verebilirlik, şeffaflık ve üretkenlik amacının gerçekleşmesi planlaması ile yerli üretim teşvikinin yürütülmesi partimizin önemli adımlarından biri olacaktır.

Türkiye’de üretilen ürünlerin teklif edilmesini engelleyen düzenlemelerin teknik şartname usulleri etrafında ele alınması sağlanacaktır. Kamu ihale mevzuatına aykırı olarak, isteklilerin ithal ürün ya da belirli bir ülkenin malını teklif etmesine yönelik düzenlemelerin yapılması durumunda önceliğin kaliteli olması şartıyla yerli üreticilere sağlanması gerekmektedir.

Mecburi ithal ürünlere ilişkin olarak yabancı belgelendirme kuruluşları tarafından düzenlenen ve zorunlu olmayan belgelerin ihale dokümanlarında aranacak olması, mecburi ithal ürünlerin kendi ülkemizde üretime hazır hale getirilmesi amacıyla gerekli çalışmalar yapılacaktır.

İthal ürün teklif eden isteklilerin yurt dışında mal teslim edebilmelerine imkan tanınması durumunda, teslim yeri, navlun, gümrük ve vergi giderleri gibi unsurların tekliflerin değerlendirilmesinde nasıl dikkate alınacağına dair ihale dokümanlarında düzenlemelerin yapılması yanı sıra ithal ürünlerin denetiminde milletimizin menfaatinin esas alınıp alınmadığının kontrolü sürdürülebilir olması hedeflenecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, yerli üretimlerimizin dünya markası olması yolunda özgürlükçü, rekabetçi, hukuksal güven sağlanarak bölgesel olmak üzere kapsamlı çalışma içinde olacaktır.

TÜRKİYE MARKASI, LOGOSU VE SLOGANI

Teknolojinin sürekli gelişmesi, yenilenmesi ile birlikte dijital iletişim imkânlarının günden güne arttığı çağımızda etkili tanıtım yapmak ve birbiriyle uyumlu bilgiler vererek ortak gerçekçi bir  algı oluşturmak, vazgeçilmez pazarlama ve markalaşma stratejisi olarak ön plana çıkmaktadır.

Toplumlar arası ilişkilerin sıklaştığı ve ekonomik bütünleşme süreçlerinin hızlandığı günümüz dünyasında ülkeler, kendi değerlerini ortak bir markada buluşturarak tanıtım yapmakta ve küresel rekabette avantajlı hale gelmek için yoğun çaba sarf etmektedirler.

Vatan ve Hürriyet Partisi, turizm, sanayi, teknoloji, ulaşım, eğitim, bilim ve sanat gibi pek çok alanda büyük bir atılım ile girişimciliği gerçekleştirerek ekonomik büyümeyi, mal ve hizmet ihracatını, ürünlerin kaliteli olması ve genel kabul görecek şekilde marka stratejisini hayata geçirerek dünya piyasasında söz sahibi olmayı hedefler.

Ülkemizin gücünün ve potansiyelinin etkin şekilde anlatılması ve küresel ölçekte tanıtımının yapılması ülkemiz hakkındaki olumlu algıyı pekiştirecek ve imajımızı daha da güçlendirecek çalışmalarda kayda değer marka girişimlerinin desteklenmesiyle mümkündür.

Tarihimizi, medeniyetimizi, değerlerimizi, sanayimizin gücünü, hizmet sektörümüzün kalitesini, insan kaynağımızı, kültürümüzü, sanatımızı ve potansiyelimizi yansıtacak şekilde tasarlanacak markaların yurtiçi ve yurtdışı ülke tanıtım faaliyetlerinde koordinasyonu sağlamak ve söz konusu tanıtımlarda logonun etkin şekilde kullanılması için ilgili kamu kurum ve kuruşlarla birlikte marka üzerine çalışmaya katılacak sivil toplum kuruluşlarının ortak başarı sağlaması yönünde adımlar atılacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, ülkemizin kalkınmasında, tanıtılmasında ve ortaya çıkacak yeniliklerin desteklenmesinde marka değerine önem vermektedir. “Türkiye İçin İleri, Daima İleri” ülküsü ile , markalaşma politikası ile Türkiye dünya piyasasında yerini alacaktır. Çok paydaşlı çalışmayı gerektiren bu hususta girişimcilere yönelik katkı sunmak sürdürülebilir  politika ile mümkün olacaktır.

DERE YATAKLARI VE TAŞKINLAR

Yurdumuzun değişik yörelerinde meydana gelen ve can ve mal kayıplarına sebep olduğu kadar, günlük hayatı, her türlü ekonomik ve ticari faaliyeti olumsuz yönde etkileyen taşkınların önlenmesi ve yol açtığı kayıpların giderilmesi için dere yataklarında HES işletmelerinin zararını yaşamaktayız. İnsan, hayvan ve doğa hayatını doğrudan etkileyen uygulamalara karşı il, ilçe ve belde gibi büyük ve orta ölçekteki planlı yerleşim yerleri ile mevzii planlara göre yapılan küçük ölçekteki her türlü yerleşim birimlerine ait imar planlarının düzenlenmesi esnasında ilgili kuruluşların bilimsel çalışmalarına önem verilecektir.

Çeşitli kullanım alanları oluşturmak maksadıyla derelerin üzeri, zaruri hallere münhasır olmak üzere dere yataklarında gerçekleştirilecek her türlü yapılar ilgili kurum veya kuruluşlarca onaylı bir projeye dayanması gerekmektedir. 

Dere yatakları üzerine her ne sebeple olursa olsun yapılacak köprü ve menfez gibi alt yapılar ile dere yatakları üzerinden veya sınırından geçirilecek enerji nakil hattı, yol, petrol-doğal gaz boru hattı, telefon hattı, içme suyu ve kanalizasyon hatları ve benzerleri gibi çeşitli kuruluşlarca değişik maksatlı yapılar inşa edilmeden önce bölgede gerekli araştırmalar ve analizler yapılarak, yapılacak tesislerin bu bilimsel veriler doğrultusunda inşası sağlanacaktır.

Kamu kurum ve kuruluşlarınca, köprü altındaki su akış kesitinin daralmasına sebebiyet veren ve su akışını engelleyen yapılar yapılmayacaktır. Özel ve tüzel kişilerce yapılmak ve yaptırılmak istenen bu tür yapılara da kesinlikle izin ve ruhsat verilmeyecektir.

Dere yatağından alınacak malzeme yerleri, köprüye göre tercihen memba tarafında olacak ve hiçbir şekilde köprüye 750 m. den daha yakın mesafede olmayacaktır. Malzemenin alınması, derenin akış rejimini ve akış doğrultusunu değiştirmeyecek şekilde olacaktır. Mansap tarafından malzeme alınması durumunda malzeme alınan yerle köprüye olan mesafesi, yatağın topoğrafik, hidrolik ve taban malzemesi koşullarına göre tespit edilecek ve bu mesafe hiçbir zaman 1000 m. den daha yakın olmayacaktır. Orijinal talveg hattının muhafaza edilmesi şartıyla ruhsat verilecek, kum-çakıl işletmeleri bu esaslara göre denetlenecek, aksi davranışta bulunanların ruhsatları iptal edilecektir. 

Dere ıslah çalışmaları esnasında, kamu kurum ve kuruluşlarının sorumluluğundaki yapıların (yol, köprü vb.) zarar görmemesi için ilgili kuruluşların koordinasyonu sağlanarak gerekli tedbirler alınacaktır. Denetleme sorumluluğu olan ilgili kamu , kurum ve kuruluşların görev tedbirsizliği söz konusu olduğu zaman adli ve idari yönden cezalandırılmaları, Türkiye Büyük Millet Meclisinde araştırma komisyonu kurulması ile ele alınacaktır. Vatan ve Hürriyet Partisi, insan ve doğa hayatına önem vermektedir.

İKLİM DEĞİŞİKLİĞİ MÜCADELE

Tüm dünya ülkelerinin katkılarıyla, fosil yakıtların kullanımı sonucu oluşan sera etkisi ile ortaya çıkan global iklim değişikliğinin önlenmesi insanlığın ortak sorunudur. Gelecek kuşaklara yaşanabilir bir dünya mirası bırakma temel insanlık görevimizdir.

Bu anlayışla birlikte 1994 yılında yürürlüğe girmiş bulunan Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi’nin her iki ekinde de Ülkemiz bir OECD ülkesi olarak, gelişmiş ülkeler statüsünde yer almış bu nedenle de henüz sözleşmeye taraf olunması ile iklim değişikliği mücadelesinde lider ülke olma hedefindeyiz. Türkiye, çeşitli platformlarda ilgili bakanlık, kurum ve kuruluşların katkılarıyla hazırlanmış ayrıntılı teknik rapor ve bilgilerle, taraf ülkelere sözleşmeye taraf olma nedenlerini bilimsel veriler ışığında izah etmelidir. Ülkemizin anılan sözleşme ve protokol kapsamındaki pozisyonunu güçlendirebilmek amacıyla yapılacak çalışmaların eşgüdümü ve iklim değişikliği konusunda ulusal düzeydeki tüm çalışmaların daha stratejik bir bakış açısıyla ele alınması amacıyla; kısa, orta ve uzun vadede enerji sistemine yararlı olacak çalışmaların ivedi ve sürdürülebilir anlayışı egemen kılmak hedeflerimiz arasındadır. Çünkü, ”İnsan Yaşat ki, Devlet Yaşasın.“ anlayışına sahip yüce bir kültüre sahip, bu bağlamda Dünyayı yaşat ki İnsan yaşıyor diyoruz. Vatan ve Hürriyet Partisi, ülkemizin menfaatleri doğrultusunda iklim politikalarına önem vermektedir.

4-5 – BİLİM, SANAYİ VE TEKNOLOJİ

Blokchain, starlink uyduları, Neuralink, yapay zeka gpt-3,  artırılmış gerçeklik, yapay zeka, 5 G teknolojisi, uzay teknolojisi ile birlikte iletişim çağındayız. Dijital teknolojik süreçleri yakından izleyen partimiz, bilim ve teknoloji alanındaki araştırma ve geliştirme politikalarının ekonomik kalkınma, sosyal gelişme ve millî güvenlik hedefleri doğrultusunda milli ve yerli ürünlerin geliştirilmesi için çalışmalarını yerine getirip dünya bilim teknolojik gelişmesine hızla ulaşmak, dünyada adından söz ettiren bir Türkiye hedefimiz söz konusu olacaktır. Bilim, teknoloji ve sanayide ekonomik bağımsızlığımızı güçlendirecek teknolojik özgürlüğü gerçekleştirmek için değişimi ve gelişimi gerçekleştireceğiz. Yeni ekonomi olarak isimlendirilen hızlı verimlilik artışlarına, dolayısıyla sürekli teknolojik ilerlemeye dayalı bir ekonomi yapısının ortaya çıkması ve yeni bir çağın içinde olmamız, ülke olarak, bilim, sanayi ve teknoloji sistemine bakışımızı temelden değiştirmemiz gereğini ortaya koymaktadır.

Türkiye için hayati öneme haiz olan bilim, teknoloji ve sanayi çalışmasında uluslararası ürün piyasası yakından izlenerek uygulanabilir yeni kararların hızla hayata geçirilmesiyle, ülkemizin bilim, sanayi, teknoloji, tıp, enerjide, tarım, astronomi, yazılım ve donanım vb. araştırma programlarının  güncelliğini koruyacak şekilde hazırlanmasıyla, ülkemizin üretkenlik potansiyelinin daha iyi değerlendirilmesi mümkün olacak; sürdürülebilir teknolojilerde kazanımların kalitesinin uluslararası standartlara yükseltilmesi gerektiğine inanmakla birlikte  bütün bu çalışmaların yürütülmesi, büyük ulusal fonların oluşturulması ve harcamasını gerektirmektedir. Partimiz bu kaynağın yaratılmasını ve  bu alanda değerlendirilmesini yerine getirip, çalışmalarını hızlandıracaktır. Gerek strateji dokümanının hazırlanması, gerekse diğer kararların hızla hayata geçirilmesi, tüm kamu ve özel kuruluşlarımızın ve üniversitelerimizin işbirliği ile girişimcilerimizin katkıları ile sonuç almak için ülkemizin bilim, teknoloji ve sanayide en üst düzeyde etkinliğe kavuşması için  girişimcilikte bilgiye, liyakate, donanıma vererek, beyin göçlerinin de  önüne geçerek, ülkemizin yetiştirdiği bilim adamlarının ülkemizde kalarak, ülkemizin gelişmesine katkıda bulunacaklardır.

Gelişmiş ülkelerin sanayi toplumundan bilgi toplumuna dönüşüm evresini gerçekleştirdiği ve hızla ilerlediği bir süreçte  ülke olarak, geleceğimizi bilgiye dayalı bu yeni dünya düzeninde saygın bir yer almak üzere planlamamız gerekmektedir. Bilgiye dayalı büyük ve yeni Türkiye’de güçlü ekonomi için  internet altyapısının geliştirilmesi gerek ulusal hedeflerimize ulaşmak amacıyla uzun dönemli bilim ve teknoloji politikalarımızın belirlenmesi bağlamında büyük önem taşımaktadır.

Bilimsel araştırma ve teknolojik geliştirme çalışmalarının ülkenin ekonomik gelişmesine ve toplum ileri düzeyinin yükseltilmesine en üst düzeyde katkı yapacak biçimde planlanması ve yürütülmesi, uzun ve orta erimli bilim ve teknoloji politikalarının bilinçli ve çağdaş gelişmelerle uyumlu bir anlayış içinde oluşturulması ve uygulanması gerektirmektedir. Vatan ve Hürriyet Partisi, Cumhuriyetimizin 100. yılında Atatürk’ün işaret ettiği muasır medeniyet seviyesine ulaşmak üzere, önümüzdeki 10 yıl için bilim ve teknoloji politikalarımızın sonuç alınacak şekilde kapsamlı, yöntemi ve yönetim örgütlenmesi onaylanan “Vizyon 2023: Bilim ve Teknoloji Stratejileri” projesinin en belirgin özelliği, bilim ve teknolojiyi, ekonomik, sosyal ve toplumsal gereksinimlerimiz doğrultusunda kullanabilmemiz amacıyla hareket edecek şekilde çalışmalarını tamamlayıp bilim, teknoloji ve sanayide kamu, özel kesim ve üniversitelerimizin katkıda bulunacakları çalışmaları bilim ve teknolojideki gelişmeler ülke yararları doğrultusunda değerlendirecek,  bu konuda bir toplumsal uzlaşma yaratılmasıyla ileriyi daima ileriyi hedefleyecektir.

Bu çerçevede, bu değişim ve dönüşüm kapsamında, Türkiye’yi ülke olarak doğru konumlandıracak mekanizmaları tespit etmek, değişik platformlarda sürdürülen tartışmaları değerlendirmek, yapılan çalışmaları koordine ederek ulusal bir çatı altında birleştirmek, günlük siyasetin dışında bağımsız ve tarafsız bir şekilde hayata geçirilmesini önemli görmekteyiz.

Bilim, teknoloji ve saniyede eksikliklerin tamamlanmasının yanı sıra vizyon hedefli bakış açısıyla hızlı ve etkili bir çalışmanın gerekliliğine inanmaktayız. Sanayi politika ve stratejilerinin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmakla sanayi ürünlerine yönelik idari ve teknik düzenlemeleri hazırlanıp uygulanmasını sağlayacağız.

Ekonominin verimlilik esaslarına uygun olarak gelişmesi amacıyla verimlilik politika ve stratejilerinin hazırlaması amacıyla çalışmalar yaparak  sanayi işletmelerinin verimliliğini artırıp geliştirmekle temiz üretim projelerini destekleyeceğiz.  Ekonominin verimlilik esaslarına uygun olarak gelişmesi amacıyla verimlilik politika ve stratejilerinin hazırlanması amacıyla çalışmaları tamamlayıp hedefsel bir şekilde  sanayi işletmelerinin verimliliğini geliştireceğiz.

Ekonomik kalkınma, sosyal gelişme ve milli güvenlik hedefleri doğrultusunda bilim, teknoloji ve yenilikçilik politikalarının belirlenmesi çalışmalarını yapmak amacıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliğinin sonuç alacak şekilde belirlenecek  politikaların uygulanmasını sağlayacağız.

Geleceğin enerjisi olan hidrojen enerjisi konusunda ciddi bilimsel ve teknik projeler başlatılarak, diğer ileri ülkelerle birlikte uygulamaya geçiş için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Sanayiye yönelik araştırma, geliştirme ve yenilikçilik program ve projelerini, bu kapsamda yapılacak faaliyet ve yatırımları desteklemek, teşvik tedbirleri almak ve uygulamak, bu konularda düzenleme ve denetlemeler yapmak partimizin yerine getireceği hususlar olacak ve organize sanayi bölgesi, endüstri bölgesi, teknoloji geliştirme bölgesi, serbest bölge ve sanayi siteleri için uygun alanları belirlemek ve bu alanlardan uygun görülenlerin altyapılarını yapılması ile  mekânsal strateji planları, çevre düzeni planlarında sanayi alanlarına ilişkin görüş verilmesiyle organize sanayi bölgeleri, endüstri bölgelerinin planlanmasına, kuruluşuna, yapılaşmasına ve işleyişine ilişkin mevzuatla verilen görevlerin  organize sanayi bölgelerinin faaliyetleri için gerekli olan projelerin tamamının hayata geçirilmesini hedefleyen Vatan ve Hürriyet Partisi bu doğrultuda anılan süreçleri eksiksiz, hızlı bir şekilde yerine getirip, eksikleri tamamlayacaktır.

Bilim ve teknolojinin ekonomik kalkınma ve toplumsal refah açısından stratejik önemi olduğuna ve ülkemizin bilim ve teknoloji politikalarının Türkiye’deki ve yurt dışındaki bilim adamlarımızın geniş katılımıyla oluşturulması gerektiğine inanıyoruz.

 Doğru seçilecek bilim ve teknoloji politikalarının uygulanması sonucunda ülkemizin kapasitesinin artacağında şüphe yoktur.

Bilim ve teknoloji politikalarının ana unsuru bilim ve teknolojiyi, ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürecek mekanizmalar olmalıdır. Partimizin bilim ve teknoloji alanında izleyeceği başlıca politikalar şunlardır:

•Bilim ve teknoloji atılım projesi; katma değeri yüksek yeni ürün, hizmet ve sistemleri Türk ekonomisine ve sanayisine kazandıracak biçimde hayata geçirilecektir.

•Temel ve uygulamalı bilimler dengeli bir biçimde ele alınıp projeler bazında desteklenecektir.

•Ulusal İnovasyon Sistemi kurma çalışmaları hemen başlatılacaktır.

•Türkiye’nin bilim ve teknoloji kapasitesini artıracak, yeni buluşları üretime kazandıracak her türlü çalışma desteklenecek ve gereken düzenlemeler yapılacaktır.

•Başta özel sektör ve üniversitelerimiz olmak üzere Türkiye’de araştırma ve geliştirme faaliyetlerine katkı sağlayacak tüm araştırma kuruluşları bilgi üretme kriterine göre desteklenecektir.

•Devlet bütçesinden AR-GE’ye ayrılan pay yıllar içerisinde oransal olarak Avrupa Birliği ortalamalarının üzerine çıkarılacaktır.

•Uluslararası ortak araştırma projelerinde Türk bilim adamlarının yer alabilmesi için gereken destek verilecektir.

•Başta sanayi kuruşları olmak üzere ve tüm ülkeyi uluslararası sisteme entegre edecek tüm ülkenin bilgiye hızlı erişimini sağlayacak ulusal enformasyon ağının altyapısı hayata geçirilecektir.

•Üniversite-sanayi işbirliği mutlaka gerçekleştirilecektir.

•Üniversitelerin, araştırma kurumlarının bilgi birikimini ve özel sektörün girişimciliğini buluşturan “Teknoloji Geliştirme Bölgeleri Teknoparklar”ın sayı ve etkinlikleri artırılacaktır.

•Teknolojik buluşların üretime dönüşmesini kolaylaştıracak Risk Sermayesi Yatırım Ortaklıkları teşvik edilecektir.

•Enformatik, biyoloji ve gen mühendisliği, ileri malzeme teknolojileri, enerji teknolojileri, gıda teknolojileri, esnek üretim sistemleri ve sağlık teknolojilerine özel önem verilecektir.

•Beyin göçünün önlenmesine çalışılacak, tam tersine yerli ve yabancı bilim adamlarının dönemsel ve kalıcı olarak Türkiye’ye gelmeleri teşvik edilecektir.

•Türkiye’nin tarihsel ve kültürel birikimini gün ışığına çıkartacak, sosyolojik gerçeklerini araştıracak, sosyal ve siyasal derinliğini artıracak, Türkiye’ye özgü sosyal, kültürel ve ekonomik politikaları araştıracak çalışmalar da en azından bilim ve teknoloji araştırmaları kadar desteklenecektir.

4-6 – YERALTI, YERÜSTÜ ZENGİNLİKLER VE SU POLİTİKALARI

YERALTI, YERÜSTÜ ZENGİNLİKLER

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin tamamıyla milletimizin menfaati ve refah düzeyinin yükseltilmesi doğrultusunda kullanmayı, doğal kaynaklarımızın ve zenginliklerimizin değerlendirilmesinde anın teknolojisi kullanılarak doğaya ve çevreye zarar vermeden kullanılmasını,  ülkemizin ağaçlandırma seferberliği ile çölleşmesinin önüne geçerek, geleceğimize kıraç topraklar yerine yemyeşil ormanlarıyla doğal bir çevre bırakmayı, su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisinde bulunan ülkemizi bu durumdan çıkartacak tedbir ve önlemleri alarak, su sıkıntısı çekmeyen ülkeler kategorisine geçmesini sağlamak için gerekli çalışmaları ve önlemleri almayı,  tarım için kullanılan ekilebilir arazilerin imara açılmasının önlenerek, iklim değişiklikleri ve toprağın ve suyun kirlenmesi ile azalan üretimin ve su sıkıntısının dünyada geleceğin en büyük  problemlerinden olacağı ön görüsü ile suya ve toprağımıza sahip çıkacak katı önlemleri almayı gaye edinir.

SU POLİTİKALARI

Bölgemizin ve dünyanın su sorunu günden güne artmaktadır. Özellikle sınır aşan su kaynaklarında uluslararası  hukuk, nehirlerin kaynağı yerine en son döküldüğü yeri korumaktadır. Ülkemizin özellikle sınır aşan nehirler konusunda, suyun kaynağı noktasında olması dolayısı ile uluslararası baskılarda artmaktadır.

Partimizin oluşturacağı devlet politikası ile, su kaynaklarımızın etkin bir şekilde kullanılması sağlanarak yapılacak ciddi yatırımlarla ülkemizin su sıkıntısı çeken ülkelerden su sorunu olmayan ülkeler arasına katılımı sağlanacaktır. 

Çevre kirliliği ve iklim değişikliği ile yaşayacağımız su sıkıntısına ek olarak sularımızın ve su havzalarımızın kirlenmesinin önüne geçerek, gelecek nesillerimize su sıkıntısı olmayan bir ülke bırakmak bu günden borcumuzdur.

Tarımsal sulama alanlarında tasarruf sağlayan gelişmiş teknoloji sistemleri kullanmaya başlanılacaktır. Su ve su havzalarımız koruma altına alınacaktır. Su güvenliği konusunda Avrupa Birliği mevzuatını, ulusal ve uluslararası

Yeraltı su kaynaklarına partimiz gereken önemi verecektir. Özellikle yeraltı su kaynaklarını bulup ortaya çıkarmak için gerekli araştırmalar yapılacaktır. 

Partimiz, su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisinde bulunan ülkemizi bu durumdan çıkartacak tedbir ve önlemleri alarak, su sıkıntısı çekmeyen ülkeler kategorisine geçmesini sağlamak için gerekli çalışmaları ve önlemleri almayı, iklim değişiklikleri ve toprağın ve suyun kirlenmesi ile azalan üretimin ve su sıkıntısının dünyada geleceğin en büyük  problemlerinden olacağı ön görüsü ile suya ve toprağımıza sahip çıkacak katı önlemleri alacaktır.

4-7 – ULAŞTIRMA VE ALTYAPI

ULAŞTIRMA VE ALTYAPI

Vatan ve Hürriyet Partisi ulaştırma, denizcilik haberleşme ve posta iş ve hizmetleri doğrultusunda politika geliştirerek, üç tarafı denizlerle kaplı ülkemizde Denizcilik Bakanlığının kurulmasının gerekliliğine inanmaktadır. Milli politika, strateji ve hedeflerin belirlenmesi amacıyla çalışmalar yapmak ve belirlenen hedefleri uygulamak üzere su yolu projelerinin geliştirilmesi, kurulması, kurdurulması, işletilmesi ve işlettirilmesi hususlarında, ilgili kurum ve kuruluşlarla koordinasyon içerisinde, denge ve denetimin sağlandığı çalışmalar doğrultusunda milletimizin menfaatine hizmetlere öncelik vererek, ulaştırma ve denizcilik iş ve hizmetleriyle ilgili altyapı, şebeke, sistem ve hizmetleri; ticari, ekonomik ve sosyal ihtiyaçlara, teknik gelişmelere uygun olarak planların kurulduğu, kurdurulduğu  işletme anlayışını  geliştirmenin yanı sıra ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve posta iş ve hizmetlerinin ekonomik, seri, elverişli, güvenli, kaliteli, çevreye kötü etkisi en az ve kamu yararını gözetecek tarzda serbest, adil ve sürdürülebilir bir rekabet ortamında sunulmasını sağlayacağız. Vatan ve Hürriyet Partisi, Ulaştırma, denizcilik, haberleşme ve bilgi teknolojileri alanlarında; dengeli, erişilebilir, ekonomik ve güvenli hizmet anlayışıyla, toplumun yaşam kalitesinin yükseltilmesine ve ülke kalkınmasına katkı sağlamakla birlikte güvenli ulaşımı, hızlı erişimi sağlayan, iç kontrol sistemi güçlü olacak şekilde firmalarla  yapılan anlaşmaların milletimizin menfaati gözetilerek yapılmasını hedeflemektedir. Bu doğrultuda ulaştırma, denizcilik ve alt yapı hizmet politikamızda;

1. Kamulaştırma yoluyla edinilen duran varlıklara ilişkin bedellerin hatalı muhasebeleştirilmesinin önüne geçilecektir.

2. Devam etmekte olan yatırımlara ilişkin tutarların yapılmakta olan yatırımlar hesabında izlenmesi sağlanacaktır.

3. Geçici kabulü yapılan yatırımların ilgili maddi duran varlık hesaplarına aktarılmasına ilişkin tespitler yapılacaktır.

4. Yapım işlerine ait nihai projelerin haklar hesabında izlenmesi sağlanacaktır.

5. Tasfiyesine karar verilen iş için ödenen tazminat, faiz ve vekalet ücretlerinin hatalı muhasebeleştirilmesi gibi durumlar söz konusu olmayacak, denetimi sağlanacak, hak kaybı yaşanmayacaktır.

6. Kurum aleyhine sonuçlanan hukuk davalarına ilişkin muhasebe kayıtlarında eksiklikler bulunması gibi hatalı idari işlemler söz konusu olmayacak , aleyhe sonuçlanan davaların tespiti ile birlikte düzenlemeler söz konusu olacaktır.

7. Avrasya Tüneli projesinde hizmet imtiyaz varlığı ve gelecek dönemlere ait muhtemel vazgeçilen gelirlerin gerçek değerleriyle mali tablolarda yer alması sağlanacaktır.

8. Duran varlıklar için yapılan değer artırıcı harcamaların giderleştirilmesi

9. İdari para cezası peşin ödeme indirimlerinin hatalı muhasebeleştirilmesi söz konusu olmayacaktır.

10. İdari para cezası tahakkuk kayıtlarının yapılmaması 11. tasfiye sonucu ortaya çıkan kesin hak ediş alacağının ilgili maddi duran varlık hesabından mahsup edilmemesi gibi hatalı işlerin önüne geçilecektir.

12. Tesislerin, Taşınır Mal Yönetmeliği’ne uygun muhasebeleştirilmesi sağlanacaktır.

13. Taşınmazlara ilişkin icmal cetvelinde yer alan tutarlar ile bilançoda yer alan maddi duran varlık hesaplarında kayıtlı tutarlar arasında uyumsuzluk bulunmayacak şekilde çalışma yerine getirilecek.

14.  Avrasya Tüneli Projesinde uygulama sözleşmesi gereği idarece verilen talep garantilerinin hatalı muhasebeleştirilmesinin önüne geçilecektir.

15. Avrasya Tüneli’nden kaçak geçiş yapan araçların muayenesinin, alım-satımının ve yurtdışına çıkışının önlenmesine yönelik yükümlülüklerin yerine getirilmesi sağlanacaktır.

16. Avrasya Tüneli Projesinde talebi üzerine 2019 yılı için uygulanan geçiş ücreti indirimine ilişkin fark ödemelerinin gecikmeli olarak yapılması nedeniyle gecikme faizi ve döviz kuru farkı ödenmesi ile alakalı durum tespiti yapılacak. Bu sonucun zararları sorumluları tarafından sağlanması üzerinde yasal çalışmalar yapılacaktır.

17. Vadesi geçmiş teminat mektuplarının mali tablolarda izlenmeye devam edilmesi gibi hususlar ortadan kaldırılacaktır.

18. Elden çıkarılacak stoklar ve maddi duran varlıklar hesabında kayıtlı değerden fazla amortisman ayrılması gibi durumlara engel olunacaktır.

19. Adapazarı Karasu limanları ve sanayi tesisleri demiryolu bağlantısı alt yapı inşaatı işinin ihale ve sözleşmenin yürütülmesi aşamasına ilişkin tespitler halkımızla şeffaflık ilkesi gereğince paylaşılacaktır.

20. Danışmanlık hizmet alımı işleri kapsamında idarenin genel ve sürekli ihtiyaçları için personel çalıştırılması sona erdirilecektir.

21. Hizmet alım usulüyle ihalesi yapılan danışmanlık hizmet işleri ihale dokümanlarında teknik personelin niteliklerine ilişkin düzenlemeler yapılacak.

22. Danışmanlık ve teknik destek hizmet alımı işi kapsamında çalıştırılan personelin ücret artışlarına ilişkin sözleşmede yer alan hükmün açık ve net olması sağlanacaktır.

23. E-Devlet ile ilgili bilgi ve iletişim teknolojileri hizmetleri kapsamında olmayan alımların ihale yapılmadan TÜRKSAT A.Ş.’den alınması ile ilgili aykırılıkların önüne geçilecek.

24. Harca tabi olmayan gemi, deniz ve içsu araçları için düzenlenen ruhsatnamelerden harç benzeri ücret alınması söz konusu olmayacaktır.

25. Yapım işi sözleşmeleri kapsamında kullandırılan avanslara ilişkin bildirim işlemlerinin sözleşmelerine uygun olarak yapılması sağlanacaktır.

26. Kemalpaşa Lojistik Merkezi Projesi kapsamında yapım işinin kısımlara bölünerek ihale edilmesi işleminde mevzuata uymayan hususların bulunması söz konusu olmayacak.

27. Kent içi raylı sistem (metro yapımı) ihalelerinde yaklaşık maliyetin doğru / uygun / gerçekçi hazırlanması sağlanacaktır.

28. Kent içi raylı sistem (metro yapımı) işlerinde sistem mühendisliği alt yüklenicisinin öngörülmesi ve bu hizmete ilişkin ihale dokümanlarında yer alan hükümler arasında çelişkiler bulunmayacak şekilde çalışmalar eksiksiz yerine getirilecek.

29. Kent içi raylı sistem (metro yapımı) işlerinde uygulama projelerinin hazırlanmasında ekonomiklik kriterinin ihmal edilmesinin önüne geçilecek, gerekli düzenleme yapılacaktır.

30. Mali duran varlıklar hesap grubuna ilişkin yapılan hata düzeltme kayıtlarının mali tablolarda açıklanması yerine getirilecektir.

31. Tasfiye kararnamesi hükümleri uyarınca süre uzatımı verilirken sözleşme ve iş programı gereklerine uyulması sağlanacaktır.

32. Yapım işlerinde kamu birim fiyatlarında bulunmayan rayiç bedellerinin tespitinde mevzuat hükümleri dışında işlemlerin yapılması söz konusu olmayacaktır.

33. Yapım işlerine ilişkin verilen iş artışlarında mevzuat hükümleri dışında işlemlerin yapılması sona erdirilecektir.

34.Yapım ve danışmanlık ihaleleri sözleşmelerine hüküm konulmak suretiyle, idarenin ihale konusu işle ilgili olmayan genel ve sürekli ihtiyaçlarının karşılanması sona erdirilecektir.

35. Yapımla ilgili danışmanlık hizmet alımı ihalelerinin yaklaşık maliyet hesaplamalarındaki “geri ödenecek masraflar” iş kaleminde yer alan maliyetlerin gerçekçi olması sağlanacaktır.

35. Bakanlık Taşra Teşkilatı’nın görev, yetki, sorumluluk ile çalışma usul ve esaslarını düzenleyen bir mevzuatın olması sağlanacaktır.

 36. İç kontrol sistemi çalışmalarına taşra birimlerinin dahil edilmesi gerçekleştirilecektir.

 37. Özel şahıs sigortası primlerinin vergi matrahından indiriminde azami sınırın dikkate alınması sağlanacaktır.

38. Personel ödemelerine ait bilgilerin güncel olması ve takip edilmesi sağlanacaktır.

39. Teşkilat Yapısı Değişen Altyapı Yatırımları Genel Müdürlüğü’nün “Teşkilat, Görev, Sorumluluk ve Yetki Yönergesi” İle “İmza Yetkileri Yönergesi” güncellenecek; görev tanımları ile iş akış şemalarının hazırlanması sağlanacaktır. Mühendislik hizmet alımı işlerinde mevzuata uygun olmayan iş artışlarının yapılmasının önüne geçilecektir.

40. Diğer taşımacılık hizmetlerine göre ulusal ya da uluslararası alanda daha ekonomik ve daha güvenli olanaklar sunan geleceğin taşımacılık sektörü arasında yer alan demiryolu taşımacılığının geliştirilmesi ve etkin olarak kullanılması, uluslararası demiryolu ağlarıyla birleşimlerinin sağlanması, deniz taşımacılığı ile koordine sağlanması, sektörün sorunlarına yönelik çözümleri üreterek, daha çevreci bir taşımacılık olan sektörün, enerjide dışa bağımlılığı azaltılmasında sağlayacağı katkılarla beraber bir devlet politikası oluşturulacaktır. 

BAZ İSTASYONLARI GSM hizmetlerinin ayrılmaz bir parçası olan baz istasyonların kuruluş yeri, ölçümleri, işletilmesi ve denetlenmesi adına halkımızın sağlığı göz önünde bulundurularak 5 G teknoloji hizmetlerinin sunulmasında ilgili bakanlıkların denetim ve sorumluluğunda halkın yoğun yaşadığı yerlerden uzak, doğru bölgelerde kurulması ve işletilmesi gerekmektedir.

Ancak; baz istasyonlarının kurulması veya işletilmesinde bazı sorunlarla karşılaşıldığı tespit edilmesi durumunda cezaların ağırlaştırılmasını esas almaktayız. Her geçen gün teknolojik yeniliklere şahit olduğumuz bu süreçte teknolojinin insan sağlığına zararlarını da göz önünde bulundurarak çalışma yapmak Vatan ve Hürriyet Partisinin, insan hayatını her seferinde dikkate aldığına dair bir anlayışın olduğunun anlaşılması demek olacağından, insan odaklı çalışma anlayışımız devam edecektir.

4-8 – TÜKETİCİ HAKLARININ KORUNMASI

Tüketicinin korunması alanında temel amaçlarımız; tüketiciler ile üreticiler ve satıcılar arasında hakkaniyete uygun bir dengenin oluşturulması, tüketicinin mağdur edilmesinin ve zarar görmesinin engellenmesi, tüketiciler ve satıcılar arasında sağlıklı bir iletişimin kurulmasını sağlamak olacaktır.

Bu temel amaçlar doğrultusunda;

•Tüketiciyi Koruma Yasası, evrensel tüketici hakları çerçevesinde yeniden düzenlenecektir.

•Tüketici mahkemelerine işlerlik kazandırılacak, tüketicilerin hak arama yolları basitleştirilecektir.

•Tüketicilerin, tüketici sözleşmelerinde karşılaştıkları sorunların çözümü için yasal düzenlemeler gerçekleştirilecek ve tüketiciler için hukuki yolların kullanımını maddi ve manevi açıdan kolaylaştıracak kurumsal yapı oluşturulacaktır.

•Tüketici hakkının korunmasında üretilen mal ve hizmetlerle ilgili olarak ürün ve mesleki sorumluluk sigortası zorunlu hale getirilecektir. Vatan ve Hürriyet Partisi tüketicinin yaşadığı mağduriyetleri ortadan kaldıracak yapısal çalışmaları tamamlayacaktır. 

•Tüketim faturalarından alınan haksız kesintilere düzenleme getirilerek, elektrik, su, iletişim gibi faturalarda tüketici lehine olan düzenlemeler yapılacaktır.

•Araç muayene işlemlerini yürüten TüvTürk araç muayene istasyonlarında, firmanın yapılan iş ve eyleme karşın aldığı ücret hakkaniyet ölçüsünün çok çok üzerinde, vatandaşlarımızın talepleri doğrultusunda muayene ücreti kamu vicdanını rahatsız etmeyecek ve yapılan iş ve eyleme uygun olarak yeniden tespit edilerek uygulamaya konulacaktır.

4-9- TİCARET POLİTİKASI

Vatan ve Hürriyet Partisi, ülkemizin iç ve dış ticaret hizmetlerinde politikalara ilişkin ana hedeflerin gerçekleşmesi doğrultusunda  dış ticaret politikasını geliştirmek amacıyla çalışmaları yapmak iç ve dış ticaret politikalarının belirlenmesinde gerekli koordinasyonu sağlayacaktır.

Gümrük politikasının hazırlandığı ve uygulandığı; gümrük hizmetlerinin süratli, etkili, verimli, belirlenmiş standartlara uygun şekilde yürütülmesini yerine getirecektir. Gümrük Kanunu, gümrük işlemleriyle ilgili diğer mevzuat ve uluslararası sözleşmelerin uygulanmasını sağlayıp  gümrükçe onaylanmış bir işlem veya kullanıma ilişkin iş ve işlemleri yürütülmesinde gümrük kontrolüne tabi kişi, eşya ve araçların muayene ve kontrolünü standartlara uygun bir şekilde kontrolünün yapılması ve yapılan kontrollerinin denetiminin gerçekleşmesiyle gümrük tarifesinin güncel olarak hazırlanması,  gümrük vergileri ile gümrük idarelerince tahsil edilmesi gereken vergi, fon ve diğer malî yüklerin tahakkuk, tahsil, takip ve kontrollerinin yerine getirilecektir.

Gümrüklü yer ve sahalarda münhasıran, Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde gerektiğinde ilgili kuruluşlarla işbirliği yapmak suretiyle kaçakçılığı önlemek, izlemek ve soruşturmak üzere hızlı sonuçların alındığı, kara ve demiryolu kapıları ile gümrük teşkilatı bulunan hava ve deniz limanlarında, serbest bölgeler, antrepolar ile gümrüklü yer ve sahalarda ve Türkiye Cumhuriyeti Gümrük Bölgesinde gümrük muhafaza görevlerinin eksiksiz bir şekilde gerçekleştirilmesi hedefleyen partimiz;

Ticaret odaları, sanayi odaları, ticaret ve sanayi odaları, deniz ticaret odaları, ticaret borsaları, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, esnaf ve sanatkâr meslek kuruluşlarına ait hizmetleri, ilgili diğer bakanlıklarla işbirliği ve denge denetimin esas alınmasıyla Türkiye İhracatçılar Meclisi ve İhracatçı Birliklerine ilişkin çalışmaları yerine getirecektir. Evrensel kabul görmüş tüketici haklarının sağlanması ve korunmasına yönelik hukukî ve idarî tedbirleri alarak, tüketicinin korunmasını sağlayıcı inceleme ve düzenlemelerin tüketiciye hizmetlerin hızlıca yerine getirilmesi sağlanacaktır. Esnaf ve sanatkârlar ile kooperatifçiliğe ilişkin politika, ilke ve hedeflerin ilgili kuruluşlarla işbirliği yapılarak belirlenmesi ve stratejiler geliştirilmesi amacıyla çalışmalar yapacağız.

Şirketler, kooperatifler ve ticaret sicili memurlukları ile esnaf ve sanatkâr sicil kayıtlarıyla ilgili hizmetlerin yürütülmesinde şeffaflık, hesap verebilirlik ilkeleri doğrultusunda iç ve dış denetim kontrolün esas alınacağı şekilde hareket edip denetlenmesi sağlayıp denetim raporlarına ulaşılabilir ve bunları anlaşılabilir şekilden sunacağız. 

Dünya ticaretinden alınan payın artırılmasını ve sürdürülebilir ihracat artışını sağlamak üzere ihracatın pazar ve ürün çeşitliliğini genişletmeye yönelik gerekli tedbirleri alıp buna yönelik destek yöntemlerini geliştirmek ve uygulayacak şekilde çalışmaları ticari katmanların dahil olduğu bir anlayışla yerine getirmeyi hedefleyen partimiz ithalatın ülke ekonomisinin yararına gerçekleştirilmesi amacıyla öncelikle yerli sanayinin korunması ile ilgili gerekli tedbirleri alarak ticaret politikası savunma araçlarını uygulayacak politikaların yerine getirilmesi doğrultusunda,  Türkiye Cumhuriyeti devletinin yabancı devletler ve uluslararası kuruluşlarla olan ikili, bölgesel ve çok taraflı ticarî ve ekonomik ilişkilerini düzenleyerek ilgili mevzuat çerçevesinde anlaşmaları milletimizin menfaatleri gözetilerek yapmak üzere ilgili kamu kurum ve kuruşların görüşlerinin de alınmasını sağlayacağız.

Dış ticarete konu ürünlerin güvenli, mevzuata ve standartlara uygun olmasını sağlayarak bu amaçla ithalatta ve ihracatta denetim yapmak ve yaptırmak, ticarette teknik engellerin önündeki engellerin kaldırılmasıyla ülkemizin ticaret ve gümrük hizmetlerine ilişkin ana politikalarının etkinliğinin artırılması ve ekonomik faaliyetlerin dış ticarete dönük yapılandırılması için kamu kurum ve kuruluşları, üniversiteler, özel sektör ve sivil toplum kuruluşlarıyla teknoloji ve girişimcilik odaklı proje, bilimsel çalışma ve eğitim alanında işbirliği faaliyetlerini yürütecek politikaları gerçekleştirerek  ülkemizin iç ve dış ticarette kazanımlarını sağlayacağız.

4-10 – TURİZM

TURİZM

Ülkemiz, çok zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahiptir. ülkemiz, dünyada turizm piyasasında etkili olabilecek bir jeostratejik konuma sahiptir. Ülkemiz, emsalsiz tabii güzellikleri ve tarihi dokusuyla turistik bir cazibe merkezidir. Ülkemiz, tarihi ve kültürel birikimiyle, farklı doğal güzellikleri ve misafirperver insanlarıyla büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

Vatan ve Hürriyet  Partisi, ülkemizin turizm potansiyelinin tamamını turizmin hizmetine sunmak için bilinçli çalışma yapılması gerektiğine inanır. Türkiye’de turizm gelirlerinin artırılması ve turistik bölgelerin çeşitlendirilmesi dünyadaki ekonomik, sosyal, kültürel gelişmelerin yakından izlenmesine ve turizm potansiyelimizin etkin bir biçimde tanıtımına bağlıdır. Bu genel esaslar çerçevesinde;

•Turizm sektörünün kurumsal ve yasal altyapısı iyileştirilecektir. Turizm bir ek iş değil, bir meslek olarak görülmesi sağlanacaktır.

•Turizmde ürün çeşitliliğini artıran, öncelikleri saptayan, yerel inisiyatifin katkısını sağlayan, ülkemizdeki turizm envanterini çıkartan ve değerlendiren, yerel tanıtım için projeler geliştiren Turizm Master Planı mesleki örgütlerle iş birliği yapılarak hazırlanacaktır.

•Turizmin, mevsimlik ve coğrafi dağılımını iyileştirmek ve dış pazarlarda değişen tüketici tercihleri dikkate alınarak potansiyel alanlar oluşturmak amacıyla kış, dağ, yayla, nehir, termal, sağlık, inanç, yat, kongre, fuar ve üçüncü yaş turizmini geliştirecek politikalar üretilecektir.

•Kongre ve fuar turizminin yaygınlaşması için fuarcılık şirketlerine ve seyahat acentelerine gereken destek verilecektir.

•Kültürel ve tarihi miras yönünden zengin bir potansiyele sahip olan değişik bölgelerimizde özelliklerine göre iç ve dış turizmin geliştirilmesi desteklenecektir.

•Turizm bölgelerimizdeki doğal yapı korunacak, doğal afet ya da belli belirsiz sebeplerle bu yapılar ya da doğal güzelliklere gelebilecek zarar aslına uygun bir şekilde yeniden yapılandırılacak, aksi bir duruma mahal verilmemesi için gerekli yasalar en katı şekilde düzenlenecektir. Kültürel varlıklarımıza gelecek ya da verilecek zarar en ağır şekilde yaptırımlarla cezalandırılacaktır.

•Her ilimiz ve bölgemizde kültür sarayları kurularak ilin ya da bölgenin kültürü bu merkezlerde korunacak, her fırsatta genç nüfusa öğretilecek, turizme de katkı sağlaması için yerli ve yabancı turist turları ile desteklenecektir.

Tüm kamu kurum ve kuruluşların, turizm meslek dalları üzerine sektörel olarak çalışan firmaların da görüşlerine başvurularak sağlık turizmi üzerinde kapsamlı çalışmalar yapılacaktır. Dünya, havacılık, gemicilik, kara yolunda gelişmişlik seviyesinin tam manasıyla yakalanmasıyla birlikte profesyonel turizm anlayışına kavuşulmasıyla birlikte üretkenliği çeşitlendireceğiz. Bu doğrultuda turizmi baltalayacak her türlü olumsuzluğa karşı denge ve denetim sisteminin uygulanması söz konusu olacaktır. Vatan ve Hürriyet Partisi, uydu ve dijital iletişim çağında  ilgili kamu kuruluşlarının ülkemizin tanıtım çalışmalarını bu ağlarda kurumsal düzeyde ele alınmasını sağlayacaktır.

SAĞLIK TURİZMİ

Vatan ve Hürriyet Partisi, sağlık turizmine yönelik kurumsal, yönetsel, hukuki altyapının geliştirildiği, kurumsal tanıtımların desteklendiği, yerindelik çalışmaların organize edildiği sağlam alt yapı çalışmaların tamamlandığı bir şekilde dünyada sağlık turizminde marka olmayı hedefleyecek plan, program ve çalışmaları gerçekleştirecektir.

Bu amacın gerçekleştirilmesi ile ülke ekonomisine katkı sağlamak önceliklerimiz arasındadır. Rekabetçi anlayışın, hür teşebbüsün hukuk ilkeleri etrafında girişimcilerin çalışmalarının desteklendiği bir politika anlayışının olması gerekmektedir.

Bu amaca yönelik olarak, ülkemize yurtdışından gelecek hastalar ile ülkemizde konaklayan ve sağlık hizmetine ihtiyaç duyan turistlerin, kamu ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarında alacakları sağlık hizmetleri ve güvenli bir şekilde transferlerinin sağlanmasına yönelik tedbirler, sağlık turizmi tanıtım ve stratejisinin geliştirilmesi, hizmet kriterlerinin belirlenmesi, akreditasyonlara veri oluşturacak asgari hizmet sunum standartlarının tespiti, teşviklerin akreditasyon ile ilişkisinin kurulması, yabancı hastalar için uygulanacak fiyat listesinin oluşturulması ve yapılacak denetimlere ilişkin usul ve esasların belirlenmesi konularında önerilerde bulunmak ve bu kapsamdaki iş ve işlemleri koordine etmek üzere kamu kurum ve kuruluşları bünyesinde olmak üzere kurulların oluşturulması yanı sıra, sağlık turizminde marka firmaların da dahil olduğu kurullar söz konusu olacaktır.

Her iki kurulun birbirini desteklediği, ortak akıl çalışma ile planlamaların olduğu, ülkemizin sağlıkta kazanımlar sağlaması, Vatan ve Hürriyet Partisinin, sağlık turizmine verdiği önemdir. Ülkemizin imkan ve kabiliyetleri, alanında uzman kadroların tanıtımları bu politikanın devamlığı açısından önemli bir gerçektir.

Oluşturulacak kurulların yanı sıra üniversiteler, sağlık turizmi alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşları ile özel sektör temsilcileri de toplantılara davet edilerek çalışma gruplarında yer alabileceklerdir.

Sağlık Bakanlığı; Aile ve Sosyal Politikalar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik, Dışişleri, Ekonomi, Kalkınma, Kültür ve Turizm ile Sağlık Bakanlıklarından Genel Müdür düzeyinde temsilciler ile Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu ve Yükseköğretim Kurulu temsilcileri ile desteklenmesi ve ortak amaç hedefinde başarıyı sağlayacağına inanmaktayız.

Ülkemiz, sağlık alanında dünyada parmakla gösterilecek bir ülke olması açısından dünyada ve ülkemizde yaşanan sağlık, sosyal, ekonomik ve kültürel zenginlikler başta olmak üzere kamuoyunun eleştirisine açıklık ve değişim talebi, hızlı ve etkili iletişim olanakları ile sivil toplumun gelişimi; toplumun ve turistlerin taleplerine karşı daha duyarlı, katılımcılığa önem veren, açıklık, saydamlık, hesap verebilirlik, tarafsızlık, dürüstlük ve objektiflik ilkelerine bağlı modern bir kamu hizmeti anlayışına sahip olması gerekmektedir. Vatan ve Hürriyet Partisi, sağlık politikaları ile birlikte sağlık turizmine gereken önemi verecek olup, bu başarı sağlanacaktır.

Yanında nakit ve kredi kartı olmayan turistler genellikle acil ve genel poliklinik hizmetlerinden yararlandıktan sonra ödeme yapmadan ülkelerine dönüyorlar. Turistlerden bakiye kalan alacakların takibi için kontrol mekanizması kurulacaktır.

Türkiye’nin sağlık anlaşması olmayan ülkelerden gelen bu turistlerin özel sigortaları da olmayanlar için  borcu tahsil etmede eksiksiz çalışmanın gereği yapılacaktır.

4-11- DIŞ TİCARET

İhracatımızın artırılması ve kaliteli üretimle uluslararası piyasalarda kalıcı büyümenin sağlanabilmesi, pazar büyüklüğü ve potansiyeli bulunan bütün ülkelerle iş birliğine gidilerek bölgesel ve sektörel çeşitlilik sağlanması ihracat politikamızın önemli ve öncelikli unsurlarından birisi olacaktır.

İhracatta sektörel ve mal grupları çeşitliliğinin sağlanması kapsamında, katma değeri yüksek ve teknoloji yoğun mallara ağırlık verilerek “Türk Malı” imajının yerleşmesi için moda-marka oluşturulması ile tanıtım ve tasarım faaliyetleri desteklenecektir.

Yurt dışındaki Türk müteşebbislerinin Türkiye ve diğer ülkelerde yapacakları yatırımlar desteklenecek ve bu konuda gerekli danışmanlık hizmetleri verilecektir.

Uluslararası rekabette Türk firmalarının başarılı olabilmesi için, teknolojik yenilenme, Ar-Ge ve kalite artırma faaliyetlerine gereken destek sağlanacaktır.

Ulaştırma, enerji ve diğer girdi maliyetleri bakımından Türk sanayicisinin uluslararası rekabet gücünü engelleyen unsurlar ortadan kaldırılacak ve yatırım-üretim-ihracat zinciri sağlıklı olarak kurulacaktır.

 Dünya ticaretinde payı giderek artmakta olan elektronik ticaretin geliştirilmesi için gerekli hukuki, idarî ve teknolojik alt yapı oluşturulacaktır.

Özel sektörün yurt dışı yatırımları ve ticari ilişkilerinde kamu kurumlarının her türlü desteği vermeleri sağlanacaktır.

İhracatın ithalat bağımlılığını azaltmak amacıyla ithal girdilerin yurt içinde üretimi teşvik edilecektir.

Doğrudan yabancı sermaye ve özel sektör yatırımları uluslararası rekabet gücüne sahip yüksek katma değerli mal ve hizmet üretmek, ileri teknoloji transferini gerçekleştirmek, istihdam artışı sağlamak, yönetim kapasitesi ve işgücü kalitesini geliştirmek amacıyla, milli menfaatlerimizi gözetmek ve çevreye ve insana saygılı olmak kaydıyla doğrudan yabancı sermaye ve özel sektör yatırımlarına Türkiye’yi cazip kılmak için gerekli kolaylıklar sağlanacaktır.

Yabancı sermayenin ülkemize çekilebilmesi, yerli ve yabancı yatırımcıların bir araya getirilmesi için etkin bir tanıtım faaliyeti yürütülecektir. Kısa vadeli portföy yatırımlarının piyasalardaki dalgalanmalar sonucu hızlı ve yüksek miktarda yurt dışına çıkmasını önleyecek tedbirler alınarak, kısa vadeli sermaye hareketleri ekonomik istikrarsızlık unsuru olmaktan çıkarılacaktır.

Bürokratik işlemleri basitleştiren ve tüm işlemlerin tek merkezde yapılmasına imkân veren “Son Durak İş Merkezleri” kurulacak ve yaygınlaştırılacaktır.

4-12 – ESNAF, SANATKAR VE KOBİ’LER

Ülkemizde üretim, istihdam ve katma değerin oluşturulmasında önemli katkılar sağlayan esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ’ler iktisadi ve sosyal yapımızın temel omurgasıdır.
Partimizin hedeflerinden biri de esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ’leri en etkin yöntemlerle destekleyerek ülkenin orta sınıfını yeniden inşa etmektir. Bu çerçevede:
•Bu kesimle ilgili olarak istihdam ve üretimi artırmaya yönelik yatırım yapan esnaflar için projeye dayanan finansman desteği, vergi kolaylıkları ve bürokratik engellerin azaltılmasını da içeren bir plan uygulanacaktır.

•Esnaf ve sanatkarlar ile KOBİ’lerin büyük işletmeler karşısında haksız rekabetten korunmaları sağlanacaktır.

•Benzer iş kollarında çalışan şirketlerin ürettikleri malları daha etkin ve verimli bir şekilde ihraç edebilmelerini sağlamak için sektörel dış ticaret şirketleri desteklenecektir.

•Esnaf ve sanatkarlarımızın kendi konularıyla ilgili yerel yönetim kararlarının alınmasına katkıda bulunmaları sağlanacaktır.

•Esnaf ve sanatkarlarımıza çıraklık eğitimi veren eğitim merkezleri kurulmasında ve bu merkezlerin yaygınlaştırılmasında devletin ve yerel yönetimlerin desteği artırılacaktır.

•Kobilerin finansmana erişi hızlandırılacaktır, bürokrasi azaltılarak zaman kayıplarının önüne geçilmesi sağlanacaktır.

•Kobilerin araştırma ve geliştirme faaliyetlerine destek sağlanıp illerde kobilere yönelik Ar-Ge birimleri oluşturulması yönünde destekler verilecektir.

4-13 – PARA POLİTİKASI

İstikrarlı ve istihdam dostu büyüme piyasa ekonomisi kurallarının işletilerek tekelci oluşumların ve haksız rekabetin önlenmesi, kamunun ekonomideki rolünün yol gösterici, düzenleyici ve denetleyici faaliyetler ile sınırlandırılarak; özel sektör dinamizminin ve teşebbüs gücünün desteklendiği istikrarlı, çevreye duyarlı ve istihdam dostu bir büyümenin gerçekleştirilmesi, partimizin ekonomi politikasının esasını oluşturmaktadır.

Sosyal adalet ve gelir dağılımı istikrarlı ekonomik büyümenin sağlanması ve güçlü bir üretim ekonomisinin tesisi suretiyle; üreten, istihdam yaratan ve üretilen değerden bu süreçte yer alan her kesimin katkısı ölçüsünde adil pay almasını sağlayan bir sosyal refah düzeni oluşturmak temel amaçlarımızdandır.

Küresel rekabet gücüne sahip üretim ekonomisi, dışa açık ve rekabetçi bir yapı içerisinde dünya ekonomisi ile bütünleştirilerek, bölgesel ve küresel gelişmelerin önde gelen belirleyicileri arasında yer alınmasını; bilgi çağının gereği olarak bilgi üretiminin desteklenmesi, bilgiye hızlı ve kolay ulaşımın sağlanması suretiyle bilginin en etkin tarzda kullanımının gerçekleştirilmesini; kolay ve spekülâtif kazanç sağlayan ranta dayalı bir tüketim ekonomisi yerine, teknolojik gelişmeyi, yenilikçiliği, verimliliği ve istihdamı esas alan bir üretim ekonomisinin oluşturulmasını gerekli görmekteyiz.

Para politikası ve fiyat istikrarı sürdürülebilir bir büyümenin gerçekleştirilebilmesi için fiyat istikrarının sağlanması ve sürdürülmesini gerekli görmekteyiz. Bu amaçla borç stokunu ve cari açığı ekonomide kırılganlığa yol açmayacak düzeylere çekecek para ve kur politikası izlemeyi öngörüyoruz. Kurların piyasa şartlarına göre belirlendiği serbest döviz kuru politikasını esas kabul etmekle birlikte, kısa dönemde kurlarda aşırı dalgalanma ve spekülatif hareketlerin önlenmesi gerektiğine inanıyoruz.

Vatan ve Hürriyet Partisi rekabet gücü yüksek üretim ekonomisini tesis etmek ve toplumun refah düzeyini artırarak sosyal dokuyu güçlendirmek amacıyla ülkemizin kendi imkân ve şartları ile doğal ve beşeri kaynaklarını dikkate alan bağımsız ve milli bir “Ekonomi Programı” uygulamaya koyacaktır.

Uygulayacağımız Ekonomi Programının temel amaçları şunlardır:

•İstihdam dostu, sürdürülebilir bir büyüme ortamını tesis etmek,

•İşsizlik ve yoksulluğu azaltmak ve gelir dağılımını daha adil hale getirmek,

•Rekabetçi bir kur politikası uygulamak, üretim ve ihracatın ithalata bağımlılığını azaltarak rekabet gücü yüksek bir üretim ekonomisi tesis etmek,

•Ekonominin dış kaynak bağımlılığını azaltarak şoklara dayanıklı hale getirmek ve kırılganlığı azaltmak,

•Kamu ve özel sektör borç stokunu sürdürülebilir bir seviyeye indirmektir. Programın temel amaçları çerçevesinde;

•Rekabetçi piyasa ekonomisi geliştirilecek ve hukuki alt yapısı güçlendirilecektir.

•Katma değeri yüksek ve yenilikçi bir üretim ekonomisi tesis edilecektir.

• Bilgi ve iletişim teknolojileri yaygınlaştırılacaktır.

•Üretim ve istihdam sağlanması teşvik edilecek, iş ve yatırım ortamı iyileştirilecektir.

•Mali sistem ve sermaye piyasaları güçlendirilecek ve küçük yatırımcı korunacaktır.

•Kamu mali yönetimi ve mali kontrol sistemi etkin hale getirilecektir.

•İhracat artırılacak ve kaliteli ürünlerle uluslararası piyasalarda kalıcılık sağlanacaktır.

•Kayıt dışı ekonomi ile etkin mücadele yapılacaktır.

•Tarım sektörü modernize edilerek verimlilik artırılacak ve tarımsal ürünler işlenerek katma değeri yükseltilecektir.

•KOBİ’lerin finansman imkânları artırılarak uluslararası alanda rekabet edebilecek bir yapıya kavuşturulacaktır.

•Yeni ve yenilenebilir enerji kaynakları geliştirilerek enerjide dışa bağımlılık azaltılacaktır.

•Ulaştırma altyapısı geliştirilerek, yaygın, hızlı, güvenli ve ucuz bir ulaştırma sistemi tesis edilecektir.

•Ekonomiyle ilgili kurum ve kuruluşlar eşgüdüm içinde çalıştırılarak etkin bir ekonomi yönetimi sağlanacaktır.

Vergiye ilişkin düzenlemelerde, kamu finansmanıyla ilgili önceliklerin yanı sıra verginin üretim ve istihdam üzerindeki etkileri ile sosyal yönü birlikte değerlendirilecektir.

Vergi sistemi, ülkenin ekonomik, sosyal ve kültürel yapısını dikkate alan dinamik bir yapıya kavuşturulacaktır.

Bu çerçevede yatırım yapanlara, istihdam, üretim ve ihracat artışı sağlayanlara yönelik vergi indirim ve kolaylıklarını içeren bir program uygulamaya konulacaktır.

Gelir vergisinin kişiselliği ve mali güce göre vergilendirme ilkeleri dikkate alınarak üniter vergilemeye ağırlık verilecektir.

Vergi oranlarında yapılacak indirimle, ekonomide canlılık sağlanacak ve vergi tabanı genişletilecektir. Kayıt dışılıkla etkin bir şekilde mücadele edilecektir.

Vergi gelirleri içindeki dolaylı vergilerin payının azaltılması suretiyle dar gelirlilerin vergi yükü hafifletilerek vergide adalet sağlanacaktır.

Vergi kanunları; verginin konusu, matrahı ve vergi çeşitleri itibarıyla tümüyle gözden geçirilerek uygulamada basitlik ve etkinlik sağlanacaktır.

Vergi denetimlerine önem verilecektir.

Vergi idaresi organizasyon yapısındaki sorunlar çözülecek, idarenin insan gücü ve teknik alt yapı yetersizliği giderilecektir.

Bilgi edinme hakkı ve şeffaflık kapsamında kişi ve kurumların ödedikleri vergilerin nereye ve nasıl harcandığı hususunda bilgi edinme ve gerektiğinde hesap sorma imkanına kavuşması sağlanacak, vergide öz denetim sistemi güçlendirilerek kayıp ve kaçak önlenecektir.

Kamu Yatırım Politikası: Kamu yatırımlarının temel amacı, yatırımların planlanması ve uygulanmasında etkinlik sağlamak suretiyle projelerin ekonomik büyümeye ve buna bağlı olarak sosyal refaha sağlayacağı katkının en yüksek düzeye çıkarılmasıdır.

Bu yapılırken, kamu ve özel sektör yatırımlarının akılcı ve birbirlerini tamamlayan yatırım alanlarına yönlendirilmesi esas olacaktır.

İleri teknoloji ve yüksek miktarda kaynak gerektiren enerji ve altyapı gibi büyük kamu projelerinde özel sektörün imkânlarından yararlanmak amacıyla kamu-özel sektör işbirliği yöntemi uygulanması suretiyle projelerin gerçekleştirilmesi teşvik edilecektir.

Bu politikaya paralel olarak, tahsis edilecek kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir şekilde kullanılması ilkesi çerçevesinde adalet, güvenlik, eğitim, sağlık, enerji, savunma, ulaştırma, havacılık ve uzay, Ar-Ge, yazılım ve yeni teknolojilerin geliştirilmesine yönelik alanlardaki yatırım projelerine öncelik verilecektir.

Borç Yönetimi Politikası: Borç yönetimi, para ve maliye politikası gibi istikrarın sağlanması amacıyla kullanılan ayrı bir politika olarak değerlendirilecektir.

Bu çerçevede, para ve maliye politikalarıyla uyumlu, sürdürülebilir, şeffaf ve hesap verilebilir bir borçlanma politikası izlenecektir.

Borçlanma maliyetini düşürmek amacıyla, geniş bir yatırımcı kitlesine ulaşılarak ihale sistemi rekabetçi hale getirilecektir. Bu da, etkin işleyen derin bir ikincil piyasanın varlığını gerektirmektedir.

Dolayısıyla, borçlanma senetlerinin likiditelerinin yüksek olması amacıyla, senetlerin vadesinden önce geri ödenebilmesine, başka senetlerle değiştirilebilmesine, parçalara ayrılarak satılmasına imkân veren yöntemlere ağırlık verilecektir.

Dış borçlanmada; uluslararası piyasalardaki gelişmelere paralel olarak döviz kompozisyonu çeşitlendirilecek, riskin ve maliyetin azaltılması için finansal araçlardan faydalanılacak ve değişik piyasalara yönlenilecektir.

Finansal Piyasalar ve Bankacılık: Sürdürülebilir büyümeyi ve fiyat istikrarını sağlamaya yönelik politikaların etkili olabilmesi için, öncelikle finansal sistemin sağlıklı bir şekilde işlemesi gerekmektedir.

Bu çerçevede, finansal sistemin tüm unsurları güçlendirilecek ve sağlıklı bir yapıya kavuşmaları sağlanacaktır.

Başta bankacılık sektörü olmak üzere, finansal piyasaların milli niteliğinin korunmasına özen gösterilecektir.

Uluslararası standartlarda finansal sistem finansal sistemin işlevlerini yerine getirebilmesi için; ülke şartları ve uluslararası standartlar dikkate alınarak hukuki düzenlemeler yapılacak, gözetim ve denetim sistemleri uluslararası standartlara uygun hale getirilerek, etkin işlemesi sağlanacaktır.

Mevduat sigorta sistemi mevduat sigorta sisteminde, bankaların risklerinin dikkate alındığı riske dayalı bir prim sistemi oluşturularak bankaların sistemi kötüye kullanmaları önlenecek ve mudilerin daha seçici davranmaları sağlanarak rekabetçi bir ortam oluşturulacaktır.

Sermaye piyasalarının geliştirilmesi sermayenin tabana yayılması diğer bir temel hedefimizdir.

Bu itibarla, başta menkul kıymet borsaları olmak üzere sermaye piyasalarının gelişimi ile yabancı yatırımcı etki ve kontrolünden kurtulmasını sağlayacak tedbirler alınacak, daha fazla küçük ve orta ölçekli yurt içi yatırımcının sisteme girmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmek suretiyle de piyasaların yeterli derinliğe kavuşması temin edilecektir.

Yurt dışı para, menkul kıymet ve mal piyasaları ile ilişki ve iş birliği geliştirilecektir.

Bankacılık: Bankacılık sektörü içinde, tasarruf sahipleri ve kredi kullananlar için şeffaf ve güvenli bir sistem oluşturulacaktır.

Bankaların reel kesimin finansmanında etkin hale gelebilmesi için, kaynak maliyetlerini artıran unsurlar yeniden değerlendirilerek, zaruri olmayanların tasfiyesi sağlanacak, bu suretle ortaya çıkacak avantajın ise doğrudan kredi faizlerine yansıtılması temin edilecektir.

Kamu bankalarının; tarım sektörünün modernleşmesi, sanayi üretiminin artırılması, bölgeler arası gelişmişlik farklarının giderilmesi ile tarımsal üretime, küçük ve orta ölçekli işletmelere, Ar-Ge ve teknolojik yatırımlara destek verecek şekilde hizmet vermeleri sağlanacaktır.

Finansal piyasaların düzenlenmesi bankacılık, sermaye piyasası ve diğer mali kuruluşları içine alan tüm finansal piyasaların; sağlıklı ve istikrar içinde işlemesi ile dengeli ekonomik büyümeye katkıda bulunmasını sağlamak üzere, düzenlenmesi ve denetlenmesini eş güdüm içinde gerçekleştirmeyi sağlayacak bir yapılanmaya gidilmesi esas olacaktır.

BÜYÜK VE YENİ TÜRKİYE’DE GÜÇLÜ EKONOMİ İÇİN EKONOMİK REFORMLAR

Kamu Kaynaklarının Etkin Kullanımı, Ekonomideki istikrarın sürekliliği doğrultusunda kamu kaynaklarının etkin ve verimli bir biçimde kullanılmasını sağlayacağız. Milletimizin, devlet kaynaklarının her kuruşunun yerli yerine gittiğini bilecek şekilde düzenlemeler getireceğiz. Bu kaynakların en rasyonel bir şekilde kullanılmasıyla harcamalarda israfı önleyici tedbirleri daha etkin ve büyük bir titizlik içerisinde sürdürmeyi hedeflemekteyiz.

Makro Ekonomik İstikrarın Tesis Edilmesi, Uygulayacağımız ekonomik program ile temel hedeflerimizden olan makro ekonomik istikrarın tesis edilmesi ve gelir dağılımındaki adaletsizliğin giderilmesi amacıyla, kamu tarafından topluma sağlanan mal ve hizmetlerin adil ve ayrıcalıksız bir şekilde sunulmasını ve fiyatlandırılmasını gerçekleştireceğiz.

Kişiye özel (herhangi bir kurumda/kuruluşta veya o kurumun/kuruluşun ilgili bakanlığında çalışıyor olmaktan, herhangi bir sıfat/unvan taşıyor olmaktan kaynaklanan) eşitliğe aykırı uygulamalara son verilmesi,ticari gerekler çerçevesinde rasyonel işletmecilik kuralları gereği (talebin az olduğu dönemlerde indirim yapmak, talebin yoğun dönemden yoğun olmayan döneme kaydırılması, stokların azaltılması amacıyla indirim yapmak, miktar indirimleri gibi) yapılan uygulamaların devam etmesi.

Tasarruf Önlemleri, Partimizce ekonomiyi süratle esenliğe çıkarmak, insanlarımızın hak ettikleri yaşam düzeyine kalıcı bir şekilde kavuşmaları için gerekli yapısal dönüşümleri sağlamak amacıyla uygulanmakta olan ekonomik program çerçevesinde kamu harcamalarının azaltılması ve disiplin altına alınması için bütün kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları ile ilgili çalışmalara milletimizin menfaatleri doğrultusunda ele alınacaktır.

Yolsuzluklarla mücadele ve yönetsel iyileştirmeler konusunda gerekli çalışmaları tamamlayacağız. Vatan ve Hürriyet Partisi; çağdaş yönetim anlayışının uluslar arası alanda kabul görmüş ilkeleri olan verimlilik, etkinlik ve tutumluluğun hakim kılınması, kamu kurum ve kuruluşlarınca sunulan hizmetlerin daha hızlı gerçekleştirilmesi, kamu hizmetlerinin ve kamu personelinin nitelik ve nicelik yönünden toplum ihtiyaçlarına cevap verir bir yapıya kavuşturulmasını, bununla birlikte işlemlerde şeffaflığın tesis edilerek yolsuzlukların önlenmesi gibi hedeflere ulaşılmasını amaçlamaktadır ve bunu uygulayacak şekilde politikalarını yerine getirecektir.

Görev alanına giren faaliyet ve hizmetlerin, etkinlik ve verimlilik ilkeleri ışığında daha hızlı ve şeffaf bir biçimde yerine getirilebilmesi ve kurum bünyesinde yolsuzluk ve suiistimale açık alanlar varsa bunların ortadan kaldırılması sağlanacak.

Denetim birimlerince son 10 yıllık dönem içinde düzenlenen soruşturma raporlarının sonuçlarının değerlendirilmesi suretiyle alınması gereken her türlü önlemler yerine getirilecektir.

Kurum çalışanlarının eğitim, nitelik ve motivasyonlarının artırılmasına yönelik çalışmalar yapılacaktır.

Çalışmaların başarıya ulaşabilmesi için özel sektör ve akademik çevrelerden sağlanabilecek katkılar ele alınması hedeflenecektir.

Kamu Yatırımları, Ülkemizde uygulanmakta olan ekonomik program çerçevesinde kamu yatırımlarının disiplin altına alınması amacıyla genel bütçeli daireler, katma bütçeli idareler, kamu iktisadi teşebbüsleri ve bağlı ortaklıkları, bütçenin transfer tertibinden yardım alan kuruluşlar, özel bütçeli kuruluşlar, özelleştirme kapsam ve programına alınmış hisselerin yarısından fazlası kamuya ait olan özel hukuk hükümlerine tabi kuruluşlar, fonlar, döner sermayeler, kamu bankaları, kanunlarla veya kanunların verdiği yetkiye dayanılarak kurulan kurul ve kurumlarda gerçekleşen, gerçekleşecek olan kamu yatırımları ülkemiz için hayati önemi haiz projelerle ilgili ihale işlemleri yeniden ele alınacak, kamu yatırımlarının milletin çıkarları üstün tutulacak şekilde gerçekleşmesi sağlanacaktır.

Tarım ve tarımsal destekleme politikalarının yeniden yapılandırılması , tarımsal konularla ilgili olarak hazırlanan her türlü kanun, kararname, yönetmelik, tebliğ, plan, proje ve benzeri çalışmalarda üreticilerimizin, çiftçilerimizin alınarak sorunlarına kalıcı çözüm üretilecektir.

Bilim ve teknoloji alanındaki araştırma ve geliştirme politikalarının, ekonomik kalkınma, sosyal gelişme ve milli güvenlik hedefleri doğrultusunda tespit edilmesi, yönlendirilmesi ve koordinasyonunun sağlanması ile bilim ve teknolojik ürünlerin üretkenliğinin gerçekleştirilmesini sağlayacağız.

İş Gücünün Etkin İstihdamı, Dünyada ve ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve ardından gelen yoğun işsizliğin toplumumuzda açtığı yaraların belli ölçülerde giderilmesi ve geçmişten bu güne farklı kurum ve kuruluşlarda istihdama yönelik olarak yürütülen çalışmalardaki mükerrerliğin önlenmesi, kaynakların etkin ve verimli kullanılması önemlidir.

Eğitim sistemi ile iş gücü piyasası arasında örtüşme sağlanmaması sonucu bazı alanlarda arz fazlalığı oluşmuşken, ihtiyaç duyulan alanlarda ise yeterli eleman yetiştirilememektedir. Bu sorunun aşılması için kapsamlı bir insan gücü planlanması ve bu sonuçlara göre kısa, orta ve uzun vadeli eğitim programları düzenlenmesi ile  özellikle “işsizliğin önlenmesi ve yoksulluğun bitirilmesini hedeflemekteyiz. İşsizliğin, üretim faktörünün israfı olmasının nedenlerini ortadan kaldırıcak politikaları gerçekleştireceğiz.

Uygulayacağımız ekonomik ve sosyal politikalarla, sürdürülebilir yüksek oranlı bir büyüme için gerekli ortamın oluşturulmasıyla AB’ye üyelik ve Türk Birliği  hedefi doğrultusunda ekonomimizi sağlamlaştıracak şekilde, amaç doğrultusunda ciddi adımları atacağız.

Kamu kaynaklarının mali disiplin içinde etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Gereksiz harcamaların ve israfın önüne geçilmesi, maliyet-etkin bir hizmet sunumu ile harcamaların halkın talepleri doğrultusunda öncelikli alanlarda yoğunlaştırılmasını gerçekleştireceğiz.

Yapılacak çalışmalarda temel yaklaşım; kamu kaynaklarının kullanımında bireylerin kendi kaynaklarını kullanırken gösterdikleri hassasiyetin, hatta daha fazlasının gösterilmesidir. Aynı hizmeti daha az girdi kullanarak sağlamak veya aynı girdi ile daha fazla hizmet üretmek suretiyle, kamu hizmetlerinin sunumunda verimlilik artışı sağlanmış olacaktır.

Bu çerçevede, hizmetlerin çeşitliliği ve kalitesinden fedakarlık etmeden hizmet sunumunda sonuç odaklı bir anlayışa dönük olarak maliyetleri süratli ve etkin bir şekilde düşürücü uygulamaların kamu kurum ve kuruluşlarınca hayata geçirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmaların başarıya ulaşabilmesi, hizmet üretim süreçlerinin vatandaş odaklı bir anlayışla analiz edilmesini, çalışanların ve vatandaşların görüş ve eleştirilerinden yararlanılmasıyla

“ Kamu Mali Yönetiminde Garanti Ödeme Sistemi” sonlandırılacaktır.

Gerek yurt dışında, gerekse ülkemizde faaliyet gösteren işadamlarımızın bir araya gelerek iş dünyamızda sinerji yaratılması ve örnek bir dayanışma ortamı oluşturulmak amacıyla Dünya Türk İşadamları Kurultayının, Türk Birliğinin ekonomik temel alt yapısının gerçekleştirilmesi için topyekun dayanışma ortamının oluşturulmasına ihtiyaç söz konusudur. Başarıyla gerçekleştirilmesini teminen, Kurultay’ın düzenlenmelerinin Türk Konseyi üye devlet yöneticileri ile ortak mutakabata varılmasını gerçekleştireceğiz

Uluslararası ilişkilerin hızla geliştiği ve giderek artan ölçüde uzmanlık, deneyim ve eş güdüm gerektirdiği günümüzde, diğer devletler ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizin başarıyla yürütülebilmesi, mevcut potansiyelimizin muhataplarımıza en iyi şekilde yansıtılması ve ülkemiz çıkarlarının korunabilmesi açısından, ilgili kurum ve kuruluşlarımız arasındaki işbirliğinin sağlanması ile ticaretimizi ihraca dayalı büyütmeyi sağlayacağız.

Rekabetin yoğunlaştığı ve değişimin ivme kazandığı bir ortamda; ülkemizin yönetim yapısını sürekli geliştirmek, kamu hizmetlerini çağdaş standartlara kavuşturmak, böylece halkımızın kamu kuruluşlarından talep ve beklentilerine etkin bir şekilde cevap vermek amacıyla kamu yönetiminde yeniden yapılanmaya yönelik çeşitli çalışmalar yapılacaktır.

Yatırım ortamının iyileştirilmesi çerçevesinde, küçük ve orta büyüklükteki işletmelerce kurulum ve işletme faaliyetlerine ilişkin kamu mali yönetim ve kontrol sistemimizi yeniden düzenleyerek işletmelerle ilgili eksikliklerin ortadan kaldırılması, üretimin ve hizmetin sürdürülmesini hedeflemekteyiz.

Dış ticaret hedefimiz, dünya mal ticaretinden aldığımız payın artırılarak ihracatımızın en iyiye çıkarılmasını sağlamak olacaktır.  Bu hedefe ulaşılabilmesi için, öncelikle ülkemiz imalat sanayi ile hizmet üretim potansiyelinin ihracat odaklı olarak değerlendirilmesi ve yönlendirilmesi gerekmektedir. Tüm sektörlerde ihracat hedeflerimize uygun, ortak politikalar geliştirilerek sürdürülecek şekilde yönetim anlayışı gerçekleştirilecek olup ihracat artışının bürokratik engellerin kaldırılarak işlemlerin hızlandırılması ve rekabetçi bir yapının oluşturulması sağlanacaktır.

Sanayinin Rekabet Gücünün Geliştirilmesi, sanayi stratejisi olmak üzere söz konusu politika ve strateji çalışmalarının gerçekleştirilmesini, geliştirilen öneri ve sonuçların karar mekanizmalarına taşınmasını, bu çalışmaların sürekli hale getirilmesini ve izlenmesini sağlayacağız.

Ülkemizin önemli ekonomik sorunlarından biri olan kayıt dışılık; rekabet gücünü önemli ölçüde etkilemekte, kamu finansman yapısının sağlıklı işlemesine engel olmaktadır. Ekonomide haksız rekabetin önlenmesi, ekonomik gelişmelerin sağlıklı bir seyir izlemesi ve sağlam bir sosyal güvenlik yapısının tesis edilmesi için kayıt dışılıkla mücadeleyi başarıyla sağlayacağız. Ülkemizin iktisadi sorunları içerisinde kayıt dışı ekonomi ile mücadele büyük önem taşımaktadır. Ekonominin rekabet gücünün artırılması ve kamu finansmanının sağlıklı bir yapıya kavuşturulması ancak kayıt dışılığın azaltılması ile mümkündür. Uygulanabilir kayıt dışı mücadele sağlanarak ekonomimizi büyüteceğiz.

Ülkemizde saydamlığın artırılması ve yolsuzlukla mücadelenin güçlendirilmesine yönelik strateji, plan, program ve gerekli diğer çalışmaları hazırlatıp  kamuoyu ile paylaşılmasını ve uygulanmasını gerçekleştireceğiz.

Kadınların sosyo-ekonomik konumlarının güçlendirilmesi, toplumsal yaşamda kadın erkek eşitliğinin sağlanması, sürdürülebilir ekonomik büyüme ve sosyal kalkınma amaçlarına ulaşılabilmesi için kadınların istihdamının artırılması ve eşit işe eşit ücret imkan sağlanacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Deniz Bakanlığının kurulmasına önem vermektedir. Deniz Bakanlığı ile birlikte  dünya gemicilik sektöründe söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Deniz turizminin, deniz ürünleri ile ilgili çalışmaları sağlayıp ülke ekonomisine daha kurumsal katkı sağlayacağına inanıyoruz.

Piyasa Gözetimi, Denetimi ve Ürün Güvenliği Değerlendirme, Kamuoyunda giderek artan ürün güvenliği bilinci ile piyasaya arz edilen ürünlerin miktarı ve çeşidinde görülen artışlar, ürünlerin gözetim ve denetim sisteminin daha etkin, güçlü ve caydırıcı bir yapıya dönüştürülmesini sağlayacağız.

Yerli Ürünlerin Kullanılması, tasarruf ve rekabet ilkelerine uygun hareket edilmesi kaydıyla, ülkemiz ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması ekonomimiz açısından büyük önem taşımaktadır. Yerli Malı Haftası yeniden ülkemizin her tarafında şölen havasında kutlanarak, çocuklarımıza ve gençlerimize örneklik teşkil edecek ve benimsetecek şekilde yerli ürün kullanımının faydaları anlatılacaktır.

Uluslararası ticaretin; ithalat, ihracat, transit gibi işlemlerinden kaynaklanan maliyetlerinin daha aşağı seviyelere indirilebilmesi için, eşyanın ülkemize girişinden başlayan ve/veya ülkemizden çıkışına kadar söz konusu olan birtakım işlem ve süreçlerin daha etkin ve verimli bir şekilde yönetilmesini gerçekleştirerek ülkemizin ihracat hacmi ile dünyanın en büyük  ekonomisi içerisinde yer almasını gerçekleştireceğiz.

Milletimizin ihtiyaçlarının yerli ürünlerden karşılanması mali, ekonomik açıdan ülkemizin kazanımı olacağından önemli ve ülkemiz ekonomisi için ciddi bir meseledir. Normlar hiyerarşisi dikkate alınarak ülkenin ihtiyaçlarının hedeflenmesi doğrultusunda mevcut hükümlerin çağımıza uygun bir şekilde güncellenmesi, yapısal sorunların ortadan kaldırılması rekabet ve tasarruf işleyiş sisteminin uygun hale getirilmesi ve buna uygun hareket edilmesi kaydıyla kamu kurum ve kuruluşlarınca gerçekleştirilecek mal alımlarına ilişkin uygulamalarla birlikte şirketlerin yerli üretimine teşvik edilmesi hesap verebilirlik, şeffaflık ve üretkenlik amacının gerçekleşmesi planlaması ile yerli üretim teşvikinin yürütülmesi partimizin önemli adımlarından biri olacaktır.

Partimiz, yerli üretimlerimizin dünya markası olması yolunda özgürlükçü, rekabetçi, hukuksal güven sağlanarak bölgesel olmak üzere kapsamlı çalışma içinde olacaktır. Teşvik sistemi etkin ve eşitlikçi olacak şekilde  hangi amaca yönelik olacağı net bir şekilde belirtilecek, geçici ve kısmi ithal ikamesi yöntemiyle, içeride üretilmesi mümkün olduğu halde ithal edilen malların üretilmesini sağlamak için teşvik sistemini etkin biçimde kullanma hedeflenecektir.

Düzensiz göç ile mücadelede “Geri Kabul Anlaşması “ gözden geçirilecek şekilde adım atacağız. Ülkemizde misafir olarak kalan Suriyeli vatandaşların, kendi vatanlarında hür yaşaması için çalışmaları yerine getirerek ülkemize getirdikleri ekonomik yük, milletimizin devletimizin faydaları noktasında kullanımı sağlanacaktır.

Avrupa Birliği Müktesebatının Üstlenilmesine İlişkin Türkiye Ulusal Programı’nın Uygulanması, Kopenhag Siyasi Kriterlerine Uyum çalışmaları milletimizin menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirilmesine yönelik çalışılacaktır.

Türki Birliği Müktesebatının üstlenilmesine ilişkin Türk Kurultayı Programının Uygulanması / Ankara siyasi kriterlerine uyum çalışmalarının hazırlanması, tamamlanması doğrultusunda ilgili kurum ve kuruluşların ortak çalışmalarının hızlandırılmasını hedeflemekteyiz.

Vergi Denetimi, İhbar Ve Şikayet Sistemi, Ülkemizde vergi kayıp ve kaçağının önlenmesi amacıyla yaygın ve yoğun vergi denetimlerinin kapsamlı ve etkin bir şekilde icra edilmesine inanmaktayız. Vergi kayıp ve kaçağı ile mücadele kapsamında tarafsız ve eşitlik ilkeleri doğrultusunda mükelleflere yönelik yerine getirilmesi sağlanacaktır. Vergi kayıp ve kaçağını önlemede ödüllendirme ve koruma sistemi getirilerek vatandaşlarımızın da destek sağlaması yönünde hukuki çalışmaları tamamlayarak vergi denetimi güvenceye alınacaktır. İdari, mali ve hukuki çerçevede bağımsız denetim düzenlenmesi sağlanacaktır.

Her Türlü Kaçakçılık Tedbirleri alınacaktır, Ülkemizde kaçakçılık faaliyetlerinin sonlandırılması amacıyla kapsamlı bir çalışma yerine getirilecektir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının dış ve iç denetiminde Güçlendirilmiş Dış Denetim Sayıştay ve Güçlendirilmiş İç Denetim ( Kurum İçi  Bağımsız, Tarafsız Kurul ve TBMM ) Ve Hukuki Korunma ( Mobbing ve Sürgün Yasası ) sağlayacağız.

Banka ve sigorta muameleleri vergisi kaldırılacak.

Vergi Reformu, Toplam vergi tahsilâtının düşük oranda dolaysız, yüksek oranda dolaylı vergilerden oluşuyor. Bu, gelir dağılımı adaletsizliğini körüklüyor. Vergi tahsilâtında oranların dengeli  olması için sistem reformu yapılması sağlanacaktır. Kazanca göre adil ve makul bir vergilendirme sistemi oluşturularak vergiye  adalet ve eşitlik getirilecektir. Çalışanların gelir vergileri aldıkları ücrete orantılı olarak yeniden düzenlenerek, yıl içerisinde yapılan zamların bir iki ay sonra yeniden vergilendirme sistemi ile alınmasının önüne geçilecektir.

Bütçe Reformu, Veri ve bütçe konusunda ayrıntılı düzenlemelerin yapıldığı  “yeni anayasa”ya ihtiyaç vardır. Bütçenin bir seferlik gelirlerle finanse edilmesi uygulamasının azaltılarak sürekli gelirlere ağırlık veren bir yapıya kavuşturulması gerekiyor. Kurumlara yönelik bütçenin yıl içinde fazladan yükseltilmesinin önüne geçilecektir. Siyasetin ve bürokrasinin israflarının önüne geçilecek somut adımlar atılacaktır.Vatandaşlarımıza sürekli tasarruf ve kemer sıkma tavsiyesiyle ilerleyen ekonomi politikasında tamamen değişiklik sağlayarak, kamu harcamalarında bütün israfların engellenerek bütçeye artı olarak eklenmesi sağlanacaktır.

Enerji Üretimi konusunda  akarsulardan enerji elde etme alanı başta olmak üzere girişimler başlatacağız. Güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi gibi, deniz dalgalarından elektrik üretilmesi noktasında yapılacak çalışmalar hızlandırılarak, üç tarafı denizlerle çevrili ülkemizin denizlerimizden optimal fayda sağlaması sağlanacaktır.  Alternatif enerji kaynaklarının daha fazla kullanılmasının teşvik edilmesinin yanı sıra bilim ve teknolojik imkanlar ölçüsünden istifade ederek enerji üretimini gerçekleştireceğiz.

Sosyal Güvenlik ve Sağlık Reformu, Sosyal güvenlik sistemi ve sağlık sistemi açık vermeyecek şekilde ele alınacak , sistemin açık vermesinin önlenmesi için primler ve sağlık giderlerine katılımlar gözden geçirilecektir. Alınan primlerin bütçe içersinde farklı kurumlara aktarılmasının önüne geçilerek, primin kendi sistemi içerisinde kalması sağlanacaktır. Emeklilik düzenlemesi kademeli olarak günümüz şartlarına göre yeniden düzenlenecek. Geçmişte prim ödemelerini tamamlamış ve emekliliği hak edip, değişen kanun ile yaş şartına takılan EYT’li diye ifade edilen kesimin kazanılmış haklarının verilmesi için kademeli bir emeklilik maaşı emeklilik hakları verilecektir.

5 – KAMU YÖNETİMİ

Çağdaş kamu yönetiminin temel felsefesi; vatandaşa güveni esas alan, devlet-vatandaş ilişkilerinde bürokrasi içinde boğulmayan , kırtasiyeciliğe kaçmayan ve vatandaş taleplerinin en kolay, en seri ve en uygun şekilde sonuçlandırılmasını amaçlayan “vatandaş odaklı” bir yönetimi gerçekleştirmektir. Partimizin program düzenlemelerinde de genel hatları ile  yer alan bu husus, tüm kamu kurum ve kuruluşların önemseyeceği ve yakın takibinde bulunacağı bu konuyla alakalı günümüz değişen şartları ile birlikte etkin bir çalışmanın hayata geçirilmesi gerekmektedir.

“Vatandaş odaklı yönetim”, vatandaşlarımızın hizmet kapısı olarak gördüğü devlet kapısında, gereksiz emek ve zaman kaybına uğratılmadan ve bekletilmeden işlerin kolaylıkla sonuçlandırılmasını hedeflemektedir. Söz konusu kamu yönetimi anlayışıyla, vatandaşın kamu kurumlarındaki iş ve taleplerinin zamanında karşılanması ile artık günümüz çağdaş yönetiminde yeri olmaması gereken, birtakım aracıların devreye girerek vatandaşı maddi-manevi sömürmesi engellenecek ve aynı zamanda kamu görevlilerinin şahsında, Devletimizin itibar ve güven kaybına uğraması da önlenmiş olacaktır.

Kamu yönetimi anlayışımızın ve uygulamanın böyle olması için  kamu kurum ve kuruluşlarında yürütülecek hizmetlerin ifasında gecikme ve aksamaların yaşanmaması ve çözümlerin sunulması adına denge ve denetim sisteminin işlevsellik kazandırılarak idarece işlerin  sıralı yöneticiler tarafından takibi ile var olacak aksaklık ve gecikmelerin tekerrürünün önlenmesi ile bu konuda ihmali görülen, ilgisiz, duyarsız ve sorumsuz davranışlarıyla bu tür aksaklıklara yol açan personelin titizlikle takip edilmesi ve bu kişiler hakkında gerekli her türlü idari işlemlerin gecikmeksizin derhal yapılması sağlanacaktır

6 – MÜLTECİ VE GÖÇ POLİTİKALARI

Ülkemizin bulunduğu coğrafyada önemli sorunlardan biri de düzensiz göç ve mülteci meselesidir. Ülkemiz tarafından düzensiz göçe kaynak veya transit olan ülkelerle geri kabul anlaşmaları yapılmaktadır. Bu kapsamda, Ülkemiz ile AB arasında 16 Aralık 2013 tarihinde imzalanan “Türkiye Cumhuriyeti ile Avrupa Birliği Arasında İzinsiz İkamet Eden Kişilerin Geri Kabulüne İlişkin Anlaşma” (Anlaşma) Türkiye Büyük Millet Meclisinin onayına sunulmuştur. Bu anlaşmanın gözden geçirilmesini hedeflemekteyiz. Ülkemizde bulunan mülteci kardeşlerimizin kendi vatanlarında hür yaşaması için güvenli bölge politikasını hayata geçirip ülkemiz ve milletimiz menfaatine çalışma içerisinde olacağız.

Geri kabul anlaşması ile AB ile vizelerin karşılıklı olarak kaldırılması amacıyla “Vize Serbestisi Diyaloğu” süreci de başlatılmıştır. Bu sürecin başarıya ulaşması için anlaşmada taahhüt edilen yükümlülüklerin eksiksiz olarak ve zamanında yerine getirilmesi büyük önem taşımaktadır, ancak mülteci ve göç meselesi ile ekonomik kayıplar yaşamaktayız. Bu kaybın önüne geçmek için ilgili devletler ile görüşmeyi öncelikle insani olan bu krizin ortadan kaldırılması üzerine olacaktır. Bunun başarıya ulaşması amacıyla göçten etkilenen ülkeler ile ortak mutabakata varılması gerçekleşecektir.

Düzensiz göçmenlerin ve mültecilerin sınır dışı edilinceye kadar barındırılacağı geri gönderme merkezlerinin kurulması ve mevcutların kapasitelerinin artırılmasını sağlayarak güvenli bölgelere geçişin hızlanması konusunda adımlar atılacaktır.

AB üyesi ülkeler tarafından gelecek geri kabul taleplerinin sonuçlandırılması için gerekli teknik, idari ve kurumsal alt yapının sağlanması ve bu kapsamda AB fonlarından yararlanılmasının gerçekleşmesi için sonuç hedefli çalışmalar yerine getirilecektir.

Düzensiz göç ve mültecilerle mücadelenin daha etkin yürütülebilmesi için mevcut tedbirlerin gözden geçirilmesi ve gerekli kanuni, hukuki, mali, idari ve teknik her türlü tedbirin alınması için ulusal ve uluslar arası çalışmaların yerine getirilmesi önem arz etmektedir.

Düzensiz göç ve mültecilerle mücadele konusu siyasi bir mesele olmaktan çıkmış olup devletimizin ve milletimizin demografik yapısını bozmuş ciddi bir sorun halini almıştı. Vatan ve Hürriyet Partisi bu sorunun ortadan kalkması için çalışmalarını her şart altında insani, vicdani, barış ve kardeşlik prensipleri doğrultusunda ülkemizin milli menfaatleri ve güvenliği noktasında taviz vermeden çözecektir.

7 – İÇ GÜVENLİK POLİTİKALARI

Vatan ve Hürriyet Partisi, başta pkk/pyd, fetö/pdy ve daiş olmak üzere bütün terör örgütleriyle ciddi ve kararlı bir şekilde etkili bir mücadele sergileyerek Ülkemizde bir daha terör faaliyetlerinin olmaması için bütün imkanları seferber ederek tüm terör örgütlerinin sonunu getirecektir.

Pkk ve benzeri tüm terör örgütleri ile sahada askeri ve stratejik olarak, şehirlerde  istihbari anlamda etkin bir mücadele sergilenerek son terörist silahını bırakana ya da yok edilene kadar mücadele devam edecektir.

Fetö/pdy ile yapılan mücadelede kesinlikle isim, parti, bürokratik ve siyasi gücü bulunanlara yönelik kayırmacı anlayışla değil, bütünüyle suça ortak olmuş suça karışmış her kimse ayırt edilmeksizin geçmişinde fetö/pdy terör örgütüne destek vermiş, destekleyici açıklamalarda bulunmuş, hain örgüt mensuplarına karşı referansta bulunmuş dahil bütün kesimlerle mücadele son noktaya kadar devam edecektir. Bu mücadelede kayırmalara onun adamı bunun adamı vasfına bakılmaksızın etkin bir şekilde gerçek bir mücadele ile yapılacaktır.  

Daiş terör örgütü ile yapılacak olan mücadelede ciddi sonuçlar alınabilmesi için istihbarata önem verilerek sahada yakın takip ve yeni stratejiler belirlenecektir. Başta daiş olmak üzere dini istismar edici, dini çıkar amaçlı kullanan tüm cemaat adı altında oluşturulmuş topluluklara karşı gerekli önlemler alınarak, milletimizin hassas dini duygularının istismarının önüne geçilecektir. Bu tür oluşumlara karşı istihbari faaliyetlere önem verilerek oluşumları ciddiyetle takip edilerek anayasal düzen dışındaki tüm faaliyetler yasaklanacaktır.

Geçmiş yıllarda fetö hain terör örgütünün faaliyetlerinin dikkate alınmaması veya göz yumulması hatta ülke yöneticileri tarafından devleti ele geçirecekleri şeklindeki uyarıları kabul etmemeleri sonucu, 15 Temmuz hain darbe kalkışmasının meydana gelmesiyle son bulmuştur.

Bir daha ülkemizin böylesi bir yanılgıyla karşı karşıya kalmaması adına devletin başta güvenlik birimleri olmak üzere tüm kurumlarımızda işe alımlarda liyakat, ehliyet ve uzmanlık ön planda tutulacaktır.  Kesinlikle referans ve mülakat sistemi kaldırılarak yeniden devlet içinde devlet oluşumlarına kesinlikle müsaade edilmeyecektir.

Son zamanlarda gerek yurt dışından gelen göçmen/mültecilerin içlerinden bazılarının gerekse ülke içerisinden bazı şahısların şeylik sıfatıyla ülkenin bazı bölümlerinde dergah adı altında büyük araziler üzerine yapılar inşa ettikleri, vatandaşlarımızın dini duygularını istismar edici şekilde kendi menfaatleri veya hizmetlerinde bulundukları ülke menfaatleri doğrultusunda kontrolsüz bir şekilde ticari faaliyetlerde bulundukları görülmektedir.

Ülkemizde din işleri Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından ülkemizin en ücra köşelerine kadar verilmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı dışında illegal şekilde faaliyette bulunan bu tür yapıların tamamı faaliyetlerinden men edilerek kapatılacaktır. Vatandaşlarımızın din ile ilgili bütün kurs, eğitici ve öğretici faaliyetler Diyanet İşleri Başkanlığı sorumluluğunda olacak ve her ne ad adı altında olursa olsun illegal faaliyetlere izin verilmeyecektir. Bu tür faaliyetlerde bulunmak üzere dernek vb. şekilde tüzel kişiliği bulunan kurumlarda ciddi denetimlere tabi olacaktır.

Terörle daha etkin mücadele etmek amacıyla terörü besleyen insan kaynağını kesmekle birlikte terörün finans kaynaklarını engelleyeceğiz. Terörün finansmanının niteliği, terörün finans kaynakları, yasadışı faaliyetlerden sağlanan kaynaklar, yasal görünümlü faaliyetlerden sağlanan kaynaklar, kâr amacı gütmeyen kuruluşların kullanılması, ticari işletmelerin kullanılması, görsel ve basılı yayın organlarının kullanılması, diğer ülkelerce sağlanan kaynaklar, ulusal ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde terörizme finans sağlayanlara yönelik demokratik, hukuk üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda ağır yaptırımların uygulanması sağlanacaktır. Terörün esas amacı bir toplumda korku yaratmak ve infial uyandırmak suretiyle bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır. Ulaşılmak istenilen hedef ne olursa olsun tüm terör örgütleri faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için insan ve finans kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden terör örgütleri yeterli finansal kaynağa sahip olmak ve bu kaynakları ilgili kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin kullanmak isterler. Bu nedenle terörle mücadelede terör örgütlerini finansal kaynaklardan mahrum bırakacak şekilde kamu kurum ve kuruluşların koordinesiyle topyekun mücadele esastır. 

Güvenli, huzurlu bir Türkiye, özgürlük içinde güvenlik anlayışı ile temel hak ve hürriyetleri esas alarak; iç güvenlik, kıyı ve karasularının emniyetini sağlama, etkili sınır yönetimi ve güvenliği, göç politikaları oluşturma, kamu hizmetlerinin koordinasyonu ile etkin il ve ilçe yönetimini tesis etme, afetlere dirençli toplum oluşturma, nüfus ve vatandaşlık hizmetlerini sunma ve sivil toplumu destekleme görevlerini insan odaklı ifa etmek, vatandaş odaklı yönetimi gerçekleştirmek hedefindeyiz.

Avrupa Polis İlkeleri, Ülkemiz içinde Kolluk Teşkilatları İlkesi olarak yer almış ama siyasiler, bürokratlar tarafından tam anlamıyla uygulanmamaktadır.

Hâlbuki, insan haklarının doğrudan savunucusu olanların, demokrasinin koruyucusu olan kolluk mensuplarının, kendisi insan haklarından, demokrasiden, ifade hürriyetinden yoksun bir şekilde azimle görev yaptığı da bilinmektedir. Ancak bu tek taraflı yaklaşım, birçok sıkıntıya neden olmaktadır.

Demokrasi ve İfade Hürriyeti gibi kavramlardan yoksun olunması, kapalı kurumların oluşmasına neden olur ki bunun acılarını 15 Temmuz 2016 günü hain Fetö/PDY terör örgütünün darbe kalkışması ile millet olarak acı bir şekilde yaşamış olduk. Tekraren böylesi hain bir yapılanma ile karşı karşıya kalmamak adına, tüm kurumlarda işe giriş sınavlarında mülakat ve referans sistemi kaldırılarak, belli zümrelere, kesimlere ve cemaat gibi yapılanmalara tanınan ayrıcalıklara son verilerek, Sınavın getirdiği esaslar doğrultusunda güvenlik ve arşiv araştırılması yapılarak, yazılı sınav ve spor sınavları ile adil eşit bir sınav sistemi ile işe girişler sağlanacaktır.

Bu doğrultuda ehil ve liyakatli aynı zamanda sadece devletinin emrinde olan personeller görev alacaktır. Kişilere, zümrelere veya farklı cemaatlere bağlı ve onlardan emir alan ve uygulayan görevliler olmayacaktır.

Yaşam hakkı için çalışan kolluk görevlinin intiharları karşısında kolluğun ifade hürriyeti mekanizması olmadığı için bu gibi üzücü olaylar ne yazık ki kurumlar içinde kalıyor, senede 50-60 kolluk mensubu çeşitli nedenlerden dolayı intihar etmektedir. On yıllardır araştırılmadığı için de kamuoyu nezdinde pek bilinmiyor, tartışılmıyor. 1934-1937-1979 yıllarından kalma ağır mevzuatlar ile karşı karşıya kalmış kolluk personelinin her sene 50-60 bin görevlinin soruşturması söz konusu oluyor, yarısı çeşitli şekilde cezalandırılıyor.

Genel Kolluk personeli, Anayasal haklarından yararlanamıyor, insan haklarına uygun çalışma sisteminden uzak bir şekilde çalıştırılıyor. Hakkını, hukukunu arayacak mekanizması olmadığı için kendi içinde sitem dolu görev hayatı devam ediyor.

Genel kolluk mensuplarının 8/24 çalışma sistemine geçilmesi doğrultusunda hukuki düzenlemeler yapılarak, yapılacak olan fazla çalışma karşılığı olarak saat başı mesai ücreti getirilerek, çalışan personelin sosyal hayatına da düzenleme getirilerek, huzurla ve mutlu bir şekilde görev yapmaları sağlanacaktır. Ayrıca kolluk mensupları kesinlikle kendi görevlerinin dışında başka bir işle çalışmaları engellenerek tamamıyla güvenlik alanlarında istihdamları sağlanacaktır. Koruma görevinde olan personellerin durumları tekrar gözden geçirilerek bu personellerden istihdam fazlalığı olanlar önleme adli kolluk personeli olarak görevlendirilmeleri sağlanacaktır.

Genel kolluk mensuplarının diğer kurumlarla kıyaslandığında görev, mesai, çalışma sistemi, can güvenliği, özlük hakları, kıyafetleri, sosyal hayatları, tayin ve terfi sistemi, izinleri, dini ve resmi bayram tatilleri, hafta sonu tatilleri bir benzerlik göstermemektedir. Anılan günlerde yapılan çalışmalar karşılığında saat başı mesai ücreti veya dinlenme izni verilecektir.

Teşkilatların varlık sebebi ve hizmetlerin amaç doğrultusunda en iyi bir şekilde yürütülmesi, her birimin tek başına çalışması ile değil, ilgili birimler ve yetkililerin birlikte çalışmaları, birbirlerini bilgilendirmeleri ve olaylar hakkında kurum personellerinin tamamının görüşü alınarak mümkün olacaktır. Verimlilik esaslı, personel odaklı görüş alınmasını önemsiyoruz.

Hizmeti bu şekilde yürüten birimler ve yetkililerin yanı sıra gerekli koordinasyonu yeterince sağlamayan birimler ve yetkililerinin de bulunmaması için denge ve denetim sisteminin sürdürülebilir ve etkin olması hedeflenmektedir.

İnsan haklarına uygun kolluk fonksiyonunun yerine getirilmesinde, temel hak ve özgürlüklerin korunması ve geliştirilmesinde güvenlik güçleri bakımından ne derece önemli bir konu olduğunun bilinciyle bir o kadar da hesap verme de o derece önemlidir. Güvenlik güçleri, demokratik bir toplumda sosyal yaşamın önemli bir parçasıdır. Demokratik toplumlar ise, güvenlik güçlerinden birçok konuda beklenti içindedirler. İnsan haklarına uygun kolluk faaliyetinde bulunma ile demokratik hesap verme, bu beklentilerin en önemlilerindendir. Bundan dolayı; Avrupa Birliği’nin tavsiyeleri ve ilerleme raporlarının etkisiyle kolluğa yönelik etkin bir şikâyet mekanizması olarak;

-Kamu Denetim Kurumu

-Türkiye İnsan Hakları Ve Eşitlik Kurumu

Ve son olarak “Kolluk Gözetim Komisyonu Kurulması Hakkında Kanun” 03/05/2016 TBMM’de kabul edilmiş olup Türkiye’nin yargı harici insan hakları koruma mekanizmalarına bir yenisi daha eklenmiştir.

UYUŞTURUCU İLE MÜCADELE Toplumun huzur ve güvenliğini derinden sarsan, özellikle gençler arasında yayılma eğilimi gösteren uyuşturucu madde kullanımının önlenebilmesi için; ilgili tüm kurum ve kuruluşlarla işbirliği yapılarak gerekli tedbirlerin alınması, özellikle gençlerin ve bütün vatandaşlarımızın farkındalıklarının artırılması, bu konuda eğitim ve önleme faaliyetlerine Vatan ve Hürriyet Partisi olarak önem vermekteyiz. Bireyin özgürlüğünü savunan partimiz, bireyin, ailenin ve toplumumuzun sağlığını, güvenliğini huzurunu bozan bu illet karşısında topyekun mücadele içinde olacaktır. Uyuşturucu madde kullanımı, toplumun ve bireylerin sağlığını ve güvenliğini tehdit eden psikolojik, ekonomik, sosyal vb. çok boyutlu, önemli bir sorundur. Gerekli tedbirlerin alınmasıyla bireylerin ve toplumun geleceğini huzura kavuşturmak hedefindeyiz. Bu probleme karşı mücadelede ilgili tüm paydaşlarla işbirliği ve koordinasyon içerisinde sürdürülmesi sağlanacaktır.

Uyuşturucu ile mücadelenin tüm boyutları ile yeniden ele alınarak bu konuda temel stratejilerin belirlenmesi ve eylem planlarının hazırlanması zorunludur. Bu amaçla; ilgili bakanlıklar bünyesinde çalışan tüm personelin görüş ve önerileri, sivil toplum kuruluşlarının katılımları ile birlikte kapsamlı bir çalışma ortaya çıkarılarak, çalışmaların temel amacı; uyuşturucu maddelere erişimin engellenmesi, bu maddelerin arz ve talebinin ortadan kaldırılması, bağımlılara tedavi ve rehabilitasyon hizmetlerinin kaliteli bir şekilde sunularak topluma yeniden kazandırılmaları sağlanacaktır.

Bu çerçevede, uyuşturucu ile mücadelede kurumlar arası işbirliği ve koordinasyonu sağlamak, temel stratejileri belirlemek ve eylem planlarını hazırlatmak, onaylamak, gerektiğinde değiştirmek, güncellemek ve uygulanmasını takip edip değerlendirmeler halkımıza da yansıtılacaktır. Uyuşturucu ile mücadele de, adli hukuk boyutunda yasal düzenlemeler milletimizin sağlığı, huzuru ve mutluluğu üzere yeniden ele alınacak, uyuşturucu ile mücadele de adli, güvenlik politikaları yasal anlamda ağır cezalar söz konusu olacaktır.

İSTİHBARAT İstihbarat, bilinenin aksine çok gizli bilgiler elde etmekten ibaret değildir. Bilgileri analiz etmek, geleceği görmek bazen de hissetmektir. Modern devlet düzeninde çağdaş teknoloji ve sistemlerle donatılmış, gerekli her türlü eğimden geçirilmiş, öngörüsü yüksek, vatansever insanlardan oluşturulan istihbarat biriminin yerini başka bir şey ile doldurmak mümkün değildir. Tüm dünya ülkeleri etki sahaları içerisindeki diğer devletler hakkında istihbarat faaliyetlerinde bulunurlar. Dünyanın, en kritik bölgesinde yer alan bölgemizin ve ülkemizin içerisinde bulunduğu durum, istihbarat birimlerimizin ivedilikle yeniden yapılandırılıp güçlendirilmesini mecbur kılmaktadır. Yasaların öngördüğü çerçevede yurt içinde ve yurt dışındaki istihbarat faaliyetlerimizin etkinliği ile hızının artırılmasını ivedilikle sağlayacağız.

●15 Temmuz hain darbe kalkışması başta olmak üzere demokrasimizi kesintiye uğratan darbelere ve eylemlere maruz kalmamızın temelinde istihbaratımız yatmaktadır.

●Türkiye Cumhuriyeti Devleti kendisine yönelen tehditlere karşı kendi istihbaratını oluşturarak dışarıdan istihbarat ithal eden bir ülke konumundan kurtarılacaktır.

●Dış istihbarat ve iç istihbarat için ayrı teşkilatlanmalar oluşturulacaktır.

●Millî İstihbarat Teşkilat öncelikle dış istihbarattan sorumlu olacak şekilde yeniden teşkilatlandırılacak ve Cumhurbaşkanlığına bağlı olarak çalışacaktır.

●İç ve dış istihbaratın koordinasyonu Cumhurbaşkanlığı bünyesinde oluşturulan merkez vasıtasıyla sağlanacaktır.

●Kurumların istihbarat sorumlulukları ve istihbarat sahaları ayrıntılı ve detaylı olarak belirlenecektir.

●İstihbarat alanında görevlendirilecek personelin seçiminde göreve özel kriterler belirlenecek ve seçim bu kriterlere göre yapılacak, seçilen personel profesyonel ve özel bir eğime tabi tutularak liyakate dayalı terfi sistemi oluşturulacaktır. İstihbarat birimlerinde çalışacak personelin meslek hayatının başından sonuna kadar aynı branşta hizmet etmesi sağlanmalıdır. İstihbarat branşındaki personel sürekli eğimle görev verildiği konuda uzmanlaştırılmalıdır.

●Mesleki gereklilikler ve kazanımlar açısından istihbarat birimlerinde çalışanların güncel ve aktif eğim almaları sağlanacaktır. İstihbarat elde etmek amacıyla kullanılacak olan araç, gereç ve sistemler için milli istihbarat sanayinin oluşması sağlanacaktır. Bu tür harcamaların Millî İstihbarat Koordinasyon Kurulu (MİKK) tarafından koordine edilmesi sağlanarak kaynak israf önlenecek şekilde tedariki ve kullanımı temin edilecektir. Milli İstihbarat Teşkilatı’nın ülke içi ve yurt dışı yapılanması çağın ve geleceğin ihtiyaçları göz önünde tutularak yeniden yapılandırılacaktır.

●Milli İstihbarat Teşkilatı’na devredilen Genelkurmay Başkanlığı Elektronik Sistemler Komutanlığı (GES Komutanlığı) güçlendirilerek yeniden Genelkurmay Başkanlığı’na bağlanacaktır.

●Ulusal bilgi sistemleri ve ağ altyapısının güvenliğine yönelik yasal, teknik ve idari altyapı oluşturulacaktır. Siber tehditlere, saldırı veya savaşlara her an hazırlıklı olunması sağlanacaktır.

●Askeri alandaki istihbarat ihyacının sağlanması yine askeri personel marifetiyle yapılacaktır. Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve Sahil Güvenlik Komutanlığı’nın İstihbarat Başkanlıkları ülke içerisindeki terör ve asayiş olaylarının yoğunluğu ve istihbarat ihtiyaçları göz önünde tutularak yeniden teşkilatlandırılacak, her üç kurumun faaliyet alanları bu kapsamda gözden geçirilerek istihbarat sahaları net bir şekilde belirlenecektir. Bu üç kurumun elde ettiği istihbarat,  Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesindeki Milli İstihbarat Koordinasyon Kurulu (MİKK) bünyesinde toplanacak ve toplanan istihbarat ilgili kurumlarca hızlı, özel ve güvenli bir şekilde paylaşılacaktır.

●Büyük veri ve yapay zekâ istihbaratı olarak bilinen geleceğin istihbarat sistemi ve ağının, ülke güvenliği ve hassasiyetleri göz önünde tutularak en kısa sürede kurulması sağlanacaktır.

●İstihbarat elde eden kurumların görev, yetki ve sorumluluklarını sürekli denetleyen ve istihbaratın kötüye kullanımını engellemeye yönelik yeterli ve objektif bir denetleme birimi tesis edilecektir.  Bu denetleme birimi suiistimal oluşmamasının ve vatandaşın kişisel mahremiyet, özel hayatın gizliliği ile insan hakları hassasiyetlerinin göz önünde bulundurulması haklarının teminatı olacaktır.

●İstihbarat kurumları içerisinde çeşitli grup ve cemaatlerin yapılanmasına kesinlikle müsaade edilmeyecektir

Formun Altı

TERÖRLE MÜCADELE KARARLILIKLA DEVAM EDECEK Vatan ve Hürriyet Partisi, terörle mücadeleyi kararlıkla yerine getirecektir. Terörle daha etkin mücadele etmek amacıyla terörü besleyen insan kaynağını kesmekle birlikte terörün finans kaynaklarını engelleyeceğiz. Terörün finansmanının niteliği, terörün finans kaynakları, yasadışı faaliyetlerden sağlanan kaynaklar, yasal görünümlü faaliyetlerden sağlanan kaynaklar, kâr amacı gütmeyen kuruluşların kullanılması, ticari işletmelerin kullanılması, görsel ve basılı yayın organlarının kullanılması, diğer ülkelerce sağlanan kaynaklar, ulusal ve uluslararası sözleşmeler çerçevesinde terörizme finans sağlayanlara yönelik demokratik, hukuk üstünlüğü ilkeleri doğrultusunda ağır yaptırımların uygulanması sağlanacaktır. Terörün esas amacı bir toplumda korku yaratmak ve infial uyandırmak suretiyle bir hükümeti veya uluslararası örgütü bir şey yapmaya veya yapmamaya zorlamaktır. Ulaşılmak istenilen hedef ne olursa olsun tüm terör örgütleri faaliyetlerini gerçekleştirebilmek için insan ve finans kaynaklarına ihtiyaç duyarlar. Bu yüzden terör örgütleri yeterli finansal kaynağa sahip olmak ve bu kaynakları ilgili kamu otoritelerinin dikkatini çekmeksizin kullanmak isterler. Bu nedenle terörle mücadelede terör örgütlerini finansal kaynaklardan mahrum bırakacak şekilde kamu kurum ve kuruluşlarının koordinesiyle topyekun mücadele esastır.

Terörün finansmanı ile etkin mücadele, öncelikle terörün finansmanının niteliğinin iyi bilinmesiyle vakit kaybetmeksizin engelleme yönelik adımların atılması , terörün beslenme hızını olumsuz etkileyecektir.

Uluslararası ilişkilerin hızla geliştiği ve giderek artan ölçüde uzmanlık, deneyim ve eş güdüm gerektirdiği günümüzde, diğer devletler ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizin başarıyla yürütülebilmesi, mevcut potansiyelimizin muhataplarımıza en iyi şekilde yansıtılması ve ülkemiz çıkarlarının korunabilmesi açısından, ilgili kurum ve kuruluşlarımız arasındaki iş birliğinin önemi daha da artmaktadır. Birden fazla coğrafyada aktif bir dış politika izlemek durumunda olan ülkemizin menfaatlerinin korunabilmesi ve mükerrerlikler nedeniyle oluşabilecek aksaklıkların önlenebilmesi açısından, dış ilişkilerimiz ve politikalarımıza doğrudan yansımaları olabilecek konuların müzakeresinde ve karar alma sürecinde, ilgili kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra sivil toplum kuruluşlarında dış politika ekseninde görüş ve önerilerinin dikkate alınacağı şekilde ortak akıl üzere hareket edilmesi sağlanacaktır.

Çağımız bilgi toplumu çerçevesinde sürekli olarak gelişmeler ve değişmelere sahne olmakta, bu süreç toplumun bütün katmanlarında hissedilmektedir. Dünyadaki tüm gelişmeleri takip etmek,  toplumumuzu bilgilendirmek,  yönlendirmek amacıyla bilgiden bilgi üretebilmek mevcut bilgilere sağlıklı ulaşabilmeye, anında bilgi derlemeye ihtiyacın olduğu bir gerçekle çok hızlı bir şekilde gelişen değişmeleri takip edebilmek ve onlara uyum sağlayabilmek, vatandaşlarımızın da siyasi, ekonomik, kültürel, ticari, teknolojik, çevresel, bölgesel konuların geneli hakkında bilgi sahibi olmasıyla  kendisini geliştirmesi ile bilgi çağında geleceğe hazırlama da çalışmalarımız söz konusu olacaktır. Bu nedenledir ki bilgili bireyler ile  güçlü olmaya, güçlü ve donanımlı bireyler ile de, güçlü devlet olma yolunda amaçlar gerçekleşecektir. Bu anlayışla bilgi çağında, vatandaşlarımızın dünyada yaşanmakta, gelişmekte olan süreçlerden haberdar olmasına önem veren bir dış politika anlayışına sahibiz.

Türkiye bölgesinde ve dünyada lider ülke olacak potansiyele sahip bir ülkedir. Dış politika da “ Devletlerin dostu olmaz, müttefik ve yakın devlet olur ülküsü.” anlayışı ile çok önemli bir alanda görev yapma bilincine sahip olma anlayışı ile öncelikle yarım asırdır devam AB üyelik sürecinin tamamlanması doğrultusunda çalışmalarımız olacaktır. AB üyelik kriterlerini yerine getirmede karşılıklı anlayış doğrultusunda üyelik sürecinin başarıya ulaşmasının gerekliliğine inanıyoruz. Müttefik ve yakın devlet olur ilkesi doğrultusunda süre gelen çabaların sonuçsuz kalması karşısında alternatif düşünce içerisinde olacağımız bilinmelidir.  Vatan ve Hürriyet Partisi, akraba ülkelere ve Türk devletleri ile iş birliğine ihtiyaç duyan, Türk devletleri birliğinin Türkiye için ihtiyaç duyduğumuz bir Türk Birliği kurularak, siyasi, askeri, kültürel, sosyal birliktelik sağlanacak, bu ülkelerle ekonomik bir oluşumun ardından ortak para birimine de geçerek Bölgesel Ticari Ortaklık sağlanacak bu şekilde vatandaşlara serbest dolaşım ile iş imkanları da sağlanarak bin yıllardır hasret olduğumuz Büyük Türk Birliğini kurmuş olacaktır.

Türkiye’nin jeopolitik konumu, pek çok iş birliği projesi için bir çekim alanı oluşturabilecek potansiyele sahiptir. Bu güçlü potansiyelin bölgesel ve küresel bir etkiye dönüştürülebilmesi, uluslararası siyasi ve ekonomik ilişkilerde ve güvenlik ilişkilerinde jeopolitiğin akıllıca kullanılmasına bağlıdır.

Öte yandan soğuk savaş sonrası dönemin getirdiği dinamik konjonktür, çok alternatifli bir dış politika geliştirmek için uygun bir ortam oluşturmuştur.

Askeri ittifakların ve blokların, uluslararası ilişkilerin belirleyici unsuru olma niteliği önemli ölçüde azalmış ve iş birliği projeleri devletlerarası ilişkilerin yaygın bir aracı haline gelmeye başlamıştır.  Bu yeni ortamda Türkiye’nin de güç merkezleri ile ilişkilerini alternatifli, esnek ve çok eksenli olarak yeniden düzenlemesi ve oluşturması gerekmektedir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Türkiye’nin tarihine ve coğrafi konumuna yaraşır, ön yargılardan ve saplantılardan arınmış, karşılıklı çıkar ilişkilerine dayalı, gerçekçi bir dış politika izleyecektir.

Başka ülkelerin toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygılı olan Türkiye, öteki ülkelerin ve uluslararası kuruluşların da, kendi toprak bütünlüğüne ve egemenliğine saygılı olmalarını hak olarak görmektedir.

Partimiz, değişen bölgesel ve küresel gerçekler karşısında, Türkiye’nin dış politika önceliklerini yeniden tanımlaması ve bu gerçekler ile ulusal çıkarları arasında yeni bir denge oluşturması gerektiği inancındadır. Bu bağlamda Vatan ve Hürriyet Partisi;

•Türkiye’nin dış politikasını uzun vadeli bir perspektifle, yeni dinamiklere dayanan bölgesel ve küresel konjonktürle uyumlu hale getirecektir.

•Dış politikada karar verme ve uygulama sürecinin, sadece bürokrasinin katılımıyla yürütülmesinin yetersiz kaldığı görüşündedir.

•Bu tür kararlara parlamentonun ve toplumun çeşitli kesimlerinin katılımı sağlanarak Türkiye’nin dış politikadaki etkisi ve gücünün artacağına inanmaktadır.

•Uluslararası ilişkilerde stratejik çalışmaların, senaryo analizlerinin ve geleceğe ilişkin projeksiyonların yapılmasının, dış politika araçlarının geliştirilmesinde çok önemli olduğuna da şüphe yoktur. Bu nedenle kamu kurumları bünyesinde dış politika alanında faaliyet gösteren araştırma merkezleri, dış politika enstitüleri ve üniversitelerdeki uluslararası ilişkiler bölümleriyle işbirliği yapılacaktır.

•Partimiz, bu gözlemler çerçevesinde aşağıdaki politikaları izleyecektir:

•Vatan ve Hürriyet Partisi, Türkiye’nin gelişmiş ve ileri demokrasi hedefini, dünya ekonomi piyasasında ön sıralarda yer alan güçlü ekonomik hedefini  ve insan haklarına saygılı devlet anlayış hedefini gerçekleştirmesiyle bulunduğu bölgede bir istikrar unsuru olmayı gerçekleştirdikten sonra bu  nitelikleriyle, çevresindeki kriz bölgelerinde daha fazla inisiyatif alacak ve krizlerin çözümüne daha somut katkı sağlamaya çalışacaktır.

•Partimiz, bölgesel güvenlik ortamının, ekonomik kalkınmaya önemli katkıda bulunduğu görüşündedir. Bu nedenle Türkiye, yakın çevresinde güven ve istikrarın tesisi için daha fazla çaba sarf edecek, komşularıyla diyaloga dayalı iyi ilişkiler sürdürme çabasını artıracak, böylelikle bölgesel iş birliğinin gelişmesine daha fazla katkıda bulunacaktır.

•Türkiye gerek coğrafi gerekse tarihi açıdan Avrupa ile yakın ilişkiler içinde olmuştur. Bu nedenle Avrupa ülkeleriyle ilişkiler Türkiye’nin dış politika gündeminde en üst sıralarda yer almaya devam edecektir.

•Türkiye Avrupa Birliği ile ilişkilerinde, taahhütlerini ve birliğin üyelik için öteki aday ülkelerin de yerine getirmesini istediği şartları bir an önce sağlayacak, gündemin yapay sorunlarla meşgul edilmesini önlemeye çalışacaktır.

•Türkiye’nin NATO bünyesinde bugüne kadar ortaya koyduğu katkıya paralel olarak, yeni Avrupa savunma stratejisi çerçevesinde oluşturulan Avrupa Güvenlik ve Savunma Kavramı (AGSK) içinde hak ettiği yeri alması yolundaki çabaları sürdürecektir.

•Türkiye ile dost ve müttefik ülkeler arasında uzun zamandan beri devam eden siyasi ve ekonomik iş birliği sürdürülecek ve bu iş birliği özellikle ekonomi, bilim, teknoloji, yatırım ve ticaret alanlarında yoğunlaştırılacaktır.

•Amerika Birleşik Devletleri ile uzun yıllardan beri savunma ağırlıklı olan iş birliğini devam ettirecek ve bu iş birliğini ekonomi, yatırım, bilim ve teknoloji alanlarında yaygınlaştıracaktır.

•Rusya Federasyonu ile Orta-Asya ve Kafkasya’da rekabete değil iş birliğine dayanan dostça ilişkiler sürdürecektir.

•Komşumuz Yunanistan ile karşılıklı ekonomik çıkarlara dayanan ilişkileri artırarak sürdürecek ve bu ilişkilerin oluşturacağı güven ortamı sayesinde, daha karmaşık olan siyasi sorunların çözümü için zemin hazırlayacaktır.

•Partimiz, Kıbrıs sorununun çözümünde adadaki Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetinin tam bağımsızlığını ve dünya devletlerinin bağımsızlığını tanıyacağı çalışmaları ivedilikle yapacaktır. Türk halkının varlığının, kimliğinin ve kendi geleceğini tayin etme hakkının ve haklarının göz ardı edilemeyeceği görüşünde bir çözüm sunacaktır.

•Orta Asya Türk Cumhuriyetleri ile tarihi, kültürel ve sosyal yakınlığımıza rağmen, Türkiye’nin bu ülkelerle ilişkilerinde beklentileri karşılayamadığı bir gerçektir. Vatan ve Hürriyet Partisi, Türk cumhuriyetleriyle ilişkilerin en ileri noktaya taşınarak bölgenin geniş bir iş birliği alanına dönüştürülmesi için çaba sarf edecektir.

•Orta Doğu’da akan kan tüm dünya kamuoyunu olduğu gibi, bu bölge ile yakın kültürel ve tarihi ilişkileri olan Türk halkını da üzmekte ve endişeye sevk etmektedir. Vatan ve Hürriyet Partisi, din ve ırk ayırımı yapmaksızın, kime ait olursa olsun, dökülen kanın ve göz yaşının acilen durdurulmasını sağlayacak tek yolun, kalıcı bir barıştan geçtiğine inanmaktadır. Bu çerçevede Türkiye, barışın tesisine yönelik çabaları desteklemeye devam edecektir.

•Partimiz, Türkiye’nin İslam ülkeleriyle ilişkilerine özel bir önem vermektedir. Bu nedenle, bir yandan bu ülkelerle ikili iş birliğimizin artırılmasına önem verecektir.

•Soğuk savaşın sona ermesi ve Doğu Blok’unun çöküşü, Karadeniz Bölgesi’nde yeni bir iş birliği alanının ortaya çıkmasına neden olmuştur. Bu gelişme sonucu, hızlı bir ivme ve geniş bir katılımla kurulan Karadeniz Ekonomik İş birliği Teşkilatı’nın (KEİT), bölge ülkelerine geniş iş birliği olanakları vaat eden potansiyelinin harekete geçirilmesi için sarf edilen çabaları artıracaktır.

•Türk dış politikasının geleneksel Atlantik ve Avrupa boyutlarının yanında, Avrasya eksenli bir politikanın da geliştirilmesi yolundaki çabaları sürdürecektir. Bu bağlamda, Ekonomik İş birliği Teşkilatı (ECO) çerçevesindeki iş birliğinin güçlendirilmesi için çaba sarf edecektir.
•Kafkasya’da soğuk savaş dönemi şartlanmaları bir yana bırakılarak iş birliği imkanları aranacaktır. Böylelikle Türkiye, zengin yeraltı ve yer üstü kaynaklarına sahip olan bu bölgenin, Orta Doğu ve Balkanlar’la ekonomik açıdan bütünleşmesine katkıda bulunmaya çalışacaktır.

•Çin ve Güney-Doğu Asya’daki dinamik ekonomilerle ilişkileri çok yönlü olarak ele alacak ve Türkiye ile bu ülkeler arasında daha sıkı ilişkiler geliştirmeye çalışacaktır. Çin ile ilişkiler içerisinde Uygur Türklerinin durumu da özenle takip edilecektir.

•Türkiye’nin Balkan politikasını, bölgedeki ülkelerle tarihi, kültürel ve ekonomik ilişkilerimiz ışığında geliştirecek ve gerekirse yeniden şekillendirecektir.

•Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşlarının, bulundukları ülkelerdeki haklarının daha fazla korunması için çaba sarf edecek gerek o ülkelerde gerekse Türkiye’de karşılaştıkları sorunların ortadan kaldırılması için mevcut mekanizmaları daha etkin biçimde işletecek, gerekirse yeni mekanizmalar oluşturacaktır.

8 – MİLLİ SAVUNMA, DIŞ POLİTİKA VE GÜVENLİK

Türk Silahlı Kuvvetleri, ülkemizin jeopolitik konumunun önemi nedeniyle tarihin her döneminde çok taraflı ve çok boyutlu saldırılar ile karşı karşıya kalmıştır. Dünyada ve bölgemizdeki gelişmeler, Orta Doğu’da rejimlerin yıkılması ya da büyük ölçüde tahribata uğraması TSK’nın yaşadığı kurumsal kriz gibi nedenlerle ülkemizin karşı karşıya olduğu tehdit seviyesi her zamankinden daha fazladır. Milli güvenlik ve dış politikamızın tesisinde vazgeçilmez milli güç unsuru olan TSK; kumpas davaları, FETÖ yapılanması ve 15 Temmuz hain darbe kalkışması sonucu kurumsal ve manevi olarak yıpratılmıştır. Bu durumun bilincinde olan partimiz, Türkiye’nin bekasına yönelik tehdidin aşılması, Türk milletinin güvenlik ve refahının güvence altına alınması için savunma ve güvenlik sistemini hızla ve yeniden inşa etmek kararlılığı içindedir. TSK, hükümetlerin değil Türk milletinin ordusudur. Partimiz, TSK’nin kurumsal ve manevi kişiliğinin korunması ve geliştirilmesi için ana hatları aşağıda sunulan politikaları uygulayacaktır.

●TSK’nin kuvvet yapısının oluşturulmasında askeri güç, doktrin ve kuvvet yapısı ile ülkemizin bulunduğu coğrafyanın karmaşık ve belirsiz özelliği de dâhil olmak üzere birçok faktör, risk ve tehdit değerlendirmesinde öne çıkan savunma ve güvenlik öncelikleri ile birlikte ele alınacaktır.

●TSK, siyasi çekişmelerin dışında tutulacak; milli güvenliğin askeri boyutunda siyasi karar alma mekanizmasının bir unsuru olacak; diğer milli güç unsurları ile birlikte caydırıcılığı destekleyen faaliyetlere odaklanacaktır.

●TSK, milli güvenlik politikası ve stratejisi ile şekillendirilecek; askeri doktrinler üreterek, komuta-kontrol sistemi ile entegre edilmiş bir yaklaşım tekrar tesis edilecektir.  Başkomutanlık TBMM’nin uhdesinde olacaktır.  Barış döneminde Başkomutanlık Cumhurbaşkanı tarafından temsil edilecektir. Savaş döneminde ise Başkomutanlık görevini fiilen Genelkurmay Başkanı yürütecektir.

●Barış döneminden ibaren, yüksek profile sahip, güvenilir bir askeri güç ve hazırlık seviyesine sahip kuvvet yapısı oluşturulacak; TSK’nın ihtiyaçlarını karşılamak maksadıyla yetenek paketleri geliştirilecek; bu kapsamda özellikle, Türkiye’nin deniz jeopolitiğinin gereksinimlerini karşılayacak şekilde donanmamızın kuvvet yapısı ve gücü geliştirilerek idame erilecektir.

●Hain 15 Temmuz kalkışması sonrası, TSK’nın kurumsal eğim sistemi ve birikimi yok sayılarak değiştirilmiştir. Partimiz, askeri eğim sistemini, ülkemizin jeopolitiğinden kaynaklanan risk ve tehditlerin gerektirdiği ihtiyaçları karşılayacak şekilde, Askeri Liseler, Harp Okulları ve Harp Akademileri’ne dayanan birikimi de dikkate alarak yeniden düzenleyecektir.

●Profesyonel askeri eğim sisteminin felsefesi Atatürkçü düşünce sistemi doğrultusunda Atatürk ilke ve devrimleri, demokratik, laik ve sosyal hukuk devle ilkelerine bağlı askerler yetiştirilmesi sağlanacak; Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefine aykırı unsurların profesyonel eğim sistemine sızmalarını önleyecek düzenlemeler yapılacaktır.

●Partimiz, TSK’nin askeri sağlık hizmetleri, harekât ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik olarak yeniden düzenlenecektir. Askeri sağlık hizmet, 3. basamak dâhil olmak üzere, Sağlık Bakanlığı ile birlikte ve koordineli çalışacak şekilde yeniden kurulacaktır.

●Askeri  alanının kendine özgü ihtiyaçları dikkate alınarak, askeri sağlık hizmet personelinin yetiştirilmesine yönelik olarak GATA yeniden yapılandırılarak, TSK’nin askeri sağlık sistemi içinde yer alması sağlanacaktır.

●Kendine has özellikleri olan askeri konulardaki uyuşmazlıkların çözümünün, mevcut adalet yöntem sistemine doğrudan dâhil edilmesinde yaşanacak askeri ve güvenlik ile ilgili sorunların önüne geçilmesi amacıyla askeri birliklerin konumlarını ve iş yoğunluğunu da göz önünde tutarak mevcut yargı sistemi içerisinde ihsas mahkemeleri kurulacaktır. Bölge Adliye/İdare Mahkemeleri’nde, Yargıtay’da ve Danıştay’da ihsas daireleri oluşturulacaktır. Bu mahkemelerin kurulması ve kaldırılması, mevut adalet yöntemi sistemi içinde yapılacak ancak Genelkurmay Başkanlığı’nın da görüşü alınacaktır. Savunma Sanayi önceki hükümetler döneminde, TSK’nin savunma sanayi ihtiyaçlarının milli imkânlarla karşılanmasına yönelik söylemler olmasına rağmen, bu hedefe ulaşmakta sorunlar yaşanmış; ülkemizin savunma sanayisinde pazar ülke konumundan kurtulması mümkün olamamıştır. Bu durum, TSK’nin etkinliğinin arzu edilen seviyede sağlanması yanında, ülke sanayinin gelişmesi açısından da bir engel teşkil etmektedir.

●Endüstri 4.0 temel alınarak oluşturulacak savunma sanayi politikası ile, TSK’nin en kısa sürede bölgesel gücünü hissettirecek konuma gelmesi sağlanacaktır.

●Savunma sanayinin, öncelikle ülkemizin dışa bağımlılığının çok fazla olduğu teknoloji yoğun ve yüksek katma değer içeren alanlarındaki ihtiyaçlarının milli imkânlarla karşılanmasına yönelik kısa, orta ve uzun vadeli planlamalar yapılarak uygulanacaktır.

●Savunma sanayi, uluslararası rekabet ortamında varlığını sürdürebilen ve milli sanayi ile entegre olan ve sürekliliği esas alacak bir şekilde yapılandırılacaktır.

Ülkemizin bulunduğu stratejik derinliği bulunan jeopolitik konumumuz dolayısı ile birçok ülkenin farklı emelleri doğrultusunda açık ve gizli saldırılılara maruz kalıyoruz.

Dış politikamızda önceliğimiz ülkemize bulunan yakın tehditleri bertaraf etmek adına, Kuzey Irak’ta, Suriye’nin kuzeyinde pkk/pyd, deaşa karşı yürütülen operasyonlar askeri ve stratejik olarak başarıyla sonuçlanıncaya kadar kararlı bir şekilde yürütülecektir.

Partimiz Irak ve Suriye’nin egemenliğine, bağımsızlığına ve toprak bütünlüğüne karşı hiçbir oluşumu çabayı desteklemeyecektir. Irak ve Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunmaya ve bölgede yaşayan tüm halkların etnik bir ayrıma maruz kalmadan tüm haklardan aynı şekilde adil ve eşit faydalanmalarını savunuyoruz.

Dış politikada geliştirecek olduğumuz kararlı ve tutarlı politikamız ile savrulmalar yaşamadan, değişecek ve gelişecek olan tüm olaylara dinamik bir refleks ile kontrollü bir politikanın mimarı olacağız. 

Dışişleri Bakanlığı kadrosu tamamen eğitimli, liyakatli, ehliyet sahibi işinde uzman diplomatlardan oluşturulacaktır. Türkiye Cumhuriyetini temsil yeteneğinden yoksun referans sahibi ehliyetsiz, liyakatsiz basiretsiz hiçbir atama yapılmayacaktır.

Avrupa Birliği ile ilişkilerin gerildiği ve kopma noktasına geldiği bu günkü durumda, geliştirecek olduğumuz tutarlı ve istikrarlı politika Avrupa Birliğinin önceliği olan kanun ve uygulamaların, Avrupa Birliği hedefleri doğrultusunda yapılmasından ziyade milletimizin temel hak ve özgürlükler konusunda milletimizin layık olduğuna inandığımız yaşam standartları doğrultusunda öncelikle düzenlenmesi taraftarıyız. Hem ülkemizin menfaati doğrultusunda hem de Avrupa Birliğinin menfaatleri doğrultusunda sorunların çözümüne yönelik adımlar atılarak, Avrupa Birliği süreci kısa sürede sonuçlandırılacaktır.

Bölgesinde tarihi geçmişi ile, ekonomisi güçlü, ordusu güçlü bir Türkiye barışın teminatı olduğu gibi caydırıcı rolü de savaşların engelleyicisi olacaktır. Ülkemizin ekonomisi güçlendirmek adına tamamıyla millet ve devletimiz lehine olan kazanımlar ortaya koyup, ordumuzun her anlamda güçlendirilmesi için gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Dünyada bulunan çeşitli güç birliklerinin yanında 2000 bin yıllık devlet geleneği bulunan Türklerin de bir birlik kurması kaçınılmazdır. Bunun için Türk Devletleri ile askeri, stratejik, ekonomik ve sosyal güçlü bir Türk Birliği kurulacaktır.

Ülkemizin başta Orta Doğu, Suriye, Afrika, Mavi Vatan ve diğer yerlerde yürüttüğü politikalar gözden geçirilerek ülkemizin menfaatleri en üst seviyede korunacak şekilde yenilenerek devam edecektir.

Tarihin her döneminde stratejik bir öneme sahip olan Kıbrıs politikamız, Ada’da adil ve eşit iki devlet olarak kalıcı bir çözüm için çaba göstereceğiz.

Yunanistan ve Doğu Akdeniz bölgesinde bulunan endüstriyel katma değere sahip kaynakların çıkarılması ve kullanılması konusundaki görüş ayrılıklarını barışçıl bir şekilde çözümlenmesi konusunda girişimlerde bulunarak, bölgesel çatışmaların önüne geçmek adına olumlu tüm girişimlerde bulunulacaktır. Barışçıl girişimlerin yürütülmesi konusunda atacağımız adımlar ile birlikte bölgede Türkiye’nin bulunduğu gücün varlığı da her daim dost ve düşmana gösterilecektir.

Batı Trakya’da yaşayan soydaşlarımızın sorunları da yakından takip edilerek, soydaşlarımızın temel haklarının korunması sağlanacaktır.

NATO’nun varlığı güçlü ülkemize bölgesinde ekstra caydırıcı bir güç olarak destek sağlamaktadır. NATO ile ilişkilerde; yürüteceğimiz tüm politikalar gibi, devletimizin ve milletimizin menfaatlerini göz önünde tutarak, uluslararası tehdit haline gelmiş terör konusunda da dayanışma içerisinde bulunmak önceliklerimiz arasında olacaktır.

Amerika Birleşik Devletleri ile yürütecek olduğumuz politika da öncelik olarak pkk/pyd ve fetö gibi terör oluşumlarına vermiş olduğu desteğin stratejik ortaklık bağlamında bulunmayacağını, terör örgütlerine verilen destekten vazgeçilmesi yönünde faaliyetlerde bulunarak, ülkesinde barındırdığı teröre bulaşmış tüm kişilerin iadesi konusunda ayrıntılı dosyalar sunularak, suçluların iadesi kapsamında ülkemize teslimleri istenilecektir.  

Dış politikada en çok savrulmalar yaşadığımız ülke olan Rusya ile yürütülecek olan politikamız ile bölge ülkelerinin menfaatleri de gözetilerek çatışmacı bir politikadan ziyade uzlaşmacı ve kazan kazan politikası yürütülecektir.

Libya da Merkezi Hükümete sağlanan destekler devam edecek şekilde , Libya politikamızda ülkemiz menfaatleri doğrultusunda çalışmalar yapmaya devam edeceğiz.

Kafkaslarda son zamanlarda Azerbaycan’a karşı artan Ermenistan saldırılarının son bulması noktasında ekonomik, siyasal ve askeri olarak Azerbaycan’ın yanında olacağız. Azerbaycan’ın Ermeni işgali altında bulunan topraklarından (Karabağ) çekilinceye kadar Azerbaycan’ın haklı mücadelesinin uluslararasında da savunuculuğunu yapacağız.

Yaşasın Karabağ.

MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ

●Milli güvenlik siyasetinin belirlenmesinde kamu güvenlik bürokrasisinin farkındalığının artırılması gerekmektedir.

●Milli Güvenlik Akademisi tekrar faaliyete geçirilerek kamu güvenlik bürokrasisinin ve gerektiğinde özel sektör temsilcileri ile STK temsilcilerinin ulusal güvenlik ve milli çıkarlar konusunda bilgilendirilmeleri sağlanacaktır. Bu kapsamda devlet stratejik kadrolarında görev alacak üst düzey bürokratların mutlaka bu eğimden geçmeleri şartı aranacaktır.

DENİZ BAKANLIĞI,  DENİZCİLİK VE GEMİCİLİK STRATEJİSİ

Türkiye, bölgesinde etkili olabilecek bir jeo – stratejik konuma sahiptir. Türkiye’nin zengin yer altı ve yer üstü doğal kaynakları vardır. Türkiye, genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Türkiye, çok zengin bir tarihe ve kültürel mirasa sahiptir. Türk milletinin köklü ve zengin bir devlet geleneği vardır. Türkiye, uluslararası rekabet kabiliyeti yüksek bir girişimci potansiyeline sahiptir.

Türkiye, emsalsiz tabii güzellikleri ve tarihi dokusuyla turistik bir cazibe merkezidir. Türkiye’nin etrafı denizlerle çevrili ve uluslararası deniz ticaretine elverişli olmasına rağmen ülkemizde kurum olarak Deniz Bakanlığı söz konusu değildir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Deniz Bakanlığının kurulmasına önem vermektedir. Deniz Bakanlığı ile birlikte  dünya gemicilik sektöründe söz sahibi olmayı hedefliyoruz. Deniz turizminin, deniz ürünleri ile ilgili çalışmaların Deniz Bakanlığı ile olmasıyla Birleşmiş Milletler Teşkilatının uzman kuruluşu Uluslararası Denizcilik Örgütüne (IMO) üye ülkelerin, uluslararası deniz emniyetinin sağlanması ve deniz çevresinin korunması konusundaki stratejilerini IMO hedef ve politikalarına uygun olarak belirlemeleri bakanlık seviyesinde ele alınmasıyla, ülkemizin denizlerde can ve mal emniyetinin sağlanması ile gemi kaynaklı deniz ve hava kirliliğinin önlenmesine ilişkin stratejiler uygulanacak, belirlenmiş bağlayıcı kuralların uygulanmasına yönelik gerekli tedbirler de alınacaktır.

Uluslararası deniz emniyetinin sağlanması ve gemi kaynaklı deniz kirliliğinin önlenmesi konusunda ülkemizin yükümlüklerinin devamlı surette gözden geçirilerek bu yükümlülüklerin yerine getirilmesi ele alınıp idari performans ve uygulama kapasitesinin artırılması, ilgili kurumlar arasında etkin bir işbirliği ve koordinasyonun sağlanması hususları Denizcilik Bakanlığı tarafından geliştirilecektir.

Bu kapsamda, denizcilik ve gemicilik standartlarına uyum sağlayan, denizcilik ve gemicilik uygulamalarımızın daha da geliştirilerek ilgili kurumların performansının artırılması amacıyla, Uluslararası Denizcilik Örgütü Üye Devlet Denetim Programına (VIMSAS) aday olmasıyla  tüm kamu kurum ve kuruluşları, Denizcilik Bakanlığının koordinasyonunda, uluslararası denetime hazır duruma gelmek üzere gerekli tedbirlerin alınması ile birlikte denizlik konusunda ülkemizin ekonomik kalkınması söz konusu olacaktır.

ULUSLARARASI İLİŞKİLER Vatan ve Hürriyet Partisi ; Dış politika devletlerin dostu olmaz, müttefik ve yakın devletler olur ülküsü etrafında, uluslararası ilişkilerin hızla geliştiği ve giderek artan ölçüde uzmanlık, deneyim ve eşgüdüm gerektirdiği günümüzde, diğer devletler ve uluslararası kuruluşlarla ilişkilerimizin başarıyla yürütülebilmesi, mevcut potansiyelimizin muhataplarımıza en iyi şekilde yansıtılması ve ülkemiz çıkarlarının korunabilmesi açısından  kurumsal düzeyde ülkemizin ve milletimizin menfaatleri doğrultusunda çalışmayı esas kabul etmektedir. Milli çıkarlarımız doğrultusunda her türlü tavize karşı milli duruşun gerekliliğine inanıyoruz. Çünkü taviz tavizi doğurur.

Dünya ticareti; Küresel ticaret savaşlarının yanı sıra covid-19 salgının küresel boyutta olmasından dolayı sıkıntılı süreçler yaşamaktadır. Ekonomik bütünleşme süreçlerinin derinleştiği, küresel ölçekte pazara giriş stratejilerinin yoğun şekilde uygulandığı ve ihracat pazarlarında rakip ülkelerin aktif stratejiler geliştirerek, uluslararası ticarette pazar paylarını artırmaya çalıştığı bir dönemden geçmektedir. Böyle bir dönemden dolayı da ülkemizin uzun soluklu olacak şekilde ekonomi ve dış ticaret politikalarının yeni bir anlayış ve yapıyla yürütülmesi, tüm kurum ve kuruluşların ortak paydada hareket edeceği , Türkiye vizyonunu, misyonunu ortaya koymamız gerekmektedir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının görev ve yetki alanına giren konularda diğer devletler ve yabancı kuruluşlar ile müzakerelerle birlikte, Türkiye Cumhuriyeti’nin diğer devletler, uluslararası kuruluşlar ve bunların temsilcileri ile temas ve müzakereleri, uluslararası çalışmaları ile ön planda olacak şekilde politika izlenmesi ile  birden fazla coğrafyada aktif bir dış politika izlemek durumunda olan ülkemizin menfaatlerinin korunabilmesi ve mükerrerlikler nedeniyle oluşabilecek aksaklıkların önlenebilmesi açısından, dış ilişkilerimiz ve politikalarımıza doğrudan yansımaları olabilecek konuların müzakeresinde ve karar alma sürecinde, Vatan ve Hürriyet Partisi ile milletimizin yaşam, ekonomik, kültürel olarak ve gelecek nesiller doğrultusunda çıkarlarımız her daim korunacaktır.

9 – ÇEVRE, DOĞAL HAYATI KORUMA POLİTİKALARI VE AFET

9-1 -ÇEVRE VE DOĞAL HAYATI KORUMA POLİTİKALARI

Bütün canlıların bir arada yaşadığı, yaşamsal önemi olan çevrenin korunması, sürdürülebilirliğinin sağlanması gelecek nesiller için hayati önem taşımaktadır. Bütün canlıların yaşamlarının sağlıklı bir çevre ortamında sürdürebilir olmaları ve gelecek nesillerinde yaşamlarını devam etmeleri noktasında çevrenin korunması için vatandaşlarımızın bireysel çabalarının yanında kamunun yaptırım gücüne de ihtiyaç vardır.

Çevre, medeniyetimizi yaşatan, yaşanabilir şehirler amacıyla doğal çevreyi korumak, geniş yeşil alanlı şehirler ve yerleşimler oluşturmak üzere; şehirlerimizin kimliğini canlandıran ve yatay mimariyi esas alan planlama, dönüşüm, güvenli yapılaşma, taşınmaz yönetimi ve konut sektörü ile çevreye yönelik tüm hizmetleri düzenleyici ve denetleyici bir anlayış ile çevre yönetiminin, çevresel etki ve değerlendirilmesi, şehircilik üzerine planlamalar  ve strateji geliştirme politikaları ideolojik ve çıkar ilişkilerine dayanmadan tarafsız ve bağımsız bir anlayışı benimsemekteyiz. Bu doğrultuda, tabiat varlıklarını koruma, mekânsal planlamalar, yapı işlerinde denetim sisteminin işlev olduğu, kamu kurum ve kuruluşlarının projeleri ile alakalı sivil toplum kuruluşlarının da koordine olduğu bir yapı ile şehirlerde yaşayan vatandaşlarımızın da görüşleri alınarak üretkenliği sağlamak, yaşanabilirliği canlandırmak amacındayız.

Etkili bir çevre yönetimi, disiplinli ve iş birliği gerektiren çalışmalarla yapılabilir. Kamu kurum ve kuruluşlarının yanında sivil toplum kuruluşları da bu alanda öncü davranışlar sergilemektedir.

Çevre yönetimi içerisinde tüm canlıların sağlıklı bir ortamda yaşamlarını sürdürmeleri, doğal kaynakların korunması ve etkili bir denge denetim mekanizmasının kurulmasını sağlayacağız.

Çevrede yerleşmeyle ilgili imar planları, çevreye uyum sağlayacak şekilde doğal yapıyı bozmayacak, başka canlıların yaşam alanlarına tehdit oluşturmayacak şekilde uyumlu olacaktır.

Çevrenin korunmasına yönelik, çevre kirliliğinin önüne geçilmesi için, standart politikalar üretilerek bu politikalara bağlı hareket edilecektir.

Çevreyi kirleten fabrikaların, bu kirlenmeyi önleyici tedbirler alması kamu yaptırımlarıyla sağlanacaktır.

Çevre kirliliği içerisinde büyük sorunlarından birisi de gürültü kirliliğidir. Gürültü kirliliği ile de mücadele etmek partimizin öncelikleri arasında olacaktır.

Doğaya en çok zarar veren etkenlerden birisi atıklardır. Atıkların doğaya zarar vermeyecek veya en az zarar verecek şekilde iş yerlerinin ve atık üreten yerlerin filtrelenmesi ile ilgili çalışmaları partimiz yakinen takip edecektir.

Partimizce ÇED yönetimi dikkatle uygulanacak olup yapılacak projelerin doğal ortama ve çevreye zarar vermeyecek şekilde uygulanması için seçilen yerlerle ilgili alternatif kaynaklarda değerlendirilerek uygulamaya konulacaktır.

Hava Kalitesinin Kontrol Yönetmeliği gereğince bakanlık olarak sürekli kontroller yapılarak gerekli önlemler hızlıca alınıp uygulanacaktır.

Çevre faktörleri arasında hayati öneme sahip ormanlarımızın korunması, geliştirilmesi, iyileştirilmesi, çölleşme, erozyonla mücadele etmek ve ağaçlandırmayla ilgili politikaları uygulamak partimizin ciddiyetle takibinde olacaktır.

Doğanın korunmasına yönelik yenilikçi politikalar geliştirerek, su kaynakları ve havzalarının korunarak sürdürülebilir bir şekilde verimli olarak kullanılabilmesi için gerekli tüm politikaları uygulayacaktır.

HAYVAN HAKLARI ; Hayvanı eşya olarak gören Roma hukukundan kalma çağdışı bu görüş, yerleşik kanunlarda halen etkinliğini korumaktadır, her ne kadar hayvanlar akıl sahibi olmasalar da, acılara duyarlı, ıstırap  çekebilen canlı varlıklardır. Hayvanların bir mal gibi, eşya gibi görülmesi, onlara karşı art niyetli insanlara kötülük yapma cesareti ve cüreti sağlamaktadır. Kanunlarımızdaki boşluklardan dolayı hayvanlara karşı işlenen  suçlarda TCK’151/2 Başkasının taşınır veya taşınmaz malını kısmen veya tamamen yıkan, tahrip eden, yok eden, bozan, kullanılamaz hale getiren veya kirleten kişi, mağdurun şikayeti üzerine, dört aydan üç yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır, anılan ceza maddesi kullanılmaktadır. Istırap çekebilen, acı duyabilen canlılar olan hayvanların hukuki durumuna netlik kazandırılıp onlarında yaşam hakkına sahip olmaları önem arz etmektedir. Partimiz hayvan hakları konusunda gerekli hassasiyeti göstererek büyük bir hukuki boşluk bulunan bu alanda gerekli düzenlemeleri kısa sürede yaparak, hayvanların keyfi eziyetlere, ıstırap duyacak davranışlara karşı korunmalarını sağlayacak politikaları yerine getirecektir.

9-2 – YABANCILARA TOPRAK VE KONUT SATIŞI,

Partimiz, yabancılara toprak satışına izin veren, 2644 sayılı Tapu Kanunu’nun 35. maddesinde yer alan ülkemizden 30 hektar (300,000 metrekare)  toprak alımını sağlayan maddeyi yürürlülükten kaldırılarak, gelecek yıllarda beka sorunlarımız arasında yer alacağı inancıyla, şehitlerimizin kanlarıyla sulanmış vatan topraklarımızın yabancılara satışını derhal kaldıracak kanuni düzenlemeleri yerine getirecektir.

Yabancılara konut satışının esasları ise, karşılıklılık ilkesi ve milli menfaatlerimiz dikkate alınarak, bölgesel bazda yoğun taleplerin önüne geçilecek şekilde, ilerleyen zamanda üniter devlet yapımıza ve toprak bütünlüğümüze tehlike oluşturmayacak şekilde ve satın alınan mülkler ile Türk vatandaşlığına geçiş şartları yeniden ele alınarak ciddi tedbirler alınacaktır.

9-3 – AFET YÖNETİMİ

Ülkemiz jeopolitik konumu itibariyle doğal afetlerle sık sık karşı karşıya kalmaktadır. Partimiz, başta deprem olmak üzere, toprak kayması, sel ve çığ gibi insan hayatını ve doğal yaşamı tehdit eden bu afetlerle mücadele etmek, can ve mal kayıplarını en aza indirmek için etkili bir afet yönetimi uygulayacaktır.  

Topraklarımızın yaklaşık olarak 100 de 93 ü ve nüfusumuzun 100 de 98 i deprem bölgesinde yaşamaktadır. Depremler, can ve mal kayıplarına sebep olduğu kadar, ülkemizin genel ekonomisine de büyük zararlar vermektedir. Afet riskini ve kayıplarını en aza indirmek için bölgesel analizler yapılarak, bütün vatandaşlarımızın afetler konusunda bilinçlendirilecektir.

İnsanlar için fiziksel, ekonomik, normal yaşamı kesintiye uğratan, sosyal yaşamı durdurarak veya kesintiye uğratan, toplumları etkileyen yerel imkanlarla baş edilemeyen afetler ile mücadele etmek için afet öncesi hazırlıkların eksiksiz ve tam olarak yapılması önem arz etmektedir. Partimiz başta beklenen büyük İstanbul depremi olmak üzere ülkemizin tüm risk bölgelerinde gerekli analizleri yaparak süratle eksiklikleri gidererek doğal afetleri kayıpsız veya en az kayıpla atlatmak için tüm çalışmaları yapacaktır.

Kısa vadede can ve mal kayıpları, iletişim ve ulaşım gibi sorunları meydana getiren, orta vadede iş kaybı gibi, uzun vadede ithalat ve ihracat dengesinin bozulması ve olumsuz enflasyon  gibi etkileri olan afetlere risk analizleri yanında ekonomik olarak da partimizce gerekli hazırlıklar yapılacaktır.

10 – DİN POLİTİKALARI

Anayasa madde 24 gereği, herkes dini inanç, vicdan ve kanaat hürriyetine sahiptir.

Herkesin dini inançlarını özgürce yaşayacağı bir ortam Vatan ve Hürriyet Partisinin teminatı altında olacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, herkesin dini inancına saygılı, hiçbir ayrım ve kısıtlama yapmaksızın ibadetlerini, inandığı şekilde yapacakları ortamı hazırlamayı taahhüt eder.

Din ve ahlak eğitimi tamamıyla devletin gözetim ve denetimi altında olacaktır. Kimsenin vatandaşlarımızın dini duygularını istismar ederek çıkar amacı olarak kullanmasına izin verilmeyecektir.  

11 – SOSYAL POLİTİKALAR

11-1 – EĞİTİM

Eğitim sistemimizin kökten değiştirilmesi, eğitim sistemimizin geniş katılım ve mutabakatla eğitimin çağın gereklerine uygun hale getirilmesi ve ülkede tüm okullarda eş değer eğitim modeli ve imkanlarının kullanılması gerekmektedir. Eğitim sistemimizin bilim, teknoloji, sanayi, dijital sektör, tarım ve hayvancılık ve her alanda dünya piyasasında katma değeri markası olan ürünlerin ihraç edilebilmesi için eğitim sistemimizi kökten değiştirip dinamikleştirilmesini sağlayacağız. Yaşama hakkı ve ahlak dersleri ilk okuldan itibaren, bilimsel, sorgulayıcı, analitik düşünmeye yönelik bir eğitim sistemi ile Türkçenin etkin ve yetkin olarak kullanıldığı, İngilizcenin konuşulabildiği, felsefe, psikoloji, sosyoloji, mantık, biyoloji ve teknoloji derslerinin lisede zorunlu olduğu bir eğitim sistemiyle yüksek öğretim kurulunun kaldırılmasına üniversitelerin özerk yapılara dönüştürülmesi hedeflemekteyiz.

Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne süregelen ekonomik, sosyal, kültürel, politik ve bireysel boyutları aynı anda içinde bulundurduğundan, bireylerin toplumun standartlarını, inançlarını ve yaşama yollarını kazanmasında etkili olan tüm sosyal süreçlerdir. Kişinin yaşadığı toplum içinde değeri olan, yetenek, tutum ve diğer davranış biçimlerini geliştirdiği süreçlerin tümüdür. Seçilmiş ve kontrollü bir çevrenin etkisi altında sosyal yeterlilik ve optimum bireysel gelişmeyi sağlayan sosyal bir süreçtir. Eğitim, önceden saptanmış esaslara göre insanların davranışlarında belli gelişmeler sağlamaya yarayan planlı etkiler dizesidir. Eğitim, bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla kasıtlı olarak istedik değişme meydana getirme sürecidir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, eğitimin profesyonel bir biçimde eşitlik ilkesi doğrultusunda kurumsal eğitim anlayışı ile  bireye sağlanmasını gerçekleştirecektir. Öğrencinin gelişim düzeyinin, öğrenim ortamının etkisinin, aktarılmak istenen bilgi yapısının, öğrenim teorilerinin etkisinin, eğitim teorilerinin etkisinin göz önünde bulundurulmasıyla eğitime genel olarak bakmaktadır.

Okul öncesi eğitim, genel eğitim, meslek eğitimi, hayat boyu öğrenim, bireysel eğitim, grup eğitimi, bilgisayar ve program destekli eğitim, uzaktan eğitim olmak üzere çocuk eğitimi, gelişkin eğitimi, engelli eğitimi, kavram ve beceri eğitimi ile üstün yetenekli eğitim hizmetlerinde devletin (kurumsal) tüm bireylere eşit mesafede sunması gerektiğine inanmaktayız.

Ülkemizde eğitim öğretmenden öğretmene, ideolojiden ideolojiye, hükümetten hükümete, inançtan inanca değişmeyecek şekilde dünyada örnekleri gözetilerek, çağa uygun kalıcı etkisi sistemleşecek şekilde  milli eğitim anlayışı fayda sağlayacaktır.

Bunu gerçekleştirmek için ortak anlayış doğrultusunda ortak akılda çözümü gerçekleştireceğiz. Eğitim doğruları bulmanın önemini, bunun bilimsel yollarını, medeni insan özelliklerini, özgürce eleştirebilmenin nefes almak kadar önemli olduğunu, düşünmeyi bir bilim dalı olarak görmeyi öğreten, bu özelliklere sahip bireyler yetiştirmek için, daha önemli olarak, bu özelliklere sahip olarak yetişmiş öğretmenlerin gerekli olduğunu kabul eden bir değişim ve gelişme sürecidir.

Veli-öğretmen-sistem üçgeninin kenar çizgilerinden biri bile eksikse, eğitim faaliyetleri sıradan olarak kalır, eğitilmiş gibi diploma alanlar ülkeye faydasız hatta zararlı kişiler olarak topluma karışırlar.

Vatan ve Hürriyet Partisi, her bireyin eğitimine önem verip ne kendilerine ne de topluma zararlı yurttaşların olmaması yönünde mücadele edecektir. Bu doğrultuda  öğretmenlik maaş alma yolu olarak kalmayacak  bozuk eğitim kötü niyetli insanların veya grupların elinde olmayacak şekilde düzenlenmesi sağlanacaktır.  “Eğitim şart” güzel bir laf gibi gözükür ama “nasıl bir eğitim” sorusu daha fazla fayda getiren bir ifadedir.

Üçüncü dünya ülkelerinde herkes “eğitim şart” der ama eğitimin felsefesi gündeme getirilmez. Vatan ve Hürriyet Partisi, nasıl bir eğitim sorusuyla, eğitimin felsefesini “tartışılmayan her şey eksiktir, bozulmaya uygundur, faydasızdır” anlayışı doğrultusunda ilgili kamu kurum ve kuruluşların koordinesinde, sivil toplum kuruluşlarının katılımıyla eğitim çalıştayları düzenleyecek, eğitim sistemimizin uygulanmasında toplumsal sözleşmeye dökülerek hayat boyu eğitim anlayışı ile gelecek kuşaklarımızın da  sağlam eğitim sistemi görmesi hedeflenecektir.

Ülke genelinde sağlıklı bir planlama yapılacaktır. Öğretmen ihtiyacının şehirlerde, kırsallarda görevlendirmelerde denge sistemini kuracaktır. Vatan ve Hürriyet Partisi, kamu kaynağının elde edilmesi ve kullanılmasında, kaynakların etkili, ekonomik, verimli olarak kullanılmasını sağlayacaktır.

Öğretmen kadrolarının ülke genelinde dengeli bir biçimde dağılımını ve kamu kaynağının da yine bu doğrultuda etkin ve verimli kullanımını sağlayacak önlemleri alacak şekilde, öğrencilerin eğitimden dolayı mağduriyet yaşamasına izin vermeyecek düzenlemeleri yerine getirecektir.

Genel bütçeden eğitim bütçesi artırılacak olup öğretmen açığı sistemli, dengeli bir şekilde tamamlanacak, okul eksiği bölgelerde bu doğrultuda çalışmalar yapılarak fiziki eksiklik giderilecektir.

Mevcut norm kadro fazlası görevlilerin teşvik edici yöntemlerle ihtiyaç fazlası hissedilen illere atamalar söz konusu olacaktır.

Zorunlu hizmete, zorunlu tazminat ödenmesi sağlanacaktır.

Özür durumu beyanlarında katı sisteme geçilecek, haklı ve haksız uygulamalar denetlenecek. Özrün mahiyetine ve aciliyetine göre sıraya almaya sistemine geçilecek.

Öğretmenlerin 3600 ek göstergesi verilecek, öğretmenlerin emekli olmalarını özendirecek yapısal çalışmalar sağlanacaktır.

Meslek liselerinde yapılan staj süreleri ve tüm ek ödemeler emekliliğe hesap edilecektir.

Öğretmenlerin emeklilik işlemleri haziran ayında tamamlanacaktır.

Norm kadro fazlası öğretmenlerin atanmaları eylül ayında tamamlanacaktır.

İl içi atamalarda sıra sistemi getirilecektir. Becayişe izin verilecektir.

Öğretmen normları yönetmelikteki kriterlere göre belirlenmeli sınıflar birleştirilerek norm fazlası öğretmen meydana getirilmeyecektir.

İlkokullarımızın, ortaokullarımızın, ana sınıf bünyesindeki okullarda anaokulların fiziki imkanları zorlanarak oluşturulan dersliklerde açılacak olan tüm sınıflarda öğrenci ve sınıf sayısı ile ileride açılacak sınıflarda dikkate alınarak imkanlar dahilinde çok fazla olmayacak şartıyla sınıf oluşturulacaktır.

Eğitimin çağın gereklerine göre düzenlenmesinin ilk önceliği ülkemizin tüm bölgelerinde; okullarımızın sayısının ve fiziki kapasitelerinin yeterli düzeye çıkarılarak, sınıf mevcutlarının asgari düzeye indirilmesi sağlanıp eğitimin kalitesinin ve verimliliğinin artırılması sağlanacaktır.

Okul öncesi eğitim imkanından tüm çocuklarımızın yararlanması için bölgesel olarak yeterli  olacak şekilde ve kolay ulaşılabilir Okul Öncesi Eğitim Merkezleri açılarak, okul öncesi eğitimden tüm  çocuklarımız kolay bir şekilde faydalanmaları sağlanacak.

Vatan ve Hürriyet Partisi bölgesel , ekonomik ve sosyal ayrım gözetmeden tüm çocuklarımızın aynı eğitimi alması için şehirlerin durumuna göre belirlenecek eğitim politikası ile aynı eğitimin alınması sağlanacaktır.

Her yıl devletimiz tarafından basımı sağlanıp çocuklarımıza ücretsiz dağıtılan kitapların kullanımının sürekliliği ve çocuklarımıza da tasarruf bilinci ve sahip olduğu materyali özenli kullanmak ve ona sahip çıkmak duygularını geliştirmek adına kitaplar çocuklarımıza zimmetli olarak verilip yıl sonunda tekrar toplanarak uzun süre kullanımı (5 Yıl) sağlanacaktır.

Sürekli değişen eğitim sistemi ve yenilenen müfredata rağmen eksiklikler bir türlü giderilememiştir. Yapılacak olan geniş katılımlı çalıştay ile belirlenecek olan sistem ve müfredat ile çocuklarımız gelecek yıllarda hangi şekilde bir sistemle karşılaşacağını bilecek olması onların eğitimleri ile ilgili gelecek endişelerinden uzak tutacaktır.

Kamuya ait okullar ile özel okullar arasında bulunan teknolojik olmak üzere, spor ve sosyal farklılıklar  giderilerek, çocuklarımızın eş değer eğitim sistemi ve metodu ile eğitim almaları sağlanarak eğitimde adalet ve eşitlik sağlanacaktır.

Öğrencilerimize ilk 8 yıl boyunca zorunlu olarak ayrı birer ders olarak Ahlak ve Trafik dersi zorunlu olarak verilecektir.  Ülkemizin iki önemli ama görülmeyen bu sorunlarıyla ilgili bilinçli ve geleceğin ahlaklı dürüst çocuklarının yetişmesi yanında trafik bilinci oluşmuş bireylerin yetiştirilmesi sağlanacaktır.

Özel okullarda okumak isteyen ve başarısı ile bu okullarda bulunmayı hak eden öğrencilerimize devlet desteği ile istedikleri eğitimi almaları önündeki engeller kaldırılarak devlet desteği sunulacaktır.

Ortaokuldan sonra belirli meslekleri öğrenmek isteyen çocuklarımız için meslek okulları daha etkin bir hale getirilerek mesleklerinde uzman bireylerin yetişmeleri sağlanarak özel sektörün desteği ile okullar ile çalışma hayatı arasında direk geçiş yapılması sağlanacaktır.

Kamu üniversitelerinde  okuyan öğrenciler ve özel üniversitelerde tamamıyla burslu olarak okuyan ancak okul masraflarını belirli bir yaşam standardında karşılayamayacak olan imkanı bulunmayan öğrencilerimize destek sağlanarak,  öğrenci burs ve kredi sistemi  ve ödeme ilkeleri yeniden belirlenecek olup kredisini ödeyemeyecek durumda olan mezunlarımız için destekleyici tedbirler alınarak, iş hayatlarına büyük bir  sıkıntı stres ve baskı altıda başlamalarının önüne geçilecektir.

Meslek Yüksek Okullarının nitelikleri arttırılarak, iş hayatının büyük eksiklik yaşadığı yetişmiş ara elaman ihtiyacının karşılanması sağlanacaktır.

Bedensel ve zihinsel engelli öğrencilerin eğitimlerine ayrı bir özen gösterilerek, toplum içerisinde sosyal bir şekilde bulunmaları sağlanacak ve eğitimleri önündeki engellerin hepsi kaldırılacaktır.

TÜRK DİLİ Dilimiz kimliğimizdir. Dünyanın en zengin dillerinden biri olan Türkçemizi korumak, yaşatmak, geliştirmek ve zenginleştirmek milli kimliğimiz için olmazsa olmazımızdır. Dilimizi gelecek nesillere güçlü bir şekilde aktarmak, bugünümüzü ve yarınlarımızı güçlü bir bilinç hamlesiyle inşa etmek kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra, sivil toplum kuruluşları ile birlikte toplumumuzun ortak görevidir .

Basın, yayın ve teknolojinin gelişmesiyle birlikte iletişim araçlarının yaygınlaşması karşısında Türkçeye girmekte olan yabancı kelimelere dikkat çekmek istiyoruz. Bu yaygın durum karşısında yabancılaşma tehdidi endişe verici boyutlarda olduğu söz konusudur.

Dilimizin doğru kullanımı konusunda gerekli dikkatin, özenin gösterilmesi, ilgili kişilerce duyarlı olup olunmadığının denetlenmesi ve etkin bir çalışmanın yapılması gerekmektedir. Vatan ve Hürriyet Partisi , Türk diline sahip çıkacak ve çalışmalarını yerine getirecektir ve uygulayacaktır.

11-2 – SAĞLIK

Herkesin,  ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak şekilde sağlık hakkını eşitlik ilkesi gereğince yararlanılması sağlanacaktır. Yeterli kaynaklardan yoksun olan herkes, sosyal ve tıbbi yardım alma hakkından mahrum olmayacak, sosyal demokrasi devlet anlayışı ile hareket edilecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, insan, hayat ve mutluluk ekseni görüşünü benimsemektedir. Bu amaçla insan merkezli yaklaşımla birey ve toplumun sağlık hakkını ve sağlığını en üst düzeyde korumak, sağlık sorunlarına zamanında, uygun ve etkili çözümleri yüksek hizmet kalitesiyle sunmayı hedeflemektedir. 

Sağlıklı hayat tarzının benimsendiği, herkesin sağlık hakkına kolaylıkla ve yüksek hizmet kalitesine makul ücretle erişmesi yönünde kalıcı politikaları gerçekleştirmeyi sağlayacaktır. Halk sağlığının korunması ve geliştirilmesi, hastalık risklerinin azaltılması ve önlenmesi, teşhis, tedavi ve rehabilite edici sağlık hizmetlerinin yürütülmesi, uluslararası önemi haiz halk sağlığı risklerinin ülkeye girmesinin önlenmesi, erken tedbir alınması , uluslar arası bölgelerde insan sağlığını risk edecek salgınları sürekli olarak takip edilmesi ile sağlık eğitimi ve araştırma faaliyetlerinin geliştirilmesi gerçekleşecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi sağlık hizmetlerinde kullanılan ilaçlar, özel ürünler, ulusal ve uluslararası kontrole tâbi maddeler, ilaç üretiminde kullanılan etken ve yardımcı maddeler, kozmetikler ve tıbbî cihazların güvenli ve kaliteli bir şekilde piyasada bulunması, halka ulaştırılması ve fiyatlarının belirlenmesi, insan gücünde ve maddî kaynaklarda tasarruf sağlamak ve verimi artırmak, sağlık insan gücünün ülke sathında dengeli dağılımını sağlamak ve bütün paydaşlar arasında işbirliğini gerçekleştirmek suretiyle yurt sathında eşit, kaliteli ve verimli hizmet sunumunun sağlanması, kamu ve özel hukuk tüzel kişileri ile gerçek kişiler tarafından açılacak sağlık kuruluşlarının ülke sathında planlanması ve yaygınlaştırılması ile ilgili olarak sağlık sistemini profesyonel bir şekilde yönetecek şekilde politika çalışmalarını yerine getirecektir.

Her şeyden önce “İnsan Sağlığı“ düşüncesi ile hareket edilip , halkımızın sağlığını önemseyerek doğru bilgilendirilmesine inanan Vatan ve Hürriyet Partisi, sağlıkla ilgili herkesin sağlık hizmetine erişimini sağlayacaktır. Rehberlik, izleme, değerlendirme, teşvik, yönlendirme ve denetlemeler hesap verebilir, şeffaf bir şekilde yürütülmesini esas alır. Acil durum ve afet hallerinde sağlık hizmetlerini planlayıp , uygulamalar ile her an hazır olması gerektiği yönünde gerekli tedbirleri alarak

ilgili kurum ve kuruluşların insan sağlığını doğrudan ve dolaylı olarak etkileyen faktörler ve sosyal belirleyicilerle ilgili uygulamalarına ve düzenlemelerine yön verecek şekilde koordineli bir çalışmayla görevin ve hizmetin gerektirdiği her türlü tedbiri alıp bireyin ,toplumun sağlığını, mutluluğunu daima ön planda tutacak şekilde partimiz çalışmaları sağlayacaktır.

İlaç fiyatlarının belirlenmesine ilişkin usul ve esaslar gözden geçirilecek, ithal ilaçların ülkemizde üretilmesi için yoğun çalışmalar söz konusu olacaktır. İthal ilaca gereksinim duyan ve gerek ekonomik gerekse ulaşım zorluğu çeken tüm hastalarımıza devletimizin şefkatli eli uzatılacaktır.

Hiçbir vatandaşımız ilaç sorunu ile karşı karşıya kalmayacak ve kendisini çaresiz düşünmeyecektir. Devletimizin tüm imkanları devlet ve milletimiz için kullanılacaktır.

-Şehir hastanelerine yapılan ödemeler kayıt dışı kalmayacak,

-Şehir hastaneleri finansal kiralamadır, muhasebeleştirilip borç gizlenmeyecek şekilde düzenlenecektir.

-Şehir hastanelerinde talep garantisi vardır, ama muhasebe kayıt altına alınacaktır.

-Sayıştay’dan, iç kontrol denetimlerde sözleşmeler  uluslararası denetim standartlara göre gösterilecektir.

-Fizibilite analizlerindeki hatalar nedeniyle talep garantilerine yapılan ödemeler kamu zararıdır. Kamu zararının önüne geçilecektir.

-Şirketler eksik, kullanışsız, kalitesiz tıbbi alet teslim etmesi durumunda kabul edilmeyecek , kabul komisyonları tutanak tutacak ,  şirketlere yaptırım uygulanacak. 

-Olmayan birime garanti ödemeleri söz konusu olmayacak.

-Kamu kurum ve kuruluşları açıkça yasaya aykırı işlemle şirketlerin borçlarını üstlenmeyecek.

-Kamu kurum ve kuruluş yöneticileri ve sorumluları görmedikleri projenin yürütücülüğünü kesinlikle yerine getirmeyecektir.

-Şirketler gerekli tıbbi ekipmanı sağlayacak , sorumluluğunu yerine getirmeyen  şirketlere yaptırım uygulanacak, işleyişte sorun yaşanmasının önüne geçilecektir.

-Şantiye firmalarına kurum olarak ödeme yapılmasının yükümlülüğü olmayacak.

-Şirketi kayıran kamu kurum ve kuruluşu zedeleyen  sözleşme hükümleri yazılamayacak , usulsüzlükler karşısında mahkemeye gidilecek şekilde kamu yararına aykırı durumlar milletimizin menfaati doğrultusunda hakkaniyetin gereği yapılacaktır.

– Aslı bulunamayan sözleşmelerin nerede tutulduğu belirlenecek.

-Sayıştay denetçilerinin anlayacağı şekilde sözleşme maddeleri gizlenmeyecek, şeffaflaşacak.

– Şirketlerin Türk Lirası öz sermayelerine döviz cinsinden koruma sağlanmayacak.

-Anlaşmazlıkların çözümünde Londra Tahkimi yetkili olmasının önündeki engelleri kaldırılacak ,  kredi kuruluşları Türk yargısına güvenecek şekilde düzenleme getirilecek.

-Hastane zarar gördüğünde sigorta geliri yenilemeye değil şirkete verilmemesi gerçekleştirilecek.

-Sözleşmeyi ihlal eden, işini yapmayan şirkete kamu kurumları tazminat ödemeyecek şekilde düzenleme getirilecek.

-Şehir hastanesi alanına şirketler kendileri için ticari alan yapmasının önüne geçilecek , ticari alanlar eşitlik ilkesi doğrultusunda herkese sunulacak. İhale kanununa göre işlem yapılacak.

Aynı hizmet her şehir hastanesinde farklı fiyata olmayacak, vatandaşımıza eşit fiyatlar sunulacak.

Mahallinde yapılan denetimlerde, miktara bağlı hizmetlerin temininde, hizmet ödemelerine ilişkin alt kalemler oluşturularak her bir alt kalem için garanti miktar ve tutarlarının belirlendiği görülmüştür. İşletme dönemine geçmiş sekiz şehir hastanesine ait harcama belgeleri (ödeme emri belgeleri ve eki hak edişler) üzerinden yapılan inceleme ve denetimlerde, hizmet ödemeleri kapsamında miktara bağlı olarak birim fiyat üzerinden ödemesi gerçekleştirilen atık, sterilizasyon, çamaşırhane, yemek ve görüntüleme hizmetlerinin temin ve hizmet ödemelerine ilişkin alt kalemlerin belirlenmesinde, sınıf ve çeşit açısından belirlenmiş bir standardın bulunmadığı ve buna bağlı olarak ödeme kalemlerinin farklılaştığı görülmüştür. Her ne kadar sekiz şehir hastanesinin büyüklük ve kapasiteleri farklı olsa da, yukarıda belirtilen miktara bağlı hizmetlerin nitelikleri değişmemektedir. Fakat söz konusu aynı nitelikteki hizmetlerin ödemeleri ve garanti miktarları, farklı sayı ve isimde alt kalemler belirlenerek gerçekleştirilmektedir.

Aşağıda Sayıştay raporlarından kısa bir kesit sunulmuştur. Sayıştay raporlarında da görüldüğü üzere bir çok birim fiyatında ciddi tutarsızlıklar ve farklar mevcuttur.

Vatan ve Hürriyet Partisi; devletimizi ve milletimizi zarara uğratan tüm kamu kurum harcamalarını titizle takip ederek, sorumlular hakkında gerekli tüm yasal çalışmaları yapacaktır.

Tıbbi atık alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %830 fark olduğu; tıbbi olmayan atık alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %1849 fark olduğu görülmektedir.

Ameliyat çarşafları alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %1506 fark olduğu; kişisel hasta kıyafetleri alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %659 fark olduğu; diğer alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %785 fark olduğu; perdeler alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %942 fark olduğu, personel üniforması alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %551 fark olduğu; yatak çarşafı alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %1114 fark olduğu görülmektedir.

Ameliyat seti alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %1268 fark olduğu; ameliyathane sterilizasyonu alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %3469 fark olduğu görülmektedir

Kemoterapi ilaç hazırlama alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %35599 fark olduğu; Kemoterapi İlaç Uygulama alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %552 fark olduğu görülmektedir.

TPN ilaç hazırlama hizmeti için, Eskişehir ve Elazığ Fethi Sekin Şehir Hastaneleri tek kalem ve birim fiyat üzerinden ödeme gerçekleştirmektedir. Adana, Mersin, Yozgat ve Isparta Şehir Hastanelerinde ise, bu hizmet için; kapalı sistem neonatal set, TPN torbası, TPN transfer set ve selektör valve olmak üzere 4 alt kalem ve birim fiyat belirlenmiştir. Kayseri ve Manisa Şehir Hastanelerinde ise TPN ilaç hazırlama hizmeti alınmamaktadır.

Kapalı sistem neonatal set alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %644 fark olduğu; Selektor valve alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %1178 fark olduğu; TPN torbası alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %622 fark olduğu; TPN transfer set alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %215 fark olduğu görülmektedir.

Akşam yemeği alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %171 fark olduğu; gece alt kalemi için en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %295 fark olduğu; ikindi alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %295 fark olduğu; kahvaltı alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %211 fark olduğu; kuşluk alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %295 fark olduğu; öğle yemeği alt kalemi için, en düşük birim fiyat ile en yüksek birim fiyat arasında %153 fark olduğu görülmektedir.

11-3 – AİLE, KADIN, YAŞLILAR VE ENGELLİ BİREYLER

Toplumun temel birimi olarak aile, tam gelişmesini sağlamaya yönelik uygun sosyal, hukuksal ve ekonomik korunma hakkına sahiptir. Aile hayatı için her türlü tedbirin alındığı, aile üzerinde bu fikirsel düşünceler ile her türlü imkan ve kalkınma hedefli çalışmaların yapıldığı politika anlayışının esas alındığı, kadın-erken eşitlik anlayışının denge-denetimi mekanizma kontrolü gözetilerek yerleştiği bir yapının inşası çalışmalarımız söz konusu olacaktır.

Her yaşlı insanımız sosyal korunma hakkına sahip olacaktır. Yaşlılarımızın  sağlık, spor, kültürel haklarında bilgilendirilmesi sağlanacak ve hayat tecrübelerinden istifade edilebilmesi için danışılma ortamlarının kurulması ele alınacaktır. Yaşlılarımız, toplumsal dışlanmaya karşı korunacaktır

Vatan ve Hürriyet Partisi, Aile, Çalışma ve Sosyal Politikalar doğrultusunda aile ve toplum ,çocuk hakları ve korunması, kadının korunması ve statüsü, engelli istihdamı ve yaşlıların hayatlarının kolaylığının sağlanması ve saygınlığının korunması, şehit yakınları ve gaziler, sosyal yardımlar, iş sağlığı ve güvenliği üzerinde çalışmalarını titizlikle yerine getirecektir. Partimiz,  birey ve toplum özgürlüğü çerçevesinde birey, aile ve toplum refahını artırmak amacıyla pozitif ayrımcılığa hak eden kesimler öncelikli olmak üzere tüm toplumu hedefleyen katılımcı anlayışla, adil ve arz odaklı bütüncül sosyal politikalar üretmek, uygulamak ve uygulatmak üzere, Türkiye’nin mutlu birey ve güçlü ailelerden oluşan müreffeh bir toplum için, zamanın ruhunu yakalayan, değişimi yönetebilen ve buna yönelik dönüşümü gerçekleştiren, sosyal riskleri önleyici sosyal politikalar geliştiren ve uygulayan bir ülke olduğu gerçeği gelecek kuşakları da düşünen bir partidir.

Akıl ve bilimin rehberliğinde; insan haklarına, çocuk haklarına, evrensel hukuk ilkelerine ve mevzuata bağlı kalan, çocuğun yüksek yararı çerçevesinde; milli ve manevi değerleri gözeterek bilimsel veriye dayalı sürdürülebilir hizmet veren, tarafsız, şeffaf, adil, hesap verebilir ve işbirliğine açık olan, teknolojik imkanlardan etkin yararlanarak hizmet sunumunda; gelişim ve değişimi, toplam kaliteyi ve memnuniyeti esas alıp performans  odaklı yönetim sergilenerek ülkemizi; hayallerini gerçeğe, mutluluğunu yüzüne, sesini kürsüye taşıyabilen çocukları olan, rol model bir ülke haline getirerek mutlu çocukların ülkesi ile olma hedefi ve başarıyı yakalama amacıyla ülkemizde çocuk istismarlarının ağır şekilde cezalandırılacağı, çocuk işçiliğinin ortadan kaldırılacağı, eğitim-öğretim görmeyen çocuğun kalmadığı bakış açısına sahip olan partimiz, şartların gerçekleştirilmesinde hayal kırıklığına düşmeden var gücüyle çalışmayı esas almaktadır.

Engellilerin ve yaşlıların ayrımcılığa uğramadan insan haklarından yararlanarak toplumsal hayata katılmaları için ulusal düzeyde politika ve stratejilerin belirlendiği, engellilere ve yaşlılara yönelik yürütülen sosyal hizmet faaliyetlerine ilişkin ilke, usul ve standartları belirlendiği, bu alanda ilgili kamu kurum ve kuruluşları ile gönüllü kuruluşlar arasında işbirliği ve koordinasyonu sağlayarak toplumsal ilişkilerde empati, sempati yaklaşımlarının hayatın bir prensini olma kültürünün yozlaşmasının önüne geçilerek engellilerin ve yaşlıların toplumsal yaşamın tüm alanlarına onurlu bir birey olarak katılımlarının sağlanması konusunda koordine edeceği politika ve stratejilerle etkin ve lider bir ülke olma hedefiyle dünya da engellilere ve yaşlılara hizmet etmede başarıyı yakalayan ve adından söz ettiren bir ülke olmayı parti olarak önemsiyoruz.

Kişisel koruyucu donanımların piyasa gözetimi ve denetimi stratejisinin belirlenmesi ve uygulanmasının gerekliği ile birlikte iş kazalarının önüne geçmek için resmi ya da özel işyerlerinde denetimin daima gözetildiği ,iş cinayetlerinin olmadığı bir yaklaşımın yanı sıra iş kazalarında yaşanan olumsuzluk durumlarında her türlü hak ve kazanımın resmi kurum ya da özel firmalarca karşılanması, hukuken sözleşmelerin uygulamasında mağduriyetlerin yaşanmaması gereklidir. Vatan ve Hürriyet Partisi iş güvenliğine, insan hayatı söz konusu olduğu için önem vererek hareket edecektir.

Kadının şiddetten, tacizden ve her türlü baskıdan korunması, kadının statüsünün toplumsal cinsiyet eşitliği gerçeği olduğu ülküsü ile birlikte, kadının güçlendirilmesi hedefi ile birlikte kadına şiddetle mücadele mevzuat ve uygulama eksenli eksikliklerin giderilmesi partimizin en önemli amaçlarından biridir.

Ailenin korunması doğrultusunda atılacak adımlar da, eşler arasında hakkı, hukukun, hakkaniyet ölçülerinde gözetilerek yerine getirilmesi sağlanacaktır. Bu yönde uygulamalarda ciddi manada eksiklikler söz konusudur. Bu eksikleri tamamlamak, uygulamaları yeniden yapılandırarak çalışma verimliliğini esas alacağız.

Bu çerçevede, İstanbul Sözleşmesi başta olmak üzere taraf olunan uluslararası sözleşmeler ve ulusal mevzuat hükümleri, ilgili araştırma ve inceleme raporları ile son dönemde ortaya çıkan toplumsal ihtiyaç ve gelişmeler göz önünde bulundurularak, kamu kurum ve kuruluşları, sivil toplum kuruluşları ve üniversitelerin kadın araştırmaları merkezlerinin katkı ve katılımları ile mevzuatlar güncellenecek şekilde kadın-erkek hukuk eşitliği üzerinde durulmasına inanmaktayız. İstanbul Sözleşmesi kadın-erkek hukuk eşitliğinde kimsenin mağdur olmadığı, aile hayatının dejenere edilmediği, çocuklar ve gençlerin hayatlarını manevi olarak olumsuz etkilenmediği topluma faydayı hatırlatan, toplumun sinir uçlarıyla oynanmasına izin vermeyen bir anlayışla kadına yönelik pozitif anlayışının egemen olmasının yanı sıra doğrudan tek taraflı yaklaşımın hukuki geçerliliğinin gözden geçirildiği, uygulamalarda adaletin tesis edilmesi adına önemlidir.

Kadın ve çocuk istismar olaylarının önüne geçmek, kadın cinayetlerinin, çocuk kaçırma suçlarının ağır yaptırımları söz konusu olacaktır. Kadın ve çocuk istismar olaylarında, yetkililer tarafından yanlış karar verilmesi sorumluluk altında tutulacaktır. Devlet, kadını ve çocuğu korumada her şeyden çok öncelik, bu anlayış partimizin uygulamalarında öncelikli konular arasında ilk sırada olacaktır. Bu doğrultuda kolluk teşkilatlarının işleyiş yapısı yeniden ele alınacak, önceliğin kadının korunması gerektiği anlayışı koruma sistemi lehte olacak şekilde hayata geçirilecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, toplumumuzu huzursuz eden bu olumsuzlukları ortadan kaldıracak, dünya ülkeleri karşısında kadın cinayet sayısını azlığı-çokluğu gibi bir kıyaslama içinde olmayacaktır.

11-4 – ÇOCUK HAKLARI

Geleceğimizin teminatı olan çocuklarımızın her türlü tehlikeden korunarak bedensel ve ruhsal açıdan sağlıklı, eğitimli ve topluma yararlı bireyler olarak sosyal hayatta yerlerini almaları, Vatan ve Hürriyet Partisinin temel hedefleri arasındadır. Gelecek kuşaklarımızı da göz önünde bulundurup çocuklarımızı koruyup kollamaya yönelik mevzuat ve düzenlemelerin yürürlüğe konularak, oluşturulan altyapı çerçevesinde yürütülen uygulamaların geliştirilmesi için kapsamlı hedef çalışma yapılmasını hedeflemekteyiz.

Bu uygulamaların denge ve denetim sistemi kontrol sisteminde ve geri dönüşler alınarak varsa eksikliklerin tamamlanması gerekmektedir.

Çocuğun beden veya ruh sağlığına zarar veren ya da zarar verme riski taşıyan, fiziksel, duygusal, zihinsel veya cinsel gelişimini olumsuz etkileyen durumlar, çocuğa karşı kötü muamele şeklinde tanımlanıp çocuğa karşı işlenen suçlar konusunda tavizsiz bir şekilde mücadele içinde olmamız gerekmektedir. Kötü muamelenin istismar ya da ihmal olmak üzere iki farklı boyutu bulunmaktadır. Ülkemizde istismara uğrayan çocuk ve/veya ailesi, yaşanan olumsuzlukları pek çok sebeple gizleme eğilimindedir. Bu sebeple de istismara uğrayan çocuğa verilmesi zorunlu olan hukuki, tıbbi, ruhsal ve sosyal destek aksayabilmektedir.

Bu yönde ailelerimizin daha çok bilinçlendirilmesi adına tüm ailelere dijital hizmetlerin sağlanmasının yanı sıra devletin bir parçası olan sivil toplum kuruluşları ile ilişkilerin kuvvetlendirilmesi gerekmektedir. Mağdur çocuklarımıza yönelik de kolluk kuvvetleri, adli merciler ve sağlık kurumları tarafından onların ayrı ayrı değerlendirilmesi ve bu süreçte yaşadıklarını defalarca dile getirmek zorunda bırakılması, gizliliğin yeterince sağlanamaması, ilgili kurumlarda çocukla görüşme yapanların; çocuğun ruhsal durumunu gözeterek görüşme yapabilecek yeterlilikte eğitime sahip olmaması halinde, çocuğun uğradığı travma şiddetlenmektedir.

Çocuk istismarının önlenmesi ve istismara uğrayan çocuklara bilinçli ve etkin bir şekilde müdahale edilmesi amacıyla, öncelikli olarak cinsel istismara uğramış çocukların ikincil örselenmesini asgariye indirmek, adli ve tıbbi işlemlerin bu alanda eğitimli kişilerden oluşan bir merkezde ve tek seferde gerçekleştirilmesini temin etmek üzere; her kurum ve kuruluş bünyesinde görev alan birimlerin bu konuya hassasiyetle yaklaşması gerekmektedir. Bu mücadeleyi genele yaymak ve amaca yönelik kazanım sağlamak için farkındalık projelerin bilimsel bir şekilde ele alınması gerekmektedir.

Suça karışan çocukların topluma kazandırılması adına eğitici-öğretici süreçlerin profesyonel kişilerce ele alınması gerekmektedir. Bunun yanında çocuk işçiliği gibi çocuk bünyesine, çocuğun düşünsel dünyasına ters olan bir durumla da mücadele etmemiz partimizin önemle üzerinde duracağı bir konu olacaktır. Çocuk işçiliğine karşı da tedbirlerin alındığı, uygulamaların yakından takip edildiği ve hukuk ve mali denetim açısından değerlendirilmesi gerektiğine inanmaktayız.

11-5 – GENÇLİK VE SPOR POLİTİKALARI

Türkiye potansiyeli tam olarak algılanamayan ve güçlü bir sinerjiye dönüştüremediği genç ve dinamik bir nüfusa sahiptir. Partimiz gençlerimizin potansiyel gücünü ülkemizin kalkınması ve gelişmesi için harekete geçirecektir.

Gençlerimizin sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal alanlarda topluma aktif katılımlarını ve kişisel gelişimlerini sağlayacak politikaların hayata geçirilmesi yönünde kararlılıkla mücadele içinde olacağız.

Gençlik alanında üretilecek politikaları genç bireylerin katkısı ile yerine getireceğiz. Vatan ve Hürriyet Partisi, ifade özgürlüğü noktasında; düşüncenin hür bir şekilde dile getirilmesini savunarak, bu konuda bireylere geniş bir özgürlük alanı bırakacaktır. Türk gençliğinin ifade hürriyetine önem veriyoruz.

Dünyada hür vatan, vatanda hür bireyler için, gençlerin siyasetten adalet, eşitlik, özgürlük ve gençleri anlama beklentileri,  gençlerin de aktif olacağı “hür gençlik” diyen, Vatan ve Hürriyet Partisi ile siyaset kurumuna inançları mümkün olacaktır.

Ulusal ve uluslararası çalışma ve projeler uygulamaları,  gençler ve gençlik alanında faaliyet gösteren organizasyonları, gençlerin karar alma ve uygulanma süreçlerine katılımını artırmak amacıyla gençlerin oluşturacağı, oluşturduğu temsilcilikler ile koordine sağlanıp, gençlik politikalarına genç bakışın gerekliliğine inanmaktayız.

Gençlere yönelik istismarın ve şiddetin engellenmesi ile gençler arasında her türlü ayrımcılığın ortadan kaldırılması, bölgesel farklılıklardan kaynaklanan eksikliklerin giderilmesi,  amacıyla gerekli tedbirlerin alındığı, önerilerin geliştirip sosyal hayatın her alanına gençliğin etkin katılımını sağlayacağız.

Gençliğin kişisel ve sosyal gelişimini destekleyici politikaların gençlerle tespiti  amacıyla gerekli çalışmaları  farklı genç gruplarının ihtiyaçlarını da dikkate alarak gençlerin kendi potansiyellerini gerçekleştirebilmelerine, karar alma ve uygulama süreçlerine imkanlar sunarak müspet bilimlerin temellerine dayanan, güzel sanatları seven, fikir terbiyesinde olduğu kadar beden terbiyesinde de kabiliyeti artmış ve yükselmiş olan erdemli, kudretli bir gençlikle sosyal, ekonomik, kültürel ve siyasal kazanımlar söz konusu olacaktır.

Eğitim sistemimizi ortaokuldan sonra her gencimizin yetenek ve kabiliyetleri doğrultusunda derslere yönlendirilerek gördüğü dersler konusunda ezberci değil öğretici sistemi uygulayacağız. Mustafa Kemal Atatürk’ün: “Fikirler anlamsız, mantıksız, boş sözlerle dolu olursa, o fikirler hastalıklıdır. Aynı şekilde sosyal hayat akıl ve mantıktan uzak, faydasız, zararlı ve birtakım inançlar ve geleneklerle dolu olursa felce uğrar. Memleketi, milleti kurtarmak isteyenler için, çalışkanlık, iyi niyet, fedakarlık gerekli olan niteliklerdir. Fakat bir toplumdaki hastalığı görmek, onu tedavi etmek, toplumsal hayatı çağın gereklerine göre geliştirmek için bu nitelikler yeterli gelmez; bu niteliklerin yanında ilim ve fen lazımdır.”  sözleri doğrultusunda, üreten hür gençler ile mümkün olacaktır.

Gençlerimizin kamu kurumlarında iş bulma, işe girmelerinin önündeki en büyük engelin mülakat sistemi ve referans sisteminin olduğunun farkındayız. Partimiz, halkımızın nezdinde adaletin ve fırsat eşitliğinin önünde gördüğü en büyük engel olan mülakat sistemi ve referans sistemini tamamıyla kaldırarak; liyakate, ehliyete, uzmanlığa önem vererek, işe girişlerde tüm gençlerimize adil ve eşit bir imkan sunacaktır.

KYK burs borçlarına kısmen af getirip, ödeme güçlüğü çeken gençlerimize ödemelerde imkanları doğrultusunda düzenleme getireceğiz. Gençliğin sorunlarına kulak verip tüm sorunlarını çözeceğiz.

Gençlerimizin gelecek kaygısı olmadığı bir Türkiye hedefiyle mevcut yapısal sorunların çağa uygun bir şekilde düzenlenmesi ele alacağız.

Sporcu sağlığının korunması ve geliştirilmesi ile ilgili politikaların ulusal ve uluslararası kurum ve kuruluşların faydalı çalışmalarının tespit edilmesi amacıyla gerekli çalışmaları yapacağız ve bu konuda gerekli tedbirleri alarak sporcu sağlığını tehdit eden maddelerle mücadele konusunda bilgilendirme çalışmalarının yapılmasının yanı sıra spor alanında uygulanacak temel politikaların tespiti ile birlikte, spor tesisleri ihtiyacını tespit etmek ve planlamasını yapıp spor kültürünün geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve özendirilmesini sağlayacağız.

Sporcu yetiştirilmesi ve spora ilgiyi artırmaya yönelik çalışmaları yürütmek, başarılı sporcuların ülkemizi temsil etmesi noktasında ulusal mücadele içinde olacağız.

Dünyaya marka olan sporcuların, Türkiye’ye katkısı her alanda olacaktır.

Engelli bireylerin spor yapabilmelerini sağlamak ve yaygınlaştırmak üzere; spor tesislerinin engellilerin kullanımına uygun olmasını sağlamak, spor eğitim programları ve destekleyici teknolojiler geliştirmek, gerekli malzemeyi sağlamak, engelli bireylere yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme çalışmaları ile yayınlar yaparak, spor hayatını herkes için mühim buluyoruz.

11-6 – MALÜL GAZİLER, ŞEHİT DUL VE YETİMLERİ

Vatan ve Hürriyet Partisi, Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını ve devletimizin bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla, kanlarını akıtarak tarihimize altın sayfalar yazdıran aziz şehitlerimize, gazilerimize, harp ve vazife malûllerimize ve emanetimiz  dul ve yetimlerine sahip çıkan, saygılı olmak ve hatıralarını yücelten  kanuni ve vicdani bir sorumluluk bilincine sahip bir partidir.

Yüce Türk milletinin güven ve huzuru, devletimizin devamı için, dosta güven, düşmana korku veren ve hayatlarını tehlikeye atmaktan çekinmeyen, büyük bir cesaret ve feragatle görevlerini yerine getirirken, devletin, ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğüne ve güvenliğine kasteden terör örgütleriyle mücadelede yaralanarak malûl gazi olan bu vatan evlatlarına, gazilik onurunun her zaman ve her yerde hissettirilmesi, kendilerine her alanda yardımcı olunması ve bu hususun vicdani bir sorumluluk olarak benimsenmesi gerekmektedir.

Yüreklerindeki vatan, bayrak, millet aşkı ile dolu olup tarihe destan yazan gazilerimiz, yaşayan anıtlardır.

Vatan size minnettardır. 

Türk vatanı ve milletinin ebedi varlığını ve devletimizin bölünmez bütünlüğünü muhafaza etmek maksadıyla, kanlarını akıtarak tarihimize altın sayfalar yazdıran aziz şehitlerimize, gazilerimize, harp ve vazife malûllerimize ve dul ve yetimlerine sahip çıkmak, saygılı olmak ve hatıralarını yüceltmek,  ilgili mevzuatlar doğrultusunda haklarını korumak ve geliştirmek hepimiz için kanuni ve vicdani bir sorumluluktur.

Harp ve vazife malûlü gaziler ile şehitlerimizin dul ve yetimlerinin günlük yaşantılarında gerek resmi ve özel işlerinin kamu kurum ve kuruluşlarında gerekse halkla münasebetlerinde herhangi bir olumsuzluk yaşanmaması adına takibi ve yerine getirilmesi, özellikle covid-19 ve her türlü salgın dönemi  göz önünde bulundurularak kendilerine gerekli ilgi ve yardımın gösterilmesi gerekmektedir.

Bugün kendilerine “gazi sayılmayan gaziyim” diyen yaklaşık 20.000 civarında asker, polis gazilerimiz de vardır.

Çatışma esnası ve sonrası travmalar, o kurşunun, şarapnellerin acısını hala yüreklerinde taşıyanların göğsünde madalyonun olmaması bizleri derinden üzmektedir.

O kurşunlar, şarapneller, vatani görevi sırasında terörle mücadele ederken olmuştur.

Adaletin sağlanması ve gecikmemesi adına uzun yıllardır “gazilik onuruna” nail olmayı bekleyen gazilerimizin hakları verilecektir. Milli Savunma Bakanlığına bağlı olmak üzere, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma, Sahil Güvenlik Komutanlığı bünyesinde,  Şehit yakınları ve Gaziler Daire Başkanlığı kurulması sağlanacaktır. İlgili bakanlık, kurum ve kuruluşlar ile koordineli çalışması yapılacaktır.

11-7 – KÜLTÜR VE SANAT

Kültürel faaliyetlerin sosyal hayatın vazgeçilmez unsuru olduğu unutulmadan her yenilik ve düzenleme acilen hayata geçirilecektir. Mahalle ve köyler başta olmak üzere her yaşam ve yerleşim biriminde o yöre ve çevreye özgü kültürel faaliyetler desteklenecek, özellikle şehir merkezine uzak yerleşimi olan köylere “köy sahnesi”  inşası yapılmasına öncelik verilecektir. Tarih boyunca sanata ve felsefeye yön veren Anadolu coğrafyasında düşünmenin önemi ve fikir üretimi yeniden canlandırılacak böylece bireylerin kolektif yaşam içerisinde paylaşma ve birleşme duyguları tekrar yerine konacaktır.

Devlet ilkesel olarak sanatı ve sanatçıyı desteklemek zorundadır. Kültür ve sanat ile ilgili konularda bir bilim kurulu oluşturulacak bu bilim kurulunun kararları doğrultusunda hareket edilecektir.

Tiyatro ve sinema ülke genelinde yaygınlaştırılacak, çocuk yaşlı demeden bütün bireylere ulaşması sağlanarak, gündelik yaşama entegrasyonu sağlanacaktır. Bu amaçla kurulan özel tiyatrolar ve çocuk tiyatroları gerekli ekipman ve bilimsel desteği Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğünden sağlayacaktır.

Yurt dışına kaçırılan eserlerimiz kati suretle geri alınacaktır.

Arkeolojik kazı alanlarını desteklemek ve tarihsel alanların yağmalanmasını engellemek için her arkeoloji bölümüne kazı alanlarının gezi, turizm, rehberlik ve araştırma gelirlerinin kullanım hakkı tamamı ile tesis edilecektir.

Ses ve sahne sanatçılarının olağan üstü dönemlerde yaşam standartlarını düşürmemeleri ve sürekli üretken kalabilmeleri için gerekli destek verilecektir.

İletişim sistemleri ile gerçekleştirilen programlar denetlenecek fikir ve ifade özgürlüğüne dokunulmadan çağın gereklerine uygun ve aile yapısını geliştirip güçlendirecek yapımların desteklenerek halkın kültür ve sanat hayatının içinde doğrudan yer almasına olanak sağlanacaktır.

Okur yazarlık oranının korunması sağlanacaktır. Sanat okulları yeniden hayata geçirilecek, en az lise düzeyinde kültür ve sanat kollarında eğitim öğretim veren programlar hayata geçirilecektir.

Basılı yayınlar desteklenecek, kağıt fabrikaları yeniden çalışır hale getirilerek basılı yayının ihtiyacı olan kağıt yerli ve milli imkanlarla karşılanacaktır. Böylece kitap fiyatları ucuzlayacak ve basılı esere ulaşım imkanı artacaktır.

Öğrenim hayatı boyunca her birey için yılda en az on iki kitap tahsis edilecektir. Bu kitaplar bilim kurulu tarafından seçilecektir.

Kültür ve sanat faaliyetlerinde bulunan bireylere devlet hizmetlerine yerinde ve kolay erişim imkanı sağlanacaktır.

11-8 – SOSYAL GÜVENLİK

Çalışma hayatını sivil toplum kuruşlarının da katılımı ile düzenlemek ve denetlemek, işgücü piyasasının yapısal sorunlarını çözmek suretiyle büyümenin istihdama katkısını, istihdam ve işgücüne katılım oranını artırmak, nitelikli insan kaynağı oluşturmak, sosyal güvenliği yaygınlaştıracak tedbirler almak, iş sağlığı ve güvenliği kültürünü geliştirerek tüm çalışanlara sağlıklı ve güvenlikli çalışma ortamı oluşturmak hedefiyle dünya işgücüne katılımda ön sıralarda olmayı hedeflemekteyiz.  Anayasamızda yazılı sosyal hukuk devleti temelinde emeğin ve hakkın esas alındığı, denge ve denetimin gözetildiği , yine anayasamızda yazılı eşitlik ilkesinin daima referans baz alındığı , iletişim mekanizmalarının etkin bir biçimde işletilerek çalışma ahenginin hâkim kılındığı, uluslararası norm ve standartlara uyumlu, yenilikçi bir çalışma hayatı oluşturmak amacıyla çalışmalarını sağlayacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, insan, hayat ve mutluluk ekseni doğrultusunda çalışma hayatında huzuru sağlamanın yanı sıra çalışanların emeklilik huzurunu da ön planda tutmaktadır.

Emeklilik şartlarının iyileştirilmesi önem arz etmektedir ve partimiz çalışan ve emeklilerin hayatlarına dokunduran değil dokunan anlayışa yönelik kapsamlı program ile hareket edecektir. 

Vatan ve Hürriyet Partisi, çalışma huzuru ile birlikte emeklilik huzurunu da şart görmektedir. Bu doğrultuda emeklilikte yaşa takılanların (EYT), meslek zorluğu göz önünde bulundurulmadan emeklilikte yaşı ileriye atılanların emeklilik sistemi yeniden düzenlenerek uygulanmasını esas alıp emekli maaşlarının yaşanılır düzeye çıkartılmasını sağlayacaktır.

Emniyet, uzman çavuşlar, sağlık, eğitim, cezaevleri çalışanlarının 3600 ek gösterge sorunu çözülecek olup emeklilerin intibak yasası çıkartılacaktır. Uzman Jandarma Çavuşlarımız açılacak mesleki sınavla Astsubay sınıfına geçmeleri için kanuni düzenlemeler yapılacaktır.

Kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılmasıyla kamu harcamaları tasarruf önlemlerin hayata geçirilmesi, makro ekonomik istikrarın tesis edilmesi, yolsuzlukla mücadele ve yönetsel iyileştirme adımlarının atılması, yatırım programlarının hazırlama hususlarında hukuksal, adalet, hak, hukuk, eşitlik ilkelerin uygulanmasıyla birlikte hür teşebbüslere yönelik girişimler için rekabetçiliğin esas alınması, bilim ve teknolojik yatırımların olması, tarımda yeniden yatırım projesinin etkinleştirilmesi ve ithalata dayalı tarımsal ürünlerin yerine ihracata dayalı tarım politikasının gerçekleştirilmesi ile kamu mali iktisadi yönetimin değişiminin sağlanması, sanayi, enerji  ve turizm rekabet gücünün geliştirilmesi yönündeki engeller ile kayıt dışı ekonominin ortadan kaldırılmasının yanı sıra vergi denetiminin tavizsiz bir şekilde uygulanması ile vergi aflarının olmadığı, ihbar ve şikayet mekanizmasının işlevselliğinin hayata geçirilmesi sağlanarak vergi kaçakçılığının önüne geçmenin yanı sıra her türlü kaçakçılıkla mücadele de sistemsel hareket edilecek bir düzende saydamlığın artırılmasıyla, turizm, sanayi, teknoloji, ulaşım, eğitim, bilim ve sanat, gibi pek çok alanda büyük bir atılım ile girişimciliği gerçekleştirerek; ekonomik büyümeyi, mal ve hizmet ihracatını, ürünlerin kaliteli olması ve genel kabul görecek şekilde marka stratejisini hayata geçirerek dünya piyasasında söz sahibi olmayı hedefleyerek, açıklık, şeffaflık, hesap verebilirlik yönetim anlayışı ile bütünsel yaklaşım doğrultusunda emeklilik sorununa ilişkin ayrıca hukuksal gözle de bakmaktadır.

Kazanılan hak geriye doğru işletilemez. Kazanılan hak doğrultusunda partimiz emeklilik sisteminin işleyişin uzlaşıcı düşünceyle hareket edilmesi gerektiğini savunmaktadır. Mağduriyetlerin yaşanmaması, Vatan ve Hürriyet Partisinin temel yaklaşımıdır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, öncelikle ilgili mevzuatların çağa uygun olmasını hedeflemektedir. Çalışanların, ülkemizin gelişmesine  daha verimli  olması adına ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşlarında (emniyet- jandarma, sahil güvenlik dahil) günde 8 saat, haftada 40 saat çalışma sistemini hedef almaktadır.

Ülkemizin herhangi bir olumsuz durumu karşısında kamu personelinin fazla çalıştırılması durumunda ise;  “Kamu Görevlilerinin Geneline ve Hizmet Kollarına Yönelik Mali ve Sosyal Haklara İlişkin 2014 ve 2015 Yıllarını Kapsayan 2. Dönem Toplu Sözleşme”de varılan mutabakat çerçevesinde, fazla çalışma uygulamaları ile ilgili olarak kamu kurum ve kuruluşları, aşağıda belirtilen hususlara özenle riayet edeceklerdir.

1.Kamu görevlilerine; belli bir sürede bitirilmesi gereken, zorunlu ve istisnai haller bulunmadığı sürece, günlük çalışma saatleri dışında fazla çalışma yaptırılmayacaktır.

2.Fazla çalışma yaptırılmasının gerektiği zorunlu ve istisnai hallerde, fazladan çalışılan süreye ilişkin ücret, saat başı olmak üzere  ilgili mevzuatı çerçevesinde ödenecektir.

3.İlgili mevzuatı gereği fazla çalışma karşılığı ücret ödenememesi durumunda ise; söz konusu kamu görevlilerine, başta 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun 178’inci maddesi ile 2009/12 sayılı Başbakanlık Genelgesinin 6’ncı maddesi olmak üzere tabi oldukları mevzuat hükümleri çerçevesinde; yaptırılacak fazla çalışmanın her sekiz saati için bir gün hesabı ile izin verilecektir. Ancak, bu suretle verilecek iznin en çok on günlük kısmı yıllık izinle birleştirilerek yılı içinde kullandırılabilecektir.

Vatan ve Hürriyet partisi verimli çalışmayı esas almakla birlikte, bu çalışmanın uygulanıp uygulanmadığını da denge ve denetleme sistem mekanizmasını üzerinde de duracaktır. İşleyiş üzerinde keyfiliğe izin vermeyecek, kurum içinde amir-memur ilişkilerinde mobbinge varacak davranışlar hakkında da mobbing yasasını çıkarmayı hedeflemektedir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, Anayasamızda da ifadesini bulan devletimizin “sosyal devlet” niteliğini önemseyen bir anlayışla, ülkemizde ekonomik ve sosyal dengeleri tesise dönük her tedbiri almaya, giderek toplumsal bir derinlik kazanan ve kimi zaman medyaya trajik görüntüler olarak yansıyan yoksulluk olgusuna ciddiyetle eğilmeye ve ulusal ölçekte yoksullukla mücadele programlarını yürürlüğe koymaya kararlıdır.

Sosyal yardımların herhangi bir parti, vakıf bünyesinde olmadığı, devletin asli politikası olduğu inancını kurumsal ve toplumsal olarak yerleştirme amacını gerçekleştirecektir. Bu doğrultuda devletimizin gücü, toplumsal varlığımızın en temel niteliği olan paylaşma ve dayanışma kültürü, adalet ve güven duygusuna olan özlem giderilecektir. Yoksullukla mücadele programı ve bu kapsamdaki sivil toplum etkinlikleri için temel dayanağımız olacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi; hayat, insan ve mutluluk eksenli görüşü ile yarınlar adına yoksulluğun olmadığı bir Türkiye’yi hedeflemektedir. Yoksullukla mücadele kapsamında, devletimizin tüm sosyal fonlarını ve hizmet mekanizmalarını insani ve toplumsal amaçlar için etkin bir şekilde kullanmaya kararlıdır. Bundan ayrı olarak, toplumsal geleneğimizde çok güçlü bir bilinç halinde var olan paylaşma ve dayanışma kültürüne dayalı sivil eğilim ve inisiyatifler, adalet, hak, hukuk ve eşitlik ilkeleri gözetilerek tarafsız bir şekilde teşvik edilip desteklenmesinden yana tavizsiz bir şekilde yerine getirecektir.

Ekonomik ve sosyal yoksunluk içinde olan kişi ve aileleri gözetmeyi amaçlayan sosyal hizmet ve sosyal yardım politika ve uygulamalarında, sadelik, titizlik ve kişiliklere saygı ve gizlilik esasının gerçekleşmesi için görev alacak personelinde yukarıdaki ilkeleri gözetecek şekilde personel istihdamını sağlayıp, yoksul vatandaşlarımıza yönelik gurur zedeleyici davranışlardan uzak olmasını hedefler.

Sosyal yardımlaşma konusunda dengeyi ve denetimi esas almaktayız. Vatan ve Hürriyet Partisi; kurullar oluşturup herhangi bir yere aidiyet duygusu ve düşüncesi içinde olunmadan toplumun tüm kesimlerinin dahil olacağı, tarafsızlığı ve hakkaniyeti esas alacak şekilde faaliyet yürütülmesini sağlayacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, sosyal yardımlardan ziyade hiçbir ferdini sosyal yardıma muhtaç bırakmayacak şekilde genel ekonomik programlar uygulayacaktır.

BANKA PROMOSYONLARI Kamu görevlilerinin aylık ve ücretleri, Maliye Bakanlığı Muhasebat Genel Müdürlüğünün (6) sıra Nolu Genel Tebliğinde belirtilen esas ve usuller çerçevesinde bankalar vasıtasıyla ödenebilmektedir. Bu amaçla kamu kurum ve kuruluşları ile bankalar arasında aylık ve ücret ödeme protokolleri yapılmakta, bu protokoller uyarınca verilecek bankacılık hizmetlerinin yanı sıra “promosyon” adı altında ayni ve/veya nakdi ek mali imkânlar da sağlanabilmektedir.

Bankalar tarafından sunulan bu ek mali imkânların tasarrufuna ilişkin olarak kamu kurum ve kuruluşlarında uygulama birliğinin sağlanması çalışanların mali haklarından biridir. Bu mali hak kazanımında tüm kamu personelinin yararlanması gerektiğine inanıyoruz.

Aylık ve ücretlerin hangi banka aracılığı ile ödeneceği, oluşturulacak üç kişilik bir komisyon tarafından istekli bankalardan teklif alınmak suretiyle tespit edilecektir. Komisyon, kamu kurum ve kuruluşlarının ilgili biriminin harcama yetkilisinin başkanlığında söz konusu birimde görev yapan toplam personelin en az % 10’unun sendikalı olması halinde yetkili sendikadan bir üye ile merkez teşkilatında üst yönetici; taşra teşkilatında ise o birimin bağlı bulunduğu bir üst amir tarafından ilgili birimde görev yapanlar arasından seçilecek bir üyeden oluşacaktır.

Yetkili sendikadan üye bulunmadığı durumlarda örneğin genel kolluk mensuplarının ( emniyet, jandarma, sahil güvenlik ) mali hak ve talepleri ile ilgili kendi aralarında temsilci belirleyecek şekilde ilgili birimde görev yapan personel arasından harcama yetkilisi tarafından seçilecektir. Protokol, komisyon tarafından belirlenen banka ile harcama yetkilisi tarafından imzalanacaktır. Banka promosyonlarının hakkaniyete uygun bir şekilde ihaleye verilmesiyle birlikte değişen ekonomik şartlar da göz önünde bulundurularak adil promosyon ücretlerinin eşit bir şekilde dağıtılmasını hedeflemekteyiz.        

11-9 – ÇALIŞMA HAYATI VE SENDİKALAR

Tüm vatandaşlarımızın özgürce adil ve fırsat eşitliği içerisinde edinebildiği bir işle yaşamını sağlama fırsatına sahip olması ile adil çalışma koşullarına sahip olma hakkı ve emeğinin tam karşılığını alabileceği adil bir ücret alma hakkı olacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi yönetiminde insan onuruna yaraşmayacak hiçbir ücret olmayacaktır.

Emeğin karşılığı bir lütuf olarak değil, bir hak olarak verilecektir.

Güvenli ve sağlıklı çalışma koşullarına sahip olma hakkı bilinciyle kendileri ve ailelerine iyi bir yaşam düzeyi sağlamak için yeterli adil bir ücret alma hakkına kavuşacaktır.

Tüm çalışanlar ve işverenler, ekonomik ve sosyal çıkarlarını korumak amacıyla ulusal ve uluslararası kuruluşlar düzeyinde örgütlenme özgürlüğüne sahiptir.

Tüm çalışanlar ve işverenler, toplu pazarlık hakkına sahip olması adına, örgütlenme hakkına destek sunulacaktır. Güçlünün değil, haklının örgütlenme kültürü anlayışını benimsemekteyiz.

Çocuklarımız ve gençlerimiz bedensel ve manevi tehlikelere karşı özel korunma hakkına sahiptirler. Çocuklarımız ve gençlerimiz konusunda, ulusal ve uluslararası mevzuatların işleyişini, tüzel – özel kuruluşlar nezdinde uygulatmak en önemli var olma sebebimizdir. Çocuklar ve gençler uygun sosyal, hukuksal ve ekonomik korunma hakkını kullanabilmesi için eğitici-öğretici eğitim ile farkındalığın yüksek olduğu bir anlayışın oluşmasını hedeflemekteyiz.

Çalışan kadınlar, anne olmaları durumunda, özel korunma hakkına sahiptirler. Gebelik riskine göre hastane raporları doğrultusunda erkenden doğum iznine ayrılmaları önündeki tüm engeller kaldırılacaktır.

Çalışan annelerin çocukları 5 yaşına gelene kadar gece çalışmalarından ve bulundukları il ve ilçe dışında geçici de olsa görevlendirilmelerin önüne geçilerek, sağlıklı bireyler yetiştirilmesi sağlanacaktır. Yine çalışan anneler için yerel yönetimlerle işbirliği içerisinde kreşler açılması sağlanacak, çalışma hayatında kadın istihdamına öncelik verilecektir.

Tüm vatandaşlarımızın, kişisel ilgi ve yeteneklerine göre bir mesleği seçmesine yardımcı olacak, uygun mesleki yönlendirme imkanına sahip olma hakkı doğrultusunda  mesleki eğitim için uygun imkanlara sahip olması için çalışmalar yapılacaktır.

Herkesin,  ulaşılabilecek en yüksek sağlık düzeyinden yararlanmasını mümkün kılacak şekilde sağlık hakkını eşitlik ilkesi gereğince yararlanılması sağlanacaktır. Yeterli kaynaklardan yoksun olan herkes, sosyal ve tıbbi yardım alma hakkından mahrum olmayacak, sosyal demokrasi devlet anlayışı ile hareket edilecektir.

Çalışanlarımız ve bakmakla yükümlü oldukları kişiler, sosyal güvenlik hakkına sahip olacaktır. Gündelikçi diye tabir edilen, mevsimlik tarım işçi – çalışanlarımızın sosyal güvenlik hakkına sahip olması için gerekli çalışmalar yapılacak olup, kayıt dışılığın önüne geçilecektir.

Çalışanlar, istihdam ve meslek konularında cinsiyete dayalı ayrım yapılmaksızın fırsat eşitliği ve eşit muamele görme hakkı olmasıyla, iş yerlerinde bilgilendirilme ve danışılma hakkı ile birlikte işyerlerindeki çalışma koşullarının ve çalışma ortamının düzenlenmesine ve iyileştirilmesine  bireysel ya da  örgütsel katılma hakkını kullanabilmesi için gerekli çalışmaların yapılması için denetim kontrol sistemleri ele alınarak hayata geçmesi sağlanacaktır.

Çalışanlar, iş akdinin sona erdiği durumlarda korunma hakkına sahip olması,  işverenlerinin aciz hale düşmesi durumunda da, alacak taleplerinin korunma altında bulunması adına garantici yaklaşım söz konusu olacak, bu konuyla alakalı çalışmalar yapılacaktır.

Onurlu çalışma hakkına sahip olan bireyler, ailevi sorumlulukları olan ve çalışan ya da çalışmak isteyen herkes, herhangi bir ayrımcılığa maruz kalmadan ve ailevi sorumluluklarıyla çalışması arasında, olabildiğince, uyuşmazlık olmadan bunu gerçekleştirme hakkına sahip olması için koordinasyonun kurulması, takip sisteminin sürekliliği ile işlevsel bir çalışma amacını yerine getirmek esasımızdır.

İş yerlerinde  çalışanların temsilcileri kendilerine zarar veren eylemlere karşı korunma hakkına sahip olacak ve görevlerini yerine getirmek için uygun imkanlarla desteklenmesi sağlanacaktır.

Hiçbir birey, insan onuruna yaraşmayacak bir işte zorla çalıştırılamayacak, bu gibi durumlarda olanlara devletimiz sahip çıkarak, gerekli korumacı tedbirleri alarak, bireyi bulunduğu zor durumdan alarak, yeni bir hayata  adapte olmasını sağlayacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, sivil toplum kuruluşlarının çalışmalarında anayasal düzen içerisinde özgürlükçü anlayışa sahiptir. Hür birey, hür sivil toplum kuruluşu ve hür toplum hedefini daima gözetecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi ; Emniyet Teşkilatı personelinin tamamının ölçülü, dengeli sendika kurmasına yönelik çalışmalarını yapacaktır. Sendika kuruluşuna yasakçı anlayışın yerine, tamamıyla çalışma şartlarının iyileştirmesine destek sağlayacak şekilde, siyasi açıklamaların olmadığı, iş bırakma, iş yavaşlatma ve grev gibi uygulamaların olmadığı, olmayacağı şekilde emniyet mensuplarının sendikalaşmasını destekleyecek ve bu doğrultuda gerekli yasal düzenlemeler yapılacaktır.

11-10 – TRAFİK

 Ülkemiz, yüksek oranlarda ölümlü, yaralanmalı ve ağır maddi zararların yer aldığı kazaların en fazla görüldüğü ülkelerden biridir. Her yıl binlerce vatandaşımız yaşamını kaybetmekte, on binlerce vatandaşımız yaralanmakta ya da sakat kalmakta ve bu kazalar nedeniyle oluşan ekonomik kayıplar çok yüksek meblağlara ulaşmaktadır.

Ekonomik ve sosyal yaşam üzerinde böylesine derin etkileri bulunan trafik sorunu, bireyleri ve kurumlarıyla birlikte, toplumun tamamını ilgilendiren çok boyutlu bir nitelik taşımasına rağmen kamuoyu gündeminde yeterli ilgiyi görememektedir.  Halbuki, sorunun çözümü, konuyla ilgili kurumların yanı sıra, diğer kamu kurum ve kuruluşları, basın yayın organları ile özellikle sivil toplum örgütleri ve gönüllülerin katılımı ve katkı sağlamasıyla mümkün olabilecektir.

Bu çerçevede;  trafik konusunda kararlı önlemlerin alınması ve hızla uygulamaya konulması, konuyla ilgili alt yapının geliştirilmesi, eğitim desteğinin sağlanması, iletişim tekniklerine uygun olarak hazırlanmış uyarıcı ve eğitici materyallerin yurt çapında yaygın ve etkili bir şekilde kullanılarak kamuoyunun ilgisinin aktif tutulması, bireysel ve toplumsal duyarlılık ve trafik bilinci oluşturulması ve geliştirilmesine yönelik etkinliklerin yaygın bir şekilde gerçekleştirilmesi ve sürekliliklerinin sağlanması amacını konuyla alakalı trafik hizmetlerini yerine getiren kurum ve kuruluşların bünyesinde çalışan görevlilerin görüşleri, önerileri alınarak etkin bir çalışma programını yerine getirerek, eksikleri tamamlamayı amaçlamaktadır. 2019 yılı verisine göre sadece emniyet  trafik branşında çalışan görevlilerimizden 53 trafik polisinin şehit olduğu gerçeği söz konusudur.

Yapılacak trafik denetimlerinde eksiksiz, plansız görevlendirmelerin önüne geçilip hem çalışanların hem vatandaşlarımızın hayatını göz önünde bulunduracak sağlıklı bir işleyişin olması gerekmektedir.

Vatan ve Hürriyet Partisi; sivil toplum kuruluşlarının trafik çalıştaylarına katılım ve desteklerini gerçekleştirecek şekilde, tüm kamu kurum ve kuruluşları, valilikler, belediyeler ve üniversiteler bu faaliyetlere gereken katkıyı sağlamayı esas alacaktır.

Trafik kurallarına aykırı hareket edenlerin cezalandırılması sağlanacak olup, trafikte huzurlu, güvenli yolcuğun esası hedeflenecektir. Trafik idari para cezaları ile sorumluluk sahibi olunmasından ziyade her bireyin  bilinçlendirilerek trafiğe çıkmasının sağlanması yanı sıra  trafik cezalarının vatandaşımızın sırtına yük olmasının önüne geçilip vatandaşımızın mali durumu da göz önünde bulundurulacaktır. Trafik cezaları konusunda kamuya mali kaynak sağlama anlayışının yerine trafikte saygının, kuralların temel eğitiminin her kademede verilmesi gerçekleştirilecektir.

Ayrıca çeşitli belediyelerin salt gelir amaçlı olarak, şehrin giriş veya çıkış noktalarında oluşturdukları bir kaç kilometrelik EDS sistemlerinin kaldırılarak, trafik üzerinden sadece gelir odaklı bu uygulamalara son verecektir.

Etkin denetimlerle beraber ilköğretimin tüm sınıflarında trafik derslerinin daha verimli ve uygulamalı yapılması sağlanarak, tüm bireylerimizde daha çocuk yaşta trafik bilinci oluşması sağlanacaktır.

11-11- HİZMET SEKTÖRÜNE YÖNELİK POLİTİKALAR

Hizmet sektöründe faaliyet gösteren bütün firmalar ve devlet kurumları bağımsız denetçiler tarafından denetlenecektir. Zorda olan firmalara gerekli destek ve teşvikler bu denetçilerin raporları doğrultusunda verilecektir.

Hizmet sektörü çalışanlarının iş güvenceleri devlet tarafından garanti altına alınacak, insani yaşam standartlarını karşılayacak şekilde ücretlendirme yapılması sağlanacaktır.

Hizmet sektöründe yapılacak en büyük atılım asgari ücretlendirme sisteminden vazgeçilerek saatlik ücretlendirme sistemine dönülmesi olacaktır. Böylece işveren ve işçi arasındaki ittifak kendiliğinden sağlanmış olacak ve angarya çalışmanın önüne geçilmiş olunacaktır.

Hizmet sektörü çalışanlarının eğitimi sağlanacak, “Her işi yaparım.” yaklaşımı terk edilecektir. Hizmet sektörü personeli kendi alanında uzmanlaşacaktır. Daha önceden var olan ancak saldırgan ekonomik tedbirler dolayısı ile vazgeçilen “bonservis” uygulaması yeniden hayata geçirilecektir.

Hizmet verenin ve hizmetlinin hakları korunduğu kadar hizmet alanın da hakları korunacak ve en kaliteli hizmeti alması sağlanacaktır.

İşveren, işçi ve müşteriyi aynı platformda buluşturan bir online sistem kurularak her yıl bu sistem üzerinde belli bir puanın üstünde alan işletmeler başarıları oranında destekleneceklerdir.

Eve teslimat yapan kuryeli işletmelerde teslimat süresi sınırlaması gibi uygulamalarının gerek çalışan güvenliği gerekse toplum sağlığı açısından olumsuzlukları bulunduğundan terk edilecektir.

Kamu ve özel sektörde yeknesaklığı sağlamak için kanuni şartlar yeniden düzenlenecek ve çalışanlar arasında kadro ayrımı yapılmayacaktır. İşçi kendi iş sahasında haftalık 40 saati geçmemek kaydı ile birden fazla yerde çalışabilme hakkına sahip olacaktır.

Devlet gerekli denetimlerini yaparak hizmet sektöründe dolaylı vergilendirmeden vazgeçerek doğrudan vergilendirme sistemine geçecektir. Böylece son kullanıcı ürüne daha ucuz ulaşacak, işletme giderleri azalacak, sektör çalışanlarının gelirleri arttırılacaktır.

50 (elli) kişiden fazla çalışanı olan firmalar konsorsiyumla yönetilecek bu konsorsiyumda işveren, işletme müdürü, işçi temsilcisi ve kamu denetçisi görev alacaktır.

50 (elli) kişiden fazla çalışanı olan yerlerde ilk yıl bordroları devlet tarafından karşılanmak üzere en az 1 mahkum ve 1 engelli bireyin kabiliyetleri doğrultusunda istihdam edilmesi sağlanacaktır.

Mahkumların topluma kazandırılması amacı ile hafif suçlardan hüküm giyenlerin iş yeri ile anlaşmaları halinde çalışma saatlerinin yarısı kadar fazla süre ile gün içinde izinli sayılarak toplum hizmetine girmeleri sağlanacak, kazançlarının yarısı devlet tarafından fonlanarak tahliyelerinden sonra hayatlarını kurmaları için denetlenerek harcanacaktır. Mahkumları topluma kazandırma programına katılan işletmelere gerekli destek ve ayrıcalıklar sağlanarak teşvik edilecektir. Mahkumlar ile iş vereni iş ve işçi bulma kurumu buluşturacak ve denetleyecektir.

Her il ve ilçede hizmet sektörünün işveren, işçi ve kamu temsilcileri belirlenecek ve ortak kararlar alması sağlanacaktır.

11-12 ŞANS OYUNLARI

Şans oyunlarının her açından denetlenmesi gerektiğine inanıyoruz. Somut kriterlere, belirli esas ve usullere, ihtiyaç analizine dayandırılarak ve belirli bir denge gözetilerek yapılması sağlanacaktır.

Şans oyunlarında reklam ödemelerinin çeşitli düzeylerdeki eğitim kurumlarına yönelik olup, bu kurumlarda öğrenim gören çocuk ve genç yaştaki kitlelere bahis ve şans oyunlarının tanıtımını hedeflenmesinin önüne geçilecektir.

Kumarın farklı çeşidi olan, bahis ve şans oyunları gibi bağımlılık etkisi yüksek alışkanlıkların, çocuk ve genç yaştaki kuşakların ruh ve beden sağlığını olumsuz etkilediği bilimsel olarak kanıtlanmış olup, bu alışkanlıkların kazandırılması amacına yönelik reklam ve tanıtımlarına ciddi sınırlamalar getirilecektir. Bahis ve şans oyunlarını övücü yayınlara izin verilmeyecektir. 

Genç ve çocuk yaştakilerin söz konusu alışkanlıklardan korunmasının devletin asli görevleri arasında yer aldığının bilincindeyiz. Bu konuda en önemli sorumluluk da, yasa ile kendisine bu alanda denetim, kontrol ve gözetim işlevi verilmiş olan ilgili kuruluşun yöneticilerinin sorumluluğundadır.

Bu doğrultuda, ilk ve orta dereceli okul öğrencilerinin spor formalarına bahis ya da şans oyunlarının reklamlarına yer verilmeyecektir. Anayasamızın 41 ve 58’inci maddelerinde gençlerin ve çocukların korunmasına yönelik düzenlemelerin farkındayız ve uygulayıcısı olacağız. Anayasamızda “Devlet, her yaştaki Türk vatandaşlarının beden ve ruh sağlığını geliştirecek tedbirleri alır, sporun kitlelere yayılmasını teşvik eder.” hükmüne yer verilmiştir.

Anayasamızdaki bu düzenlemelere rağmen özellikle gençlerin ve çocukların ruh ve beden sağlığı üzerinde olumsuz etkileri tartışmasız olan, bahis ve şans oyunları gibi alışkanlıkların bu kuşaklara tanıtılarak yaygınlaştırılmaya çalışılmasından ziyade, dünyadaki iyi uygulamalar da dikkate alınarak, kontrol ve gözetimi altında oynatılan oyunlardan elde edilen kaynağın, genç ve çocukların bu tür zararlı alışkanlıklara karşı korunmasına yönelik faaliyetler için etkin olarak kullanılacak bir fona dönüştürülmesi sağlanacaktır.

Dünyadaki uygulamalar doğrultusunda özellikle son yıllarda gençlerde artan bağımlılık sorunlarıyla ilintili olarak, devlet kontrolüyle oynatılan bu tür bahis oyunlarının reklamının özendirilmesinin önüne geçileceği gibi  çok ciddi yasal kısıtlama ve sınırlandırılmalar getirilecektir.

Gençlere bahis ve şans oyunlarını, en yüksek tutardaki kazançlara en hızlı ve kolay şekilde ulaşmanın yolu olarak gösteren özendirici reklamlara (yöntemi ve kullandığı araç ne olursa olsun – forma, spor ve sporcu sponsorluğu, tesis yapım vs.) ciddi yasal engellemeler ve cezai yaptırımları partimiz tarafından getirilecektir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, bu tür alışkanlık ve bağımlılıkların toplumsal maliyetleri dikkate alarak, gelişmiş ülkeler başta olmak üzere hemen her ülkede özellikle genç ve çocuklar üzerindeki olumsuz etkileri ile mücadele politikalarının geliştirilmesine büyük önem verecektir. Bu alışkanlıklar gençlerde ciddi davranış bozukluklarına yol açtığı, örneğin sosyal ilişkilerini olumsuz etkilediği; suçluluk duygusu, zihinsel dağınıklık vb. psikolojik etkilerinin intihar düşüncesini ve girişimlerini artırdığı; başta eğitim olmak üzere beşeri sermaye yatırımlarının bağımlı bireyler üzerindeki etkisini zayıflattığı bilimsel olarak kanıtlanmış olduğuna inanıyoruz bu nedenle söz konusu alışkanlıkların sosyal maliyetini azaltarak gençlerin ve çocukların korunmasını sağlamak amacıyla her tür özendiricinin ve reklamın yasaklanması kadar, sıkı denetim ve kontrol aracılığıyla olumsuz etkilerinin ortadan kaldırılmasına yönelik çabalara da giderek ağırlık vereceğiz.

11-13 – İSRAFLA MÜCADELE

EKMEK İSRAFIYLA MÜCADELE Ekmek israfını önlemede kamu, kurum ve ilgili kuruluşların koordinesinde bilinçlenme çalışması içinde bulunacağız. İsrafın her türlüsüne karşı mücadeleyi çocuk yaşta eğitim anlayışını egemen kılmak için toplumumuzun nimet bildiği ve kutsal bir değer atfettiği ekmekle ilgili üretim, tüketim, israf ve tüketici alışkanlıkları konularında ulusal yayın, dijital platformlar ile birlikte, sivil toplum örgütlerinin etkin olmasını hedefliyoruz.

Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığının ilgili kuruluşu Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO) Genel Müdürlüğü tarafından yurt çapında yaptırılan bir araştırmada; ülkemizde günde 6 milyon, yılda 2,1 milyar ekmeğin israf edildiği sonucu ortaya çıkmıştır. Söz konusu ekmek israfının bugünkü parasal karşılığı; 1,5 milyar TL olup bu rakam dünya sıralamasında ilk sıralarda olduğumuzun göstergesidir.

Bu üzücü sonuçlar; ekmek israfının önlenmesine yönelik tedbirlerin ivedilikle alınmasını gerekli kılmış, bu doğrultuda Vatan ve Hürriyet Partisi’nin ekmek israfını önlemede ciddi çalışması olacaktır.

Bireysel ve toplumsal duyarlılık oluşturulması, israfın üretim ve tüketim aşamalarında önlenmesi, ekmeğin uygun yöntemler ile muhafazasının sağlanması, bayat veya ihtiyaç fazlası ekmeğin yine insan gıdası olarak değerlendirilmesi konularında toplumun bilinçlendirilmesi ve tam buğday ekmeği tüketiminin insan sağlığı açısından da yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır.

Toplumun tüm kesimlerine ulaşabilecek boyutta sürdürülebilmesi için bu kapsamda alınan tedbir ve yürütülen faaliyetlerin uygulama süreçleri ile sonuçlarının izlenmesi ve değerlendirilmesi amacıyla ilgili kuruluşlar arasında gerekli işbirliği ve koordinasyonu sağlamak üzere; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve ilgili kuruluşu TMO Genel Müdürlüğü koordinesinde tüm sektörü ilgilendiren kısımlarla çalışma yapılacak olup geneli hedefleyecektir.

Bakanlıklar, valilikler, belediyeler, üniversiteler ile diğer kamu kurum ve kuruluşları; alacakları tedbirler ve yapacakları faaliyetlerle israfı önlemeyi destekleyecekler, tüm yurtta etkin bir biçimde yürütülecek olan çalışmalarla israfın önlenmesi hususunda toplumsal bir bilinç ve farkındalık oluşturulmasına azami ölçüde katkıda bulunacaklardır.

Kampanyanın amacına ulaşabilmesi için toplumun her kesimine yönelik bilgilendirme ve bilinçlendirme faaliyetleri düzenlenecek; halkımız, sivil toplum kuruluşları, özel sektör ve meslek kuruluşları ile işbirliği yapılacaktır.

Toplumun temelini oluşturan aile ve kadınların rolünü dikkate alan sosyal politikalar geliştirilecek, özellikle çocuklarımızın ve gençlerimizin kampanyaya katılmalarını özendiren projeler oluşturularak uygulamaya konulacaktır. İlgili kuruluşlar tarafından konuya ilişkin eğitim, seminer, panel, konferans ve toplantı gibi organizasyonlar tertiplenecek ve söz konusu etkinliklerde; araştırma sonuçlarına, ekmek israfının önlenmesine ve tam buğday ekmeği tüketiminin faydalarına ilişkin bilgiler verilecek ve bu kampanya kapsamında hazırlanacak kamu spotu, film ve animasyon gibi çalışmalar gösterilecektir.

Bu kapsamda, bakanlık ve kuruluşlarca temin edilebilecek yazılı ve görsel malzemeler medya ve diğer iletişim araçları kullanılarak toplumun her kesimine ulaştırılmaya çalışılacak; özellikle gar, istasyon, durak, metro, havaalanı, kara yolu, liman, toplu taşıma araçları ve benzeri kamuya açık yerlerde yazılı ve görsel bilgilendirme çalışmaları yapılacaktır.

İlgili bakanlık ve kurumlarca; ambalaj, gramaj, kalite, hijyen, üretim, dağıtım ve satış gibi konularda ekmek israfının önlenmesine ve tam buğday ekmeği tüketiminin yaygınlaştırılmasına katkı sağlayacak mevzuat düzenlemeleri ile bu kapsamda gerekli denetimlerin yapılması sağlanacaktır.

Toplu tüketim yapılan kamu kurum ve kuruluşlarında bulunan yemekhanelerde; menüye göre ekmek çıkarılması, ekmeğin ince dilimlenmiş olarak, paketli rol ekmeğin ise düşük gramajlı olarak sunulması, tam buğday ekmeği bulundurulmasının sağlanması ve tüketiminin yaygınlaştırılması amacıyla gerekli tedbirler alınacaktır.

Belediyeler ve il özel idarelerince ekmek fırınları düzenli olarak denetlenecek, gerekli sağlık ve mevzuat şartlarını sağlayamayan fırınların üretim yapmasına izin verilmemesi amacıyla İçişleri Bakanlığınca gerekli düzenlemeler yapılacaktır.

Üretici ve tüketicileri teşvik edecek tedbirlerin alınması, ekmek üretim ve satış noktalarında istihdam edilen kişiler ile restoran, fırın, otel ve turizm sektörü çalışanlarının eğitilmesi için meslek odalarıyla işbirliği yapılması hususlarında; Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanlığınca gerekli çalışmalar yapılacaktır.

Sağlıklı beslenme de dâhil olmak üzere eğitici program, etkinlik ve yarışmalar düzenlenecek ve bu konuların temel eğitim ders müfredatı içerisine dâhil edilmesi için gerekli tedbirler Milli Eğitim Bakanlığınca alınacaktır.

Sağlıklı ve dengeli beslenme amacıyla tam buğday ekmeği tüketiminin teşvik edilmesi için toplum sağlığı alanında gerekli çalışmalar Sağlık Bakanlığınca yapılacaktır. Kampanya konularının; desteklenen ve kaynak aktarılan film ve tiyatro dâhil her türlü sahne sanatı senaryoları ve projelerde uygun bir şekilde işlenmesi, film ve projelere gizli veya açık spotlar yerleştirilmesi ve konu ile ilgili özel sektörün teşvik edilmesi için gerekli tedbirler Kültür ve Turizm Bakanlığınca alınacaktır.

Önleme çalışması konularıyla ilgili olarak halkı bilinçlendirme çalışmalarına Diyanet İşleri Başkanlığınca gerekli katkı sağlanacaktır. Televizyon ve radyo programlarında kampanyaya ilişkin kamu spotlarının yayınlanması amacıyla gerekli çalışmalar ilgili kurum ve kuruluşlarca yapılacaktır.

Ekmek İsrafını Önleme Kampanyası, tam buğday ekmeğini yaygınlaştırma amacını da içine alacak şekilde, tüm kurum ve kuruluşlarca işbirliği içerisinde ve kararlılıkla yürütülerek takip edilecek, ekmeğin israf edilmemesi bilincinin tüm fertlerimiz için bir yaşam biçimi haline gelmesi özendirilecektir.

Kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra; halkımız, sivil toplum kuruluşları, memur, işçi ve işveren kuruluşları, meslek oda ve birlikleri, ulusal ve yerel basın ile özel sektörün, çok önemli bir insanlık görevi olan bu kampanyaya gönüllü olarak her türlü destek ve yardımı sağlayacaklarına inancımız tamdır.

Ülkemizin ekonomik kaybına neden olan başta ekmek israfı olmak üzere diğer israfların da kalem kalem çıkarılması ve çözüm üzerinde durulması partimizin uygulayacağı hususlardan biridir.

KAMU İSRAFI FAZLADAN RESMİ ARAÇLAR Kamu taşıtı kullanımındaki kaynak israfını ve kamu harcamaları üzerinde oluşan yükü hafifletmek için, taşıt sayısının azaltılması, bunların bakım, onarım ve işletme giderlerinin asgari düzeye indirilmesi sağlanacaktır.

Vatan ve Hürriyet Partisi, kamu araçlarını kamu maliyesine ciddi anlamda olumsuz bir şekilde etkisinin farkındadır. Genel bütçeye dahil dairelerle katma ve özel bütçeli idareler ve bunlara bağlı sabit ve döner sermayeli müesseseler, iktisadi devlet teşekkülleri ve özel kanun ve kararnamelerle kurulan her çeşit banka ve teşekküller, bu kurum ve kuruluşların sermayesinin yarısından fazlasına sahip bulundukları teşekkül ve müesseseler ile kamuya yararlı derneklerden yetkili kurum tarafından lüzumlu görülenler tarafından kullanılacak taşıtlar ile kullanılmalarına ilişkin esaslar 5.1.1961 tarih ve 237 sayılı Taşıt Kanununda düzenlenmiştir. Bu çerçevede, resmi taşıtların Taşıt Kanunu hükümlerine uygun olarak kullanılması doğrultusunda cezai kovuşturmalara maruz kalınması ve ceza-i yaptırımlar söz konusu olacaktır.

237 sayılı Taşıt Kanununa ekli (1) sayılı cetvel uyarınca emir ve zatlarına, (2) sayılı cetvel uyarınca makam hizmetlerine ve koruma altına alınanlara tahsis edilen taşıtlar dışında hiçbir makama taşıt tahsis edilmeyecektir. Her ne suretle olursa olsun bunların dışında daha önce yapılmış olan taşıt tahsislere aykırı hareket edilmesi denge ve denetim sisteminin teknolojik imkanlardan yararlanarak kamu araç israfının önüne ve keyfi kullanımının önüne geçilecektir.

Taşıt tahsisleri ve kullanımı idarelerce hassasiyetle izlenecek ve aksine hareket edenler, taşıtın kullanılmasına izin verenler ve taşıttan yararlananlar hakkında adli ve idari tahkikatın sağlanması gerçekleşmesi ile birlikte ekonomik israfa neden olan uygulamalar ortadan kaldırılacak olup bu kaynaklar milletimizin menfaatine işlerde kullanılacaktır.

Taşıt Kanunu hükümleri gereğince ve çeşitli genelgeler ile makam hizmetlerine taşıt tahsis edilenlerin birden fazla taşıt kullandıkları anlaşılmaktadır. Makam hizmetlerine taşıt tahsis edilmiş olanlar, birden fazla taşıt kullanamayacakları gibi, döner sermaye, fon, hibe vb. kaynağı ne olursa olsun Taşıt Kanunu ve bütçe kanununda kendileri için öngörülenin dışında başka cins taşıta da binemeyeceklerdir. Ayrıca, 237 sayılı Taşıt Kanunu hükümlerinin izin verdiği haller hariç arazi binek, jeep gibi taşıtlar ve yılı Bütçe Kanununda öngörülen makamlar hariç hiçbir makama yabancı menşeli taşıt, makam aracı olarak tahsis edilmeyecektir. Vatan ve Hürriyet Partisi , Taşıt kanunu ihlalinin önüne geçmek için düzenli olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından araştırılması gerçekleştirecek şekilde ilgili kurumların harekete geçmesini sağlayacaktır.

11-14 – MOBBİNGLE MÜCADELE VE DEVLET MEMURLARI İSTİHDAMI

İşyerlerinde Psikolojik Tacizin (Mobbing) Önlenmesi; İnsan onuruna verdiğimiz en önemli hususlarımızdan biridir. Çünkü bireylere artarak devam eden mobbinglerin bireylerin intihara kadar taşıdığı su götürmez bir gerçektir. Bu gerçek doğrultusunda mobbingin önlenmesi adına “Kapsamlı Mobbing Yasasına” ihtiyaç vardır.

Kamu kurum ve kuruluşları ile özel sektör işyerlerinde gerçekleşen psikolojik taciz, çalışanların itibarını ve onurunu zedelemekte, verimliliğini azaltmakta ve sağlığını kaybetmesine neden olarak çalışma hayatını olumsuz etkilemektedir.

Kasıtlı ve sistematik olarak belirli bir süre çalışanın aşağılanması, küçümsenmesi, dışlanması, kişiliğinin ve saygınlığının zedelenmesi, kötü muameleye tabi tutulması, yıldırılması ve benzeri şekillerde ortaya çıkan psikolojik tacizin önlenmesi gerek iş sağlığı ve güvenliği gerekse çalışma barışının geliştirilmesi açısından çok önemlidir.

Vatan ve Hürriyet partisi bireyin özgürlüğüne önem vermektedir. Bireye yönelik işlenen mobbing suçlarına karşı kurumsal, hukuksal bir şekilde mücadele edilmesi gerektiğine inanmaktayız, mobbingle mücadele de çalışan odaklı anlayışımız doğrultusunda çalışanların huzurlu olması, vatandaşlarımızın da kaliteli hizmet almasını sağlayacaktır.

Bu doğrultuda, çalışanların psikolojik tacizden korunması amacıyla alınan tedbirlerin yanı sıra işleyişi uygun olacak tedbirlerin de hayata geçirilmesi gerekmektedir. Bu doğrultuda kamu kurum ve kuruluşlarının yanı sıra özel işletmelerde dahil olmak üzere, insanın izzet-i nefsine karşı hakkaniyet kurallarını çiğneyenlerde bu durum eşitlik ilkesinin esas alınması hedeflenecektir.

İşyerinde psikolojik tacizle mücadele öncelikle işverenin sorumluluğunda olup işverenler çalışanların tacize maruz kalmamaları için gerekli bütün önlemleri alacaktır. Bütün çalışanlar psikolojik taciz olarak değerlendirilebilecek her türlü eylem ve davranışlardan uzak duracaklardır.

Psikolojik tacizle mücadeleyi güçlendirmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik İletişim Merkezi, ALO 170 üzerinden psikologlar vasıtasıyla çalışanlara yardım ve destek sağlanacaktır. Bunu tüm işyerlerine uygulanması doğrultusunda eylem planı hazırlanacaktır.

Çalışanların uğradığı psikolojik taciz olaylarını izlemek, değerlendirmek ve önleyici politikalar üretmek üzere Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı bünyesinde sivil toplum kuruluşları ve ilgili tarafların katılımıyla, etkin mücadele yöntemleri üzerinde durulacaktır.

Denetim elemanları, psikolojik taciz şikâyetlerini titizlikle inceleyip en kısa sürede sonuçlandıracaktır. Vatan ve Hürriyet Partisi mobbingle mücadele de hukukun üstünlüğü doğrultusunda hareket edilmesine yönelik çalışma programını hayata geçirecek şekilde çalışmalarını tamamlayacaktır.

DEVLET MEMURLARI İSTİHDAMI Devlet memurlarının liyakat ve kariyer ilkeleri çerçevesinde yükselmelerini sağlamak amacıyla, personelin etkinliğinin ve verimliliğinin sağlanması ve atanılacak boş kadro/pozisyonların gerektirdiği niteliklerin kazandırılması. hizmet süresi, sicil, disiplin ve benzeri nitelikleri göz önünde tutularak yapılacak sınavlarda başarı sağlayan memurların atanması adalet, eşitlik ilkeleri gözetilerek söz konusu olacaktır.

Görev tanımları, atama, istihdam, motivasyon, ödüllendirme, rütbe terfi, branşlaşma, çalışma şartları, sicil, disiplin, denetim ve performans değerlendirme sistemi gibi konularda önemli düzenlemeler yapılacak. Vatan ve Hürriyet Partisi; kamu hizmeti yerine getiren bürokratların birden fazla maaş almasına, kamu görevi alanlara birden fazla makam arabasının tahsis edilmesine karşıdır. Resmi araç israfına son vererek, resmi araçların amacı dışında kullanılmasına izin vermeyecektir.

Geniş kapsamlı bir çerçevede kamuda yeniden yapılanma çalışma   amacı içinde olacağız. Kamu hizmetlerinin kalitesini, vatandaşın kamu hizmetlerinden memnuniyet düzeyini ve vatandaş ile kamu kurum ve kuruluşları arasındaki güveni arttırıp, adaletin zedelenmemesi gerekmektedir.

Bu kapsamda, kamu kaynaklarının mali disiplin içinde etkin kullanımı büyük önem taşımaktadır. Gereksiz harcamaların ve israfın önüne geçilmesi, maliyet-etkin bir hizmet sunumu ile harcamaların halkın talepleri doğrultusunda öncelikli alanlarda yoğunlaştırılması için denge-denetim sistemi üzerinde durulacaktır.

Kamu kaynaklarının kullanımında bireylerin kendi kaynaklarını kullanırken gösterdikleri hassasiyetin, hatta daha fazlasının gösterilmesi için üst düzey yöneticilerin de örmek olması sağlanacaktır. Hizmet üretmek suretiyle, kamu hizmetlerinin sunumunda verimlilik artışı sağlanması hedefimizdir.

Hizmetlerin çeşitliliği ve kalitesinden fedakarlık etmeden hizmet sunumunda sonuç odaklı bir anlayışa dönük olarak maliyetleri süratli ve etkin bir şekilde düşürücü uygulamaların kamu kurum ve kuruluşlarınca hayata geçirilmesi önem taşımaktadır. Bu çalışmaların başarıya ulaşabilmesi, hizmet üretim süreçlerinin vatandaş odaklı bir anlayışla analiz edilmesini, çalışanların ve vatandaşların görüş ve eleştirilerinden yararlanılmasını, hatta ihtiyaç halinde profesyonel destek alınmasının da düşünülmesini gerektirmektedir. Yapılacak bu çalışmalarda bütün çalışanların katkıları esas olmakla birlikte, temel sorumluluk kurum ve kuruluşların üst yöneticilerine düşmektedir.

Vatan ve Hürriyet Partisi, kamuda mali disiplin anlayışının yerleştirilmesi, mevcut kaynakların etkin kullanımı suretiyle kamu hizmetlerinin ve kalitesinin artırılması ve vatandaşın hayatının kolaylaştırılması hedefleri doğrultusunda kamu kurum ve kuruluşlarının daha yoğun bir çaba içine girmek için kurumların örgüt yapılarının gözden geçirilmesini sağlayıp etkin olmayan birimlerin kapatılması veya küçültülmesini, bölge teşkilatlarının bulunduğu yerlerde, varsa il teşkilatı veya şubelerin kapatılmasını, bürokratik işlem ve süreçlerin eleştirel bir bakışla değerlendirilerek özellikle vatandaşlarla ilgili işlemlerin basitleştirilmesi, vatandaşlardan istenecek belgelerin asgariye indirilmesi, hizmetlerin mümkün olan en kısa sürede sonuçlandırılmasını, hizmet sunumunda kullanılması zorunlu girdilerin asgari düzeyde tutulmasını, yatırım kararlarında stratejik önceliklerin göz önünde bulundurulmasını, yatırım programında bulunmayan veya bütçede ödeneği olmayan işler için ihale, satın alma ve harcama yapılmamasını, ağır iş makineleri, taşıt araçları ve diğer makine ve teçhizatın özenli kullanılmasını, bunların bakım ve onarımlarının düzenli olarak yaptırılarak büyük maliyetlere ulaşan yedek parça ihtiyacının asgari düzeyde tutulmasını ,kullanılması ekonomik olmayacak derecede yıpranmış eski araçların elden çıkarılmasını, araç ihtiyacının satın alma yerine daha çok kiralama yöntemiyle karşılanmasını, hala büyük savurganlık konusu olan ilaç ve tıbbi malzeme giderlerinin sürekli kontrol altında tutulmasını, kamu gelirlerinin zamanında ve tam olarak tahsili için daha etkili yöntemler denenmesini, böylece kayıp ve kaçakların asgariye indirilmesini yerine getirmeyi amaç edinmiştir.

Milletimizin refah hayat içinde yaşaması için yöneticilerin kendilerini milletinden üstün görmemesi gerektiğine inanmaktayız. Yöneticiler  memurdur, millet işverendir.

Konunun öneminin kamu oyuna ve tüm kamu çalışanlarına açık bir biçimde anlatılması da önem arz etmektedir. Ayrıca, çalışanların konuyla ilgili olarak eğitilmesi, özendirilmesi, denetlenmesi, yöneticilerin bu doğrultudaki davranışlarının teşvik edilmesi ve ödüllendirilmesi, bir diğer ifadeyle kamuda kaynakların etkin kullanımı ve maliyetlerin azaltılması konusunda adalet, eşitlik, hakkaniyet kültürünün oluşturulması söz konusu olacaktır.

Hizmetin miktarında ve kalitesinde herhangi bir azaltmaya gitmeden sağlanan maliyet iyileştirmeleri ile ortadan kaldırılan israf kalemlerine ilişkin uygulamalar özetlenecek, bu uygulamaları koordine eden ve gerçekleştiren birim yöneticileri ve çalışanların isimleri belirtilecek şekilde objektif ölçülerle değerlendirilecek ve en iyi uygulama örneği olarak belirlenen çalışmalara ödül verilmesi ile ödül almaya hak kazanan çalışmalar ile  bütün kurum ve kuruluşlarda çalışanların da ödüllendirilmesi sağlanacaktır.

SONUÇ

Dünyada hür vatan, vatanda hür bireyler için, Vatan ve Hürriyet Partisi.

Devletimize, Milletimize, vatanımıza, bayrağımıza, milli değerlerimize  ve cumhuriyet ilkelerimize sadakatle bağlı; din, dil, ırk, cinsiyet, siyasi görüş ve etnik ayrıma karşı, tamamıyla insan odaklı, insanı insan olarak kabul eden anlayışıyla, ülkemizin gelmiş olduğu noktada, tüm kutuplaşmaları, kamplaşmaları bitirecek ve ayrımcılığa son verecektir.

Kuzeyinden güneyine, doğusundan batısına kadar her ferdinin kalben aidiyet duygusuyla bağlı olacağı bir gelecek hayalimiz var ve bu hayalimizi gerçekleştireceğiz.

Adalet ve eşitlik önceliğimiz ile vatandaşlarımızın vicdanlarında yüreklerinde yer edinecek, çaresiz vatandaşlarımıza sonuna kadar açık olan kapımızdan bizlere kolaylıkla ulaşabileceği insancıl politikaları gerçekleştireceğiz.

Partimiz, insan hakları noktasında, dini inançlara saygılı, isteyenin istediği dini hür bir şekilde istediği biçimde yaşayacağı, kimsenin inancından dolayı ötekileştirilemediği ve dışlanmadığı, bu doğrultuda, başta adalet olmak üzere, eşitlikçi, özgür düşünce ve hür iradeyi egemen kılacak, kurumların tüm bölümlerinde ayırt etmeksizin liyakate, tam bağımsız ve tarafsız yargıyı, tüm denge ve denetim sistemlerinin etkin bir şekilde faaliyette olacağı, demokratik hukuk devletlerinin temel kavram ve ilkelerini benimseyen, uluslararası İnsan Hakları Hukukunu ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesindeki hakların, bireysel hak ve hürriyetlerin gerçek manasıyla ve evrensel değerler düzeyinde uygulayacaktır.

Partimiz başta yolsuzluklar olmak üzere, yasaklar ve yoksulluk ile büyük bir mücadele örneği sergileyecektir. Her vatandaşımızın insan onuruna yaraşır düzeyde ücret almasını sağlayacak politikaları gerçekleştirip hızlıca yürürlüğe alacaktır.

Yarınlarımızın teminatı, geleceğimizin mimarları genç nüfusumuza büyük önem veren partimiz, Y kuşağı Z kuşağı dahil tüm gençlerimizin ayrım yapmadan yüreklerine dokunarak, hür gençlik ilkelerimiz doğrultusunda başta gelecekte iş bulma kaygıları olmak üzere sorunlarını hızlıca çözmek üzere, işe girişlerde adaletsiz bir uygulama olarak gençlerimizin karşısında duvar gibi duran mülakat ve referans sistemine son vererek adil ve eşit bir işe giriş programı uygulayacağız.

Son zamanlarda artan bir şekilde devam eden kadınlarımıza şiddet konusunu ayrıntılı olarak ele alacak olan partimiz, İstanbul Sözleşmesi özelinde kadınlarımızın korunmasına yönelik eksik olan tedbirleri hızlıca gündeme alarak en temel hak olan yaşam hakkının korunmasına yönelik politikalarını ciddiyetle ve titizlikle yürütecektir.

Egemenliğin kayıtsız şartsız Türk milletine ait olduğuna inanan partimiz, kuvvetler ayrılığının katı bir şekilde tesis edildiği, hiçbir kişi ve kurumdan emir almayan tam bağımsız bir adalet sistemini, halktan kopuk olmayan, halkla iç içe bütünleşik bir siyaseti kabulle, üstünlerin hukukunun yerine hukukun üstünlüğü ilkesini benimseyerek, çok partili demokratik parlamenter sistemini geliştirilerek uygulanmasını sağlayacaktır.

Emek veren tüm çalışanlarımızın ve emeklilerimizin yaşam standartlarını yükseltecek, refah düzeylerini arttıracak huzurlu ve mutlu bir toplum oluşturmak için çalışacaktır.

Toplumumuzun temel sorunlarından olan, hayat pahalılığı, işsizlik, fırsat eşitliğinin olmadığı sınav sistemlerinin getirmiş olduğu çaresizliğin önüne geçmek için, üretim seferberliği ile milli geliri daha hızlı büyüterek toplumun tüm kesimlerinin refahını artırmayı, vergilendirmede eşit durumda bulunanların eşit muameleye tabi tutulmasını, ödeme gücü  ile orantılı bir düzenleme ile vergide adaletin sağlanmasıyla, milli gelirden adil ve eşit paylaşım ile yıllarca yoklukla mücadele eden halkımızın hak ettiği refah düzeyine kavuşmasını sağlayarak, toplumsal huzuru ve mutluluğu artıracaktır. Bütünüyle İktisadi değer ve kaynaklarımızı kişilere zümrelere faydalı olacak durumdan çıkartarak devletimizin ve milletimizin ortak faydalarına sunacaktır. Devletimizin tüm kurumlarında israfı, şatafat ve gösterişi önleyecek, dünya ölçeğinin onlarca kat fazlalığında bulunan resmi araç sayısının makul düzeyde ve ihtiyaç oranında kullanılmasını sağlayacak, kurumlar ile ilişiği kesilmiş tüm bürokratların araç, lojman vb. devlet imkanlarını kullanmalarının önüne geçecek düzenlemeler getirilecektir. Kamu kurumlarında çalışan bürokratlarının sadece bir kurumdan maaş almaları, temsil adı altında veya her ne ad altında olursa olsun iki ve üzerindeki maaşlarının iptal edilmesine yönelik düzenleyici tedbirleri alarak toplumun vicdanını yaralayan uygulamalara son verecektir.

Yeraltı ve yerüstü zenginliklerimizin tamamıyla milletimizin menfaati ve refah düzeyinin yükseltilmesi doğrultusunda kullanacak, doğal kaynaklarımızın ve zenginliklerimizin değerlendirilmesinde anın teknolojisi kullanılarak doğaya ve çevreye zarar vermeden kullanılmasını, ülkemizin ağaçlandırma seferberliği ile çölleşmesinin önüne geçecek, gelecek nesillerimize kıraç topraklar yerine yemyeşil ormanlarıyla doğal bir çevre bırakacak, su sıkıntısı çeken ülkeler kategorisinde bulunan ülkemizi bu durumdan çıkartacak tedbir ve önlemleri alarak, su sıkıntısı çekmeyen ülkeler kategorisine geçmesini sağlayacak, tarım için kullanılan ekilebilir arazilerin imara açılmasının önlenerek, iklim değişiklikleri ve toprağın ve suyun kirlenmesi ile azalan üretimin ve su sıkıntısının dünyada geleceğin en büyük  problemlerinden olacağı ön görüsü ile suya ve toprağımıza sahip çıkacak katı önlemleri partimiz alacaktır. Yüzlerce kez kişilere ve kurumlara göre değiştirilen kamu ihale kanunu, yapılan değişikliklere rağmen aynı şekilde sorunludur. İhalelerin şeffaf ve kamuoyu önünde yapılmadığı, söz konusudur. Kamu ihale kanununun yeniden devletimiz ve milletimiz yararına olacak şekilde son kez değiştirilerek, devlet garantili ihalelere son verilecek, yapılacak tüm ihalelerin halkımızın gözü önünde şeffaf bir şekilde görebileceği ve katılım sağlayacağı bir sistem getirilerek, kamu ihale kapsamında halkımızın hafızalarındaki şüphelere son verilerek, ihale sisteminin değişimiyle birlikte, sürekli ekonomik gücün tüketime yönelik olarak kamu banka zararlarıyla finanse edilip, betonsal büyüme yerine üretim, istihdam ve ihracat ağırlıklı büyüme için gerekli kanuni düzenlemeler yapacak olan partimiz, üretim seferberliği ile ülkemizin sürdürülebilir kalkınmasını sağlayacaktır.  

Vatan ve Hürriyet Partisi olarak, milletimizin egemenliğini hakim kılmak üzere siyasete yeni bir soluk yeni bakış getirecektir. Kirlenen siyaset dilinin halkımız üzerinde bıraktığı olumsuz kötü örneklere son vererek; nezaketi, kibarlığı, anlayışı, kırıcı olmayan yapıcı dili, ayrıştırıcı olmayan bütünleştirici söylemlerle örnek bir parti olarak siyaset hayatına  renk katacaktır.

Partimiz denetlenebilir ve hesap verebilir bir yönetim anlayışı içersinde politikalar geliştirecektir.

Programımızı Türk milletine saygılarımızla sunarız.

Hür vatan için Vatan ve Hürriyet Partisi.